Süveyda’da çatışmalar Rima Hazim beldesinde sürüyor

Suriye’nin güneyindeki Süveyda kentinde son haftalarda yeniden şiddetlenen çatışmalar dün gece (6 Eylül), kentin kırsalındaki el-Mansura köyü ve Rima Hazim beldesinde devam etti. Çatışmaları teyit eden Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, ölü ya da yaralı sayısının henüz doğrulanamadığını belirtti.

Süveyda’da çatışmalar Rima Hazim beldesinde sürüyor
Süveyda’da çatışmalar Rima Hazim beldesinde sürüyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 7 Eylül 2026 14:56
  • Güncellenme: 7 Eylül 2026 15:05

https://ilketv.com.tr/suveydada-gerilim-dusmuyor-catismalarda-10-yarali/Suriye’nin güneyinde bulunan Süveyda kentinde yeniden başlayan çatışmalar, dün gece kentin kırsalındaki el-Mansura köyü ve Rima Hazim beldesinde devam etti.

Hükümet bağlı silahlı grupların el-Mansura’daki mevzilerinden, Dürzi Ulusal Muhafız mevzilerinin çevresini keskin nişancı ateşiyle hedef almaya çalıştığı, bunun ardından Dürziler ile hükümet güçleri arasında çatışma çıktığı ileri sürülüyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) aktardığına göre, çatışmalarda ağır makineli silahlar kullanıldı. İlk raporda ölü veya yaralı konusunda doğrulanmış bilgi bulunmadığı belirtildi.

İki grup arasında son olarak 4 Eylül’de aynı bölgede çatışmalar yaşanmıştı. Hükümete yakın güçlerden 10 kişinin yaralandığı bildirilmişti.

Tom Barrack’tan ‘kalıcı çözüm’ çağrısı

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 5 Eylül’de sosyal medya hesabı X’ten paylaştığı açıklamada iki grup arasında diyalog ve itidal çağrısı yaptı.

Suriye Dışişleri Bakanı el-Şeybani ve Ürdün Dışişleri Bakanı Safadi ile birlikte geçen yıl imzaladıkları barış planını hatırlatarak Dürzilerin haklarının “onurlu bir entegrasyon süreciyle tanınması” gerektiğini ifade eden Barrack’ın paylaşımı şöyle:

Süveyda’da gerilimin yeniden tırmanmasından büyük üzüntü duyuyoruz. Yaklaşık bir yıl önce, Suriye Dışişleri Bakanı el-Şeybani ve Ürdün Dışişleri Bakanı Safadi ile birlikte Süveyda’da barışın sağlanmasına yönelik üçlü bir yol haritasına imza attık. Bu yol haritası, vilayetin Suriye’ye onurlu bir şekilde yeniden entegre edilmesini; Dürzi toplumunun da vatandaşlıktan doğan tüm haklara sahip olması ve tüm sorumluluklarını üstlenmesi temelinde bu sürecin tamamlanmasını öngörüyordu. Bugün de bunun, bizi yeniden acıya ve yıkıma sürüklemek yerine kalıcı bir çözüme götürebilecek tek yol olduğuna inanıyoruz.

El-Hicri’yi işaret etti: ‘Kendi toplumuna karşı şiddet uyguluyor’

Barrack mesajında ayrıca, Dürziler arasında başlayan iç çatışmalara da işaret etti. Barrack, Süveyda’daki Dürzilerin manevi lideri olarak görülen Hikmet El-Hicri’ye yönelik eleştirilerinin ardından silahlı kişiler tarafından gözaltına alınan ve evinden zorla çıkarılan bir başka Dürzi lider Atef Hunaidi ‘ye de değindi:

“Suriye Dürzileri, köklü ve kadim bir tarihe sahip onurlu bir halktır. Ancak yönetimin olmadığı yerde boşluğu çeteler doldurur. Bugün, kötü niyetli amaçlar taşıyan çok az sayıda kişi kendi toplumuna karşı şiddet uyguluyor. Keyfi biçimde gözaltına alınan ve evinden zorla çıkarılan Atef Hunaidi de bu kampanyanın mağdurlarından biri. Ekibimiz Sayın Hunaidi ve toplum içindeki bu şiddet dalgasının ortasında kalan diğer kişilerle temas hâlinde.”

