Suriye’nin güneyinde bulunan ve Dürzi topluluğunun çoğunlukta olduğu Süveyda, bir yandan Şam yönetimine bağlı gruplara karşı kendi güvenliğini korumaya çalışırken, diğer yandan sınır hattındaki bölgesel çatışmaların (Ürdün ve İsrail hareketliliği) ve geçen yıldan devralınan ağır insani krizlerin (göç, esirler, ekonomik darboğaz) kıskacında kritik bir eşikten geçiyor.
Çatışma dönemlerinden kalan, alıkonulan veya zorla kaybedilen sivillerin/savaşçıların akıbeti, Süveyda’daki aileler için en birincil insani kriz başlığı olmayı sürdürüyor.
Konuyla ilgili Süveyda Ulusal Savunma Güçleri Komutanlığı yaptığı açıklamada, yasal ve insani çerçevede Süveyda’nın güvenliğine, halkının korunmasına ve ilgili taraflarla iş birliğine bağlı olduklarını belirtti.
Komutanlık, esir ve kayıplar dosyasının öncelikli çalışmalar arasında yer alacağını, bunun ulusal ve insani bir mesele olduğunu ve her kaybın ailesine ulaştırılması için uluslararası taraflarla koordinasyonun sağlanacağını ve çabaların sürdürüleceğini bildirdi.
Açıklamanın devamında, işgal edilen köylerin geri alınması ve halkın bu köylere dönüşünün sağlanmasının da öncelikli çalışmalar arasında olduğu, bu hedeflerden asla vazgeçilmeyeceği ifade edildi.
Komutanlık, Ulusal Savunma Güçleri’nin halktan oluştuğunu ve gücünü de yine halktan aldığını belirterek halkın birliğinin ve dayanışmasının, tüm engellere karşı temel dayanak olduğunu sözlerine ekledi.
Açıklamanın sonunda, bir sonraki aşamanın gerçek bir istikrar, kalıcı güvenlik ve adalet dönemi olması gerektiği ifade edilerek halka sakin ve sabırlı olmaları çağrısında bulunuldu. (MA)




