Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan süreç kapsamında 11 Temmuz 2025’te silahlarını imha eden 30 kişilik Barış ve Demokratik Toplum Grubu içinde yer alan Nedim Seven, aradan geçen bir yılda ciddi adımlar atılmış olsaydı şimdi Barış ve Demokratik Toplum Grubu’nun Diyarbakır, Dersim, Ankara ve İstanbul’da demokratik siyaset yapıyor olacağını söyledi.
Bugüne kadar devletin sürece dair pozitif barış dilini inşa edemediğini belirten Seven, “Evet ilk defa Meclis’te bir komisyon kuruldu. Sürece yüzde 70-80 dolaylarında bir destek var ancak devletin süreci anlamlandırmasında hala sorunlar var. Hala mesele dar ele alınıyor” dedi.
Dünyada böyle bir silah yakma törenin bir benzerinin olmadığını vurgulayan Seven, “Bu tören bizim kararlılığımızı, ciddiyetimizi, duygularımızı, bağlılığımızı gösterdi. Biz hala bu hattayız, hala önder Apo’nun stratejik hamlesine bağlıyız.” dedi.
“Ortadoğu’yu etkileyecek bir çözüm”
“Yüzyıllara yayılan bir sorundan bahsediyoruz. Ortadoğu’nun hepsini etkileyecek bir çözümden” diyen Seven, Abdullah Öcalan ile 47 gündür görüşme olmadığını hatırlatarak, ” Bu şartlarda demokratik siyaset olamaz” dedi.
“Elimize ulaşan bir şey yok”
Meclis’te süreç kapsamında çıkması beklenen yasal düzenlemelere ilişkin de konuşan Seven, “Yaklaşık 45 gündür Türkiye televizyonları çerçeve kanunlardan bahsediyor, çıktı çıkacak diyorlar. Meclis kapanmadan Meclis’e gelecek diyorlar. Bunu hep kendi aralarında konuşuyorlar. Bu yasal düzenlemelerin bir muhatabı da biz değil miyiz? Ancak şimdiye kadar elimize bir şey ulaşmadı. Yasal düzenlemelerin adı ne olursa olsun muhatapları ile paylaşılmaları gerekiyor. Meclis kapanmadan çıkacaklar deniliyor. Ancak bizim içeriğinde ne olduğunu bilmemiz gerek. Bilmediğimiz bir şeyi nasıl değerlendireceğiz?” dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Grubu’nun bir yıldır Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu ile kendisini örgütlediğini söyleyen Seven, “Demokratik bir zihniyet çerçevesinde değişim ve dönüşümler yaşadık. Biz kendimizi hazırlıyoruz. Biz bir anda Cumhuriyetin tamamen değişmesini beklemiyoruz. Sonuna kadar Önder Apo’nun bize gösterdiği yolda yürüyeceğiz. Yetkilileri ciddiyete davet ediyoruz. Ciddi adımların atılacağını umuyoruz. Kürt halkı ve dostlarının yüreği rahat olsun” diye konuştu. (MA)




