• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Tanrıkulu’ndan ‘yanıltıcı bilgi’ maddesi tepkisi: İfade özgürlüğü baskı aracına dönüştü

Tanrıkulu’ndan ‘yanıltıcı bilgi’ maddesi tepkisi: İfade özgürlüğü baskı aracına dönüştü

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan gazetecilere yönelik işlemleri TBMM gündemine taşıdı. Tanrıkulu, düzenlemenin fiilen basın ve ifade özgürlüğünü baskıladığını belirtti.

Tanrıkulu’ndan ‘yanıltıcı bilgi’ maddesi tepkisi: İfade özgürlüğü baskı aracına dönüştü
Tanrıkulu’ndan ‘yanıltıcı bilgi’ maddesi tepkisi: İfade özgürlüğü baskı aracına dönüştü
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 28 Mart 2026 11:30

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla gazetecilere yönelik yürütülen soruşturma ve tutuklamaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, söz konusu düzenlemenin uygulamada ifade özgürlüğünü baskı aracına dönüştüğünü ifade etti.

Tanrıkulu, yasa görüşmeleri sırasında bu maddenin gazetecileri hedef almayacağı yönünde TBMM tutanaklarına geçen beyanları hatırlatarak, buna rağmen gazeteciler hakkında işlem yapılmasını eleştirdi. Tanrıkulu, “Gazetecilerin bu düzenlemeden etkilenmeyeceği yönündeki beyanlara rağmen, gazeteciler hakkında bu madde kapsamında işlem yapılmasının gerekçesi nedir?” sorusunu yöneltti.

‘Şartlar oluşmadan işlem yapılıyor’

Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesi’nin suçun oluşması için belirlediği kriterlere de dikkat çekti. Buna göre; gerçeğe aykırı bilginin varlığı, bilginin kamu düzeni veya güvenlikle ilgili olması, kamu barışını bozabilecek şekilde yayılması ve failin panik yaratma amacı taşıması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini hatırlattı.

Ancak uygulamada bu koşulların dikkate alınmadığını belirten Tanrıkulu, çok sayıda gazeteci ve yurttaş hakkında soruşturma açıldığını, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin yaygın biçimde uygulandığını ifade etti.

Gazeteciler ağırlıkta

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin verilerine de atıf yapan Tanrıkulu, açılan davaların büyük bölümünün gazetecilere yönelik olduğunu belirterek, bu durumun maddenin fiilen basın özgürlüğü üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.

Tanrıkulu, TCK’nın 218. maddesinde yer alan “basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk halleri”nin uygulamada dikkate alınmadığını da vurguladı.

Bakanlığa kapsamlı sorular

Tanrıkulu, Adalet Bakanı Gürlek’e yönelttiği soru önergesinde şu başlıklarda yanıt istedi:

  • TCK 217/A kapsamında kaç kişi hakkında soruşturma açıldığı, kaç kişinin gözaltına alındığı ve tutuklandığı
  • Bu kişilerden kaçının gazeteci veya medya çalışanı olduğu
  • “Kamu barışını bozma” ve “panik yaratma saiki” gibi unsurların hangi kriterlere göre belirlendiği
  • Tutuklama tedbirlerinde ölçülülük ilkesinin gözetilip gözetilmediği
  • Maddenin basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki etkisine dair bir etki analizi yapılıp yapılmadığı

Tanrıkulu ayrıca, yasa koyucunun iradesi ile uygulama arasında ortaya çıkan farkın giderilmesine yönelik bir düzenleme planlanıp planlanmadığını da sordu.