Sezgin Tanrıkulu: Ana dil bir güvenlik sorunu değil, bir eşitlik meselesidir

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Dünya Anadili Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, anadilinin kamusal alanda tanınmasının barış ve demokratik çözümün temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Sezgin Tanrıkulu: Ana dil bir güvenlik sorunu değil, bir eşitlik meselesidir
Sezgin Tanrıkulu: Ana dil bir güvenlik sorunu değil, bir eşitlik meselesidir
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 21 Şubat 2026 13:22

Sezgin Tanrıkulu, 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Anadilinin yalnızca kültürel bir tercih değil, devredilemez bir insan hakkı olduğunu belirten Tanrıkulu, “Anadilimiz onurumuzdur. Anadilimizi koruyalım, yaşatalım” dedi.

Anadili hakkının kolektif bir hak olduğuna dikkat çeken Tanrıkulu, bir halkın dilinin aynı zamanda o halkın hafızası olduğunu ifade etti. UNESCO verilerine atıf yapan Tanrıkulu, dünya genelinde yaklaşık üç bin dilin yok olma tehlikesi altında bulunduğunu, Türkiye’de ise aralarında Süryanice, Lazca, Çerkezce, Boşnakça ve Rumcanın da yer aldığı en az 18 dilin benzer bir riskle karşı karşıya olduğunu hatırlattı.

Son dönemde yayımlanan saha araştırmalarının, özellikle çocuklar ve genç kuşaklar arasında Türkçe dışındaki ana dillerin kullanım oranının ciddi biçimde gerilediğini ortaya koyduğunu belirten Tanrıkulu, bu durumun ana dili meselesinin soyut bir kültürel tartışma değil, somut bir hak ve varoluş sorunu olduğunu gösterdiğini söyledi.

“Anadili bir güvenlik sorunu değil, bir eşitlik meselesidir” diyen Tanrıkulu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye’de barışın, yalnızca silahların susmasıyla değil; hakların tanınmasıyla mümkün olduğu açıktır. Anadilinin kamusal alanda tanınması ve korunması, demokratik çözümün temel parametrelerinden biridir. Ana dil sorunu yalnızca Kürt yurttaşların meselesi değildir. Süryani, Laz, Çerkez, Arap, Rum ve diğer tüm halkların dilleri Türkiye’nin kültürel zenginliğinin parçasıdır.”

Tanrıkulu, farklı dillerin kamusal alanda görünür olmasının ülkenin bölünmesine değil, demokratik bütünlüğüne katkı sunduğunu vurgulayarak, “Anadili bir tehdit değil, bir haktır. Toplumsal barışın, gerçek anlamda eşit yurttaşlığın ve demokratik bir geleceğin yolu, dillerin inkârından değil tanınmasından geçmektedir” ifadelerini kullandı.