Süleyman Soylu, Dersim’de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin hakkında çıkan haberlere ve “delil karartma” iddialarına sert tepki gösterdi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Soylu, yürütülen tartışmaları “koordineli bir iftira kampanyası” olarak nitelendirdi.
Kamuoyu Gülistan Doku soruşturmasını yakından takip ederken dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun konuyla ilgili açıklamaları daha önceki açıklamaları ve soru önergelerine verdiği yanıtlar basına yansıdı. Soylu ile X hesabından sert bir yanıt vererek “Bilesiniz… Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır” dedi.
Milli Gazete haberi
Milli Gazete’nin haberinde şöyle denildi: Yıllardır aydınlatılamayan Gülistan Doku dosyası yeniden açılırken, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “cinayete rastlanmadı” ve “iddialar asılsız” sözleri yeniden tartışma konusu oldu. Soylu’nun, özellikle Vali Tuncay Sonel hakkında dile getirdiği, “Bu süreçte Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır” sözleri, soruşturmanın seyrine ilişkin soru işaretlerini bir kez daha gündeme taşıdı.

Evrensel’in haberi
Evrensel gazetesi de “Süleyman Soylu ‘cinayet değil’ dedi, valiyi akladı” başlıklı haberinde “TBMM tutanaklarında yapılan bir arşiv taraması, bazı AKP’li bakan ve milletvekillerinin Gülistan Doku dosyası Meclis gündemine geldikçe adeta ağız birliği etmiş gibi davranarak olayı örtbas etmeye çalıştıklarını gösteriyor” ifadesine yer verdi.
Evrensel ve Sözcü gazeteleri Soylu’nun CHP Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu’nun yazılı soru önergesine verdiği yanıtı da haberleştirdi. Yanıt şöyleydi:
“Gülistan Doku’nun en son olarak Uzunçayır Baraj Gölü üzerinde bulunan Sarı Saltuk Viyadüğü (Dinar Köprüsü) üzerinde görüldüğü, görgü tanıklarının beyanı ve araç kamerası görüntüsü ile tespit edilmiştir. Telefon sinyalinin köprü üzerinde kesildiğinin tespit edilmesi üzerine (…) Ayrıca bu süreçte Tunceli’de Gülistan Doku’nun ailesi ile tarafımca görüşülmüş, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının beraber takip edildiği ve Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır.”
Soylu: Milli gazeteciler
Süleyman Soylu ise X hesabından haberlerin görsellerini, CHP’li vekil Polat Şaroğlu’nun soru önergesini ve kendi yanıtını paylaşarak tepki gösterdi:
“Bilesiniz… Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır” diyen Soylu şunları yazdı: Milli Gazeteciler! Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz. Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz. İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir.

Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir.
O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır. Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan “sipariş haberlerle” kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir.
Bir masumun canı; hepimizden, makamlardan ve mevkilerden daha azizdir. Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir. Bilesiniz… Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır.”
Tartışmaların odağındaki soru önergesinde 5 soru
CHP’li Şatıroğlu, 2022 yılında Zaynal Abarakov’un annesi Cemile Yücer’in CİMER’e yaptığı iddia edilen başvurulara atıfta bulunarak, Abarakov’un yurt dışına çıkmasına dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in izin verdiği iddialarını sordu.

