Suriye’nin farklı kentlerinde güvenlik güçleri ve geçici yönetime bağlı birimlerin gerçekleştirdiği gözaltı ve baskınlar son haftalarda artış gösterdi. İnsan hakları örgütleri, bu operasyonlarda sivillerin etnik ya da siyasi gerekçelerle hedef alındığına dair endişelerin büyüdüğünü belirtiyor.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre, Nisan ayı başından 12 Mayıs’a kadar Rakka, Halep, Humus, Hama, Tartus, Lazkiye ve Dêrazor’da toplam 69 keyfi gözaltı kaydedildi. Gözaltına alınanlar arasında erkekler, kadınlar, avukatlar ve sosyal medya içerik üreticileri de bulunuyor.
‘SDG ile ilişki’ gözaltı gerekçesi oldu
Gözaltıların büyük bölümü Rakka ve Halep kırsalında yoğunlaştı. Bu bölgelerde bazı sivillerin “Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile bağlantı” veya “özerk yönetime bağlılık” iddialarıyla gözaltına alındığı, bazı kişilerin ise Newroz kutlamalarına katıldıkları ya da sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklandığı aktarıldı.
Ayrıca Kürt gençlerin kontrol noktalarında gözaltına alındığı, Lübnan’dan dönen ya da yeni geri dönüş yapan kişilerin de gözaltına alındığı bildirildi.
Sahil hattı ve Hama kırsalında baskınlar
Suriye sahil bölgesi ve Hama kırsalında gerçekleştirilen baskınlarda evlerin tahrip edildiği, para ve altınlara el konulduğu, sivillerin darp ve tehdit edildiği iddia edildi. Ev baskınlarında aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ifade edildi.
Humus, Hama, Tartus ve Lazkiye kırsalında da köy ve kasabalara düzenlenen baskınlarda özellikle Alevi sivillerin hedef alındığı öne sürüldü. Bazı gözaltıların kötü muamele eşliğinde gerçekleştiği yönünde bilgiler paylaşıldı.
20 yaşındaki kadın gözaltına alındı
Humus’ta 20 yaşındaki bir genç kadının, yalnızca güvenlik güçlerince gözaltında bulunan bir kişinin eşi olduğu gerekçesiyle gözaltına alınması tepkilere neden oldu. Kadının annesi, yayımladığı videoda kızının serbest bırakılması çağrısında bulunarak herhangi bir siyasi ya da güvenlik faaliyetleriyle bağlantısı olmadığını söyledi.
Hak örgütleri, bazı gözaltılarda mahkeme kararı sunulmadığını, operasyonlar sırasında araçlara ve kişisel eşyalara el konulduğunu belgeledi.
Endişeler artıyor
Devam eden gözaltı dalgası ve bazı tutukluların akıbetine ilişkin bilgi verilmemesi, bölge halkı ve insan hakları örgütleri arasında kaygılara yol açıyor. Aileler, gözaltı merkezlerinin açıklanmasını, hukuki sürecin şeffaf yürütülmesini ve sivillerin haklarının korunmasını talep ediyor. (JİNHA)
Mazlum Abdi: Bölgelerimizde tabelalar iki dilde yazılacak, Kürtçe bizim için en temel konu




