Suriye’nin Süveyda kentindeki Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğünde görev yapan 102 çalışan işten çıkarıldı.
İşten çıkarılanlar arasında yalnızca altı erkeğin bulunması, karardan etkilenenlerin büyük çoğunluğunu ise kadınlar oluşturdu.
Yıllarca hizmet veren kadınlar, işten çıkarılma gerekçelerinin yeterince açıklanmadığını ve maaşlarıyla ailelerinin geçimini sağladıklarını belirterek haklarının iade edilmesini talep ediyor.
Uzun yıllar çalışarak ekonomik ihtiyaçlarını karşılayan kadınlar, kararın ardından zorlu yaşam koşullarıyla karşı karşıya kalırken, herhangi bir açıklama yapılmamasının geçimlerini daha da çıkmaza soktuğunu ifade ediyor.
‘İşten çıkarılmamıza yönelik ikna edici bir gerekçe sunulmadı’
Jinha’nın haberine göre İngilizce bölümü mezunu olan Rahaf Murad, Kureyya kasabasındaki Psikolojik Gelişim Enstitüsünde çalıştığını ve Kadın Birliği ile Sosyal İşler Müdürlüğüne bağlı kurumlarda toplam 26 yıl görev yaptığını belirterek şunları söyledi:
“Yıllarca hizmet vermemize rağmen işten çıkarıldık. Performansımıza ilişkin açık bir değerlendirme yapılmadı ve işten çıkarılmamıza yönelik ikna edici bir gerekçe sunulmadı. İşten çıkarılan kadın ve erkek çalışanların sayıları arasındaki büyük fark, kararın hangi ölçütlere göre alındığı konusunda soru işaretleri yaratıyor. İşimize geri döneceğimiz yönünde sözler verildi, ancak bu sözler somut adımlara dönüşmedi. Aksine, daha sonra işten çıkarıldığımıza dair bildirimler aldık.”
İşten çıkarılan kadınların bir kısmının 40 yaşını geçtiğini, bazılarının ise emeklilik yaşına yaklaştığını dile getiren Murad, “Bu yaşta yeni bir iş bulmak son derece zor. Özellikle iş olanaklarının sınırlı olduğu ve ekonomik koşulların ağırlaştığı Süveyda’da durumumuz daha da zorlaşıyor. Maaşlarımız ailelerimizin gelirinin önemli bir bölümünü oluşturuyordu ve birçoğumuz ailelerimizin geçimini sağlamak için çalışıyorduk. Bu kararın yükünü en çok kadınlar taşıdı. Yıllarca hizmet verdikten sonra haklarımızın teslim edilmesini ve işimize geri alınmayı istiyoruz. İşten çıkarma kararının nedenleri ve hangi ölçütlere göre alındığı açıklanmalı. İşimize geri dönmek bizim için bir lütuf ya da ayrıcalık değil, temel bir haktır” dedi.
‘Yeni bir iş bulmak oldukça zor’
Kadın Birliğinde 13 yıl çalıştıktan sonra Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğüne geçen Vefa Blan ise yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:
“Kadın Birliğinde çalıştığım dönemde sigorta primlerim ödenmedi. Bu nedenle müdürlüğe geçişim, meslek hayatımda yeni bir başlangıç oldu. Ancak uzun yıllar hizmet verdikten sonra işimize son verilmesi karşısında hazırlıksız yakalandık. Bu yaşta işsiz kalmayı beklemiyorduk. İşten çıkarılan kadınların bir kısmı 40 yaşını geçti, bazıları ise 50’li ve 60’lı yaşlarında. Özellikle Süveyda’daki ağır ekonomik koşullarda yeni bir iş bulmak oldukça zor. Yıllarca verdiğimiz emek dikkate alınmalıydı. On yılı aşkın hizmetin hiçbir güvence sunulmadan ve geçimimizi nasıl sağlayacağımız açıklanmadan bir anda sonlandırılması kabul edilemez. İşten çıkarma kararının hukuki ve idari gerekçeleri açıklanmalı, sözleşme ve sigortadan kaynaklanan haklarımızın akıbeti netleştirilmeli. Yıllar boyunca verdiğimiz hizmetin karşılığı kaybolmamalı.”
‘İşten çıkarılmamız ailemizin üzerindeki baskıyı artırdı’
Arman kasabasından Samiye Tevfik Reşid, kendisinin ve çalışma arkadaşlarının işlerine neden son verildiğini hala bilmediğini dile getirerek, “Birçok aile temel ihtiyaçlarını karşılamak için maaşlara bağımlıyken bu karar hangi gerekçeyle alındı? Ailemin maddi koşulları son derece zor. Maaşım, yaşamımızı sürdürmek ve günlük ihtiyaçlarımızı karşılamak için önemli bir kaynaktı. İşten çıkarılmamız, benim ve ailemin üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Yeterli açıklama yapılmaması beni rahatsız ediyor. Acaba bu karar Süveyda’daki koşullarla mı bağlantılı? Talebim yalnızca maaşımın yeniden bağlanması değil, aynı zamanda kararın ardındaki gerçek nedenleri öğrenmek ve çalışan kadınlara adil ölçütlerle yaklaşılmasını sağlamak” şeklinde konuştu.
Nuha Ureyc ise kendisinin ve çalışma arkadaşlarının önceden herhangi bir uyarı yapılmadan ve işten çıkarılma nedenleri açıklanmadan görevlerine son verildiğini belirtip bazı kadınların 13 yılı aşkın süredir hizmet verdiğini vurguladı. Kadınların özel ayrıcalıklar talep etmediğini, yalnızca durumlarının ele alınmasını ve haklarının açıklığa kavuşturulmasını istediklerini dile getiren Ureyc, kendilerine yanıt verilmemesinin ve çözüm sunulmamasının hem yaşam koşullarını hem de psikolojik durumlarını daha da kötüleştirdiğine dikkat çekti.
‘Yaşam koşullarımızı zorlaştıran kararlar alınmamalı’
Salkhad kentinden Hêdil Şem’a, işten çıkarma kararı öncesinde Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğünde görev yaptığını belirterek şunları kaydetti:
“İklimlendirme ve soğutma alanında teknik enstitüden mezun olduktan sonra bu göreve başladım. Eşim sağlık sorunları nedeniyle çalışamıyor ve 15 yıldır diyaliz tedavisi görüyor. Ayrıca ek cerrahi müdahalelere de ihtiyaç duyuyor. Bu koşullarda maaşım, ailemin ihtiyaçlarını ve yaşam masraflarını karşılamak açısından hayati önem taşıyıyordu. Ailevi sorumluluklarıma ve içinde bulunduğum insani koşullara rağmen neden işten çıkarıldığımı sorguluyorum. Sosyal İşler Müdürlüğü, çalışanların yaşamlarını doğrudan etkileyen kararlar alırken sağlık ve geçim koşullarını dikkate almalı. Yükümüzü artırmak yerine ihtiyaçlarımızı gözeten çözümler aranmalı. Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğünün görevi yurttaşlara yardım etmek, işlerini kolaylaştırmak ve sorunlarına çözüm bulmaktır. Yaşam koşullarımızı daha da zorlaştıran kararlar alınmamalı. İşten çıkarılan kadınların durumu yeniden değerlendirilmeli ve taleplerimiz dinlenmeli.”