Önergede, “Cemile Yücer, CİMER’e verdiği dilekçede Abarakov’un dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve diğer yetkililerin bilgisi dahilinde Rusya’ya gönderdiğini ancak olayın ortaya çıkmasından sonra İçişleri Bakanı’nın ricasıyla oğlunu tekrar Türkiye’ye getirdiğini belirttiği yönündeki iddialar basında yer almıştır” diyerek şu soruları yöneltti:
1- Gülistan Doku davasının tek şüphelisi olan Z.A (Zeynal Abrakov) Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CIMER) bir dilekçe yazdığı iddiaları doğru mudur?
2- Z.A ‘nın annesi Cemile Yücer’in ilgili dilekçede, oğlunu dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve diğer yetkililerin bilgisi dahilinde Rusya’ya gönderdiğini ancak olayın ortaya çıkmasından sonra İçişleri Bakanının ricasıyla oğlunu tekrar Türkiye’ye getirdiği yönündeki iddialar doğru mudur? Eğer doğru ise;
a. Cemile Yücer’e, oğlu Z’yi Türkiye’ye geri getirmesi yönünde ricada bulunmanızın sebebi nedir?
b. Cemile Yücer’e yönelik, “Gelsin oğlunuz buraya yoksa olaylar başlatacaklar, getirin Türkiye’ye” şeklindeki ifadeleriniz ile kastınız nedir? Tarafınıza bu yönde bir istihbarat bilgisi mi iletilmiştir?
c. 750 günü aşkındır izine rastlanılmayan bir üniversite öğrencisinin akıbetiyle ilgili devam eden bir yargı sürecine müdahil olmanızdaki amaç nedir?
3- Anne Cemile Yücer, CİMER’e yazdığı dilekçede, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in bilgisi dahilinde oğlu Z A ‘u Rusya’ya gönderdiğini belirtmiştir. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in bu konuda bir yetkisi bulunmakta mıdır, bu konuda Tuncay Sonel’e tarafınızca verilmiş bir talimat var mıdır?
4- İlgili dava dosyasında herhangi bir adli kontrol şartı ve yurt dışı yasağı olmadığı bilinmesine rağmen anne Cemile Yücer’in CIMER’e vermiş olduğu dilekçede, adli kontrolümüzü kaldırın şeklinde bir talepte bulunmasının sebebi nedir? Bu konuda aileyle ilgili idari anlamda bir sınırlandırma kaydı kararı mı konulmuştur, böyle ise bunun sebebi nedir?
5- Kızları Gülistan Doku’dan 2 yılı aşkındır bir haber alamayan ve bir süredir adalet nöbetine başlayan anne Bedriye Doku, dönemin valisi Tuncay Sonel’in, Gülistan’ın suda kaybolduğunu ve onu bulacağına dair kendisine söz verdiğini ancak aylarca oyaladığını ifade etmiştir. Gülistan Doku’nun kaybolması ve devam eden süreç itibariyle dönemin valisi Tuncay Sonel hakkında soruşturma izni vermeyi düşünüyor musunuz?
Soylu’nun yanıtı: Arama çalışmalarını anlattı
Soylu ise yanıtında mevzuat gereği CİMER’le ilgili bilgi veremeyeceğini belirterek şöyle devam etti:
“Gülistan Doku’nun kaybolması olayı ile ilgili olarak ilk andan itibaren Emniyet Genel Müdürlüğü’nün KOM, İstihbarat ve Siber Suçlar birimlerinden uzmanlardan oluşan ortak bir ekip oluşturulmuştur. Bu ekip Tunceli’ye gönderilmiş ve eldeki tüm delil ve bulgular, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleriyle koordineli şekilde sahada titizlikle takip edilmiştir. Kayıp ihbarının alındığı ilk andan itibaren, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü tarafından arama çalışmalarına başlanmış, Tunceli ilindeki tüm giriş çıkış noktalarındaki MOBESE kameraları ve 863 araç geçişine ait PTS kayıtları taranmıştır. Soruşturma boyunca bilgi sahibi 219 kişi, 2 müşteki ve 1 şüpheli ile görüşme yapılmış, araç kameraları ve HTS kayıtları dahil eldeki bütün alternatifler titizlikle incelenmiştir.

5 Ocak 2020 tarihinden itibaren yürütülen kapsamlı çalışmalar neticesinde; Gülistan Doku’nun en son olarak Uzunçayır Baraj Gölü üzerinde bulunan Sarı Saltuk Viyadüğü (Dinar Köprüsü) üzerinde görüldüğü, görgü tanıklarının beyanı ve araç kamerası görüntüsü ile tespit edilmiştir.
‘Sonel hakkında iddialar asılsızdır’
Telefon sinyalinin köprü üzerinde kesildiğinin tespit edilmesi üzerine, su altı ve su üstü arama çalışmaları, Tunceli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğümüz koordinesinde hızlıca başlatılmıştır. Arama çalışmaları kapsamında Uzunçayır Baraj Gölü birisi yarım, birisi tam seviye olmak üzere iki kez boşaltılmış, su seviyesinin teknik olarak mümkün olan minimum seviyesine kadar indirilmesi sağlanmıştır. Tüm bu çalışmalar, toplamda 261 gün sürmüştür. Gülistan Doku’nun, 261 gün süren söz konusu arama çalışmalarına; 97 su altı ve su üstü kurtarma ekibi, 545 personel, 101 araç, 45 bot, 14 row, 6 drone, 7 sonar, 3 köpekli arama ekibi katılmıştır.
Ayrıca bu süreçte Tunceli’de Gülistan Doku’nun ailesi ile tarafımca görüşülmüş, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının beraber takip edildiği ve Vali Tuncay SONEL hakkındaki iddiaların. asılsız olduğu anlaşılmıştır.” (Kaynak: Kısadalga)




