Batı Afrika ülkesi Mali’de bugün cihatçı gruplar ve Tuareg ayrılıkçısı FLA başkent Bamako ile yakınındaki Kati, kuzeydeki Gao ve Tuareg kenti Kidal ile merkezdeki Sevare kentlerinde eş zamanlı saldırılar düzenlendi.
Mali ordusu, saldırıların koordineli olduğunu belirterek, “Savunma ve güvenlik güçlerimiz şu anda saldırganları püskürtmekle meşgul” açıklaması yaptı.
Görgü tanıkları, başkent dışındaki büyük askeri üsse ev sahipliği yapan Kati çevresinde patlamalar ve yoğun silah sesleri duyulduğunu, bölgedeki yolların askerler tarafından kapatıldığını bildirdi.
Bu saldırılar, yıllardır ülkede yaşanan en geniş çaplı cihatçı operasyonlardan biri olarak nitelendiriliyor.
Mali’yi, 2021’den bu yana Fransa yanlısı iktidarı deviren Rusya destekli askeri cunta yönetiyor.
Son altı aylık süreçte askeri yönetim ile silahlı gruplar arasındaki gerilim, ülke geneline yayılan stratejik bir çatışma aşamasına evrildi.
Akaryakıt krizinin lojistik hatlarını felç etmesi ve askeri hareket kabiliyetini kısıtlaması, krizin insani boyutunu daha da ağırlaştırdı.
El Kaide bağlantılı Cemaat Nusret el İslam vel Müslimin (CNIM) adlı grubun, cuntaya ait askeri mevzilere yönelik eş zamanlı taarruzlar başlattığı belirtiliyor.
Yerel kaynaklar ve uluslararası haber ajansları, saldırıların kırsal bölgelerle sınırlı kalmadığını, başkent Bamako üzerindeki güvenlik baskısının giderek arttığını rapor ediyor.
Bu gelişmeler, IŞİD ve El Kaide’nin Batı-Orta Afrika ile Sahel bölgesinde güç kazanmasının ve radikal cihadın küresel merkezinin bu coğrafyaya kaydığının yeni bir işareti olarak yorumlanıyor.
Mali, Burkina Faso ve Nijer olmak üzere IŞİD bölgedeki varlığını ISWAP (Islamic State West Africa Province- İslam Devleti Batı Afrika Eyaleti) adıyla sürdürüyor.
Söz konusu örgütler, otorite boşluğunu kullanarak yerel çatışmaları cihadın parçası haline getiriyor. Sahel bölgesi bu nedenle dünyanın en istikrarsız bölgelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Batı-doğu yönünde uzanan Sahel; Senegal, Moritanya, Mali, Burkina Faso, Nijer, Nijerya, Çad, Sudan ve Eritre’yi kapsayan geniş bir alanı kapsıyor.
2021 darbesinin ardından yönetimi elinde tutan askeri cunta, stratejik kent merkezlerini ve altın madeni gibi kritik gelir kaynaklarını korumaya çalışırken, CNIM kırsal bölgelerde kontrolü genişleterek merkezi otoriteyi sarsmayı hedefliyor.
Bu güç mücadelesi, sivil nüfusun yoğun olduğu alanlarda ciddi güvenlik zafiyeti yaratıyor.
Dış aktörler cephesinde ise kriz derinleşiyor. Mali yönetiminin Fransa ile askeri işbirliğini sonlandırarak Rusya’ya yönelmesiyle bölgedeki denge değişti.
Son dönemde Rus gemileri aracılığıyla cuntaya zırhlı araç ve askeri ekipman teslim edildiği doğrulandı. Öte yandan ABD, güvenlik boşluğunu gerekçe göstererek komşu Nijerya ile “terörle mücadele” kapsamında işbirliğini artırdı.
Uzmanlar, çatışmaların uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. CNIM’in Bamako’yu kuşatma veya ele geçirme girişiminin başarıya ulaşması halinde merkezi yönetimin çökme riski taşıdığı belirtiliyor.
Diğer bir senaryo ise ülkenin fiilen bölünmüş bir yapıya evrilmesi.
Mali’deki bu son saldırılar, Sahel bölgesindeki istikrarsızlığın ve dış müdahalelerin yarattığı güvenlik sorunlarının boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.