İsrail eleştirisi Dürzileri böldü

Suriye’nin güneyindeki Süveyda kentinden, el- başa lakabıyla anılan bir başka Dürzi yerel önder olan Atef Hunaidi, bu ayın başında yayımladığı bir açıklamada, Hikmet el-Hicri’nin Dürzilerin İsrail’le ilişkisi ve Süveyda’nın geleceğine ilişkin açıklamalarını eleştirmişti. Hicri’nin, Dürzilerin İsrail’le dini bağlarından ve onların İsrail devletinin bir parçası olduğundan söz eden açıklamalarına karşı çıkmıştı.

Barrack: Suriye Hükümeti suçlarıyla yüzleşmeye başladı

“Dürziler, Arap aşiretleri ve Süveyda’nın sınırındaki komşu ülkeler arasındaki iş birliği; hoşgörü, karşılıklı anlayış ve güven temelinde güçlendirilmeye devam etmeli” diyen Barrack, şöyle devam etti:

Farklı ve birbirine saygı duyan kültürlere ve inançlara sahip tek bir ulus, tek bir halk olarak toplumsal diyalog ve empati içinde bir arada yaşanmalı. Şiddete dayalı, ani ve refleksif tepkiler ise yalnızca ulus devletin yetki alanında kalmalı.

Suriye hükümeti, geçen temmuz ayında kendi güçlerinin işlediği ağır suçlarla yüzleşmeye ve sorumluları mahkemeler önünde hesap vermeye başladı. Umut veren yön budur ve bu süreç kararlılıkla devam etmelidir.

‘Diyaloğun alternatifi zafer değildir’

Geleceğe giden tek yol; hesap verebilirliği sağlayacak, güvenliği yeniden tesis edecek, yerlerinden edilen insanların evlerine dönmesini mümkün kılacak ve yıkılanların yeniden inşa edilmesinin önünü açacak bir diyalogdan geçiyor.

Bölge ve dünya açısından son derece hassas bir dönemden geçiyoruz. Tüm tarafları, barışın her zaman cesur insanlardan talep ettiği iki temel ilkeye uymaya çağırıyoruz: eylemlerde itidal ve samimi bir iletişim. Çünkü diyaloğun alternatifi zafer değildir. Diyaloğun alternatifi yalnızca bir sonraki yas dalgasıdır.

 

Ne olmuştu?

Süveyda’nın batı kırsalında bulunan Mensura (Menûsa), Til Hedîd ve Welga köylerinde silahlı Dürzi gruplarla Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı silahlı güçler arasında geçici bir aranın ardından 31 Ağustos’ta yeniden şiddetlenen çatışmalarda, geçici hükümete yakın 10 kişinin yaralandığı açıklanmıştı.

Ayrıca, Dürzi silahlı gruplara destek veren İsrail’in de Süveyda’nın güneybatı kırsalındaki Mansura köyünü insansız hava araçlarıyla vurduğu bildirilmişti.

Dürzilerin manevi lideri Şeyh Hikmet el-Hicri’ye bağlı Ulusal Muhafızlar adlı silahlı grup, yayımladığı açıklamada, geçici hükümete bağlı güçleri ağır silahlar ve havan toplarıyla yerleşim bölgelerini bombalamakla ve bu nedenle bir çocuğun yaralanmasına yol açmakla suçlamıştı. Açıklamada, güçlerinin mecbur kalarak ateşin açıldığı kaynağa karşılık verdiği belirtilmişti.

İsrail’den Dürzilere mali yardım ve bölgeye askeri sevkiyat

Times of Israel’de yer alan habere göre ise, İsrail Süveyda’daki gerginlik nedeniyle sınırlı sayıda Suriye güvenlik gücünün bölgeye girişine izin verdi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Süveyda’daki Dürzilere ulaştırılmak üzere yaklaşık 2 milyon şekel (540 bin dolar) değerinde insani yardım gönderme talimatı verdiğini; yardım paketlerinin gıda, ilaç ve ilk yardım malzemelerini kapsadığını söylemişti.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR): 2 binden fazla can kaybı

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, geçen yılki çatışmalarda 789’u Dürzi olmak üzere 2 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNCHR) , geçen yıl çatışmaların hemen ardından temmuz ayında paylaştığı verilere göre,  Süveyda vilayeti içinde 51 bin 300, Süveyda’dan Dera’ya 40 bin 350, Şam kırsalına ise 950 olmak üzere toplam en az 92 bin 600 kişinin yerinden edildiğini bildirdi.

Süveyda’da gerilim düşmüyor: Çatışmalarda 10 yaralı