Adana’nın Aladağ ilçesinde 11 çocuğun yaşamını yitirdiği yurt yangını davasında yurt yöneticilerinin avukatlığını yapan eski Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyesi ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen, Süleymancılara yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
Gökçen, Marmara Üniversitesi’nde Barış Akademisyenleri’nin ihracını talep eden disiplin soruşturması komisyonunda yer alan ve karara imza atan isimlerdendi.
Çocukların ailelerinin avukatlığını üstlenen TİP Hatay Milletvekili Can Atalay ise bir süredir cezaevinde bulunuyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Süleymancılar olarak bilinen dini yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 17 ilde operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen isimler arasında Prof. Dr. Ahmet Gökçen de yer aldı.
Gökçen, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyeliğinin yanı sıra geçmişte Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliği yaptı.
Gökçen’in geçmişte kamuoyunda tartışma yaratan çeşitli hukuki süreçlerde farklı görevler üstlendiği biliniyor.
Aladağ yurt yangını davasında sanıkların avukatlığını yaptı
Gökçen’in adı, 29 Kasım 2016’da Adana’nın Aladağ ilçesinde cemaate ait yurtta çıkan ve 11’i çocuk olmak üzere 12 kişinin yaşamını yitirdiği yangın sonrasında açılan davada da gündeme geldi.
Gökçen, yangınla ilgili davada yurt yöneticilerinin avukatlığını üstlendi.
Yangının ardından yürütülen yargılamalarda yurdun ruhsat durumu, yangın güvenliği, yangın merdivenleri ve kamu kurumlarının denetim sorumluluğu gibi başlıklar ele alındı.
Davada yurt yöneticileri çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
Pandemi döneminde 2020 yılında yapılan infaz düzenlemesinden yararlanan bazı kişiler tahliye edildi. Kamuoyunda “Çakıcı affı” olarak adlandırılan düzenleme teknik olarak af niteliğinde olmayıp infaz sürelerinde değişiklik yapan bir düzenleme olarak yürürlüğe girdi.
Daha sonra Adana Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bazı cezalar artırıldı. İstinaf mahkemesi sekiz kişi yönünden yeniden yargılama yaptı.
Yeniden yapılan yargılama sonucunda sanıklar İsmail Uğur’a 15 yıl, Cuma Ali Genç’e 13 yıl 9 ay, beş kişiye 11 yıl 3’er ay ve Zeki Yılmaz’a 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi.
Ailelerin avukatlığını Can Atalay yaptı
Aladağ yurt yangınında yaşamını yitiren çocukların aileleri, yangının ardından açılan davada uzun süre adalet mücadelesi yürüttü.
Ailelerin avukatlarından biri olan Can Atalay, yurdun ruhsatsızlığına ilişkin kamu kayıtlarını mahkeme gündemine taşıdı. Atalay, yalnızca yurt yöneticilerinin değil, denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin sorumluluğunun da araştırılmasını istedi.
Atalay, istinaf aşamasında da çocukların ailelerinin avukatlığını sürdürdü.
Bugün Süleymancılara yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan Ahmet Gökçen ile Aladağ yurt yangınında yaşamını yitiren çocukların ailelerini temsil eden Can Atalay, davada karşı tarafların avukatlığını üstlenmişti.
Gökçen, Barış Akademisyenleri soruşturma komisyonunda yer aldı
Ahmet Gökçen’in adı 2016’da Marmara Üniversitesi’nde “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzalayan akademisyenlere yönelik yürütülen disiplin süreçlerinde de gündeme geldi.
Gökçen, Barış Akademisyenleri olarak bilinen akademisyenlerin üniversiteden ihraç edilmesini öneren disiplin soruşturması komisyonunda yer alan ve karara imza atan isimlerden biri oldu.
Komisyon, bildiriyi imzalayan akademisyenler hakkında yürütülen disiplin süreçlerinde görev aldı.
Gökçen, 2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) hazırlanması sürecinde görev alan isimler arasında yer aldı.
2005 yılında yürürlüğe giren TCK ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) değişiklikleri sonrası, Diyarbakır, Batman, Van, Hakkari gibi kentlerdeki protestolara katılan çocukların yetişkinler gibi ağır ceza mahkemelerinde yargılanmasıyla kamuoyunda “Taş Atam Çocuklar” olarak bilinen hukuki ve toplumsal kriz ortaya çıktı.
Gökçen ayrıca avukat Rezan Epözdemir’in de avukatlığını yaptı.
Epözdemir İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan iki ayrı soruşturma kapsamında, “rüşvet”, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım” ve “siyasal ve askeri casusluk” suçlamalarıyla 10 Ağustos 2025’te gözaltına alınan Epözdemir, “rüşvete aracılık etme” iddiasıyla 14 Ağustos 2025’te tutuklanmış, 14 Ocak 2026’da serbest bırakılmıştı.
Gökçen’in geçmişte üstlendiği bir diğer görev ise kamuoyunda “Akbil davası” olarak bilinen süreçteki bilirkişi oldu.
AK Parti yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Akbil uygulamasına ilişkin usulsüzlük iddialarıyla ilgili olarak 2000’li yılların başında görülen davalarda Gökçen bilirkişi olarak görev yaptı.



