Hekimhan Madencilik şirketi tarafından Kastamonu’nun Tosya ilçesine bağlı Karaköy ve Ortalıca köylerinde bulunan ormanlık alanlarda yürütülen maden arama sondaj çalışmasına karşı yurttaşlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne itiraz başvurusunda bulundu.
Daha öncesinde yurttaşlar, 2025 Nisan’dan itibaren pirinç tarlaları, sulak alanlar ve meralarda ÇED kararı olmadan yapılan sondaj çalışmalarına karşı aynı müdürlüğe itiraz başvurusunda bulunmuştu. Müdürlük, verdiği yanıtta, “Yarma yöntemle arama yoktur” diyerek itirazı reddetti.
Bölgede ÇED kararı olmadan yaklaşık 40 adet sondaj yapıldı. Arama neredeyse son aşamaya geldikten sonra şirket, sondajlı arama için ÇED başvurusunu yaptı. Bölgede yapılan sondajlı arama çalışmalarının yanı sıra yarma, çalışma alanı oluşturma, yol açma, platform hazırlama ve benzeri çalışmalar hala sürüyor. Bunun üzerine yurttaşlar, tekrar müdürlüğe itiraz başvurusunda bulundu.
‘Mutlaka denetlenmelidir’
Müdürlüğe verilen dilekçede, “Şirket tarafından yürütülen faaliyetlerin yalnızca Maden Kanunu m.17/9 kapsamında kalan jeolojik haritalama, jeofizik etüt, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sınırlı sathi hazırlık işlemlerinden ibaret olup olmadığı belirsizdir. Bu belirsizlik giderilmeden, sahadaki çalışmaların hukuka uygun olduğu kabul edilemez. Kaldı ki, 2025 yılı Nisan ayından itibaren sahada yaklaşık 40 adet sondaj yapıldığı, çalışmaların özel mülkiyet alanları, pirinç tarlaları, sulak alanlar, ormanlık alanlar ve yerleşim yerlerine yakın bölgelerde yürütüldüğü dikkate alındığında, faaliyetin kapsamı mutlaka yerinde denetlenmelidir. Sondajların yöntemi, sayısı, derinliği, koordinatları, kullanılan ekipman, açılan yollar, çalışma alanları, şantiye veya yardımcı faaliyetler birlikte incelenmeden sağlıklı bir çevresel değerlendirme yapılması mümkün değildir” ifadeleri yer aldı.
Sondajlar ne tür olumsuz sonuçlar doğuruyor?
Söz konusu sondajların bir kısmının özel mülkiyete ait taşınmazlarda veya bu taşınmazların hemen bitişiğinde olduğu belirtildiği başvuruda, “Pirinç tarlalarının sınırları içinde veya yakınında, sulak alanlarda ve su kaynaklarına yakın bölgelerde, yerleşim yerlerine yakın noktalarda, ormanlık ve ekolojik hassasiyeti bulunan alanlarda gerçekleştirildiği bildirilmektedir. Bu durum, yalnızca klasik ve sınırlı bir maden arama faaliyeti olarak değerlendirilemez. Yapılan sondajlar; yeraltı ve yerüstü su kaynakları, sulak alanlar, tarımsal üretim alanları, doğal ve organik tarım ürünleri, köy yerleşimleri, orman ekosistemi ve yöre halkının sağlıklı çevrede yaşama hakkı bakımından ciddi riskler doğurmaktadır. Özellikle pirinç tarlaları ve sulak alanlara yakın bölgelerde yürütülen sondajlı arama faaliyetleri, su rejimi, toprak yapısı ve tarımsal üretim üzerinde telafisi güç sonuçlar yaratabilecek niteliktedir. Bu nedenle idarenin yalnızca evrak üzerinden değerlendirme yapması yeterli değildir. Sahada ivedilikle yerinde denetim yapılmalı; sondaj noktaları koordinatlarıyla birlikte tespit edilmeli, faaliyetlerin hangi tarihlerde ve hangi izinlere dayanılarak yapıldığı belirlenmelidir” denildi.
Çağrı
Şirketin faaliyetlerinin ve yarattığı sonuçların yerinde denetlenmesinin yer aldığı başvuruda, “Sahadaki sondaj, yarma, yol açma, platform oluşturma, şantiye kurma ve benzeri fiili müdahalelerin kapsamının, tarihinin, dayanağının ve çevresel etkilerinin tutanak altına alınmasını, ÇED süreci tamamlanmadan ve gerekli izinler alınmadan yürütüldüğü tespit edilen tüm sondaj, yarma, yol açma, şantiye kurma ve benzeri fiili müdahalelerin derhal durdurulmasını, sahadaki sondaj noktalarının koordinatları, fotoğrafları ve teknik özellikleriyle birlikte tespit edilmesini; bugüne kadar kaç adet sondaj yapıldığının, sondajların hangi tarihlerde gerçekleştirildiğinin, hangi derinlikte ve hangi yöntemle açıldığının belirlenmesini, mevzuata aykırı faaliyet yürüttüğü tespit edilen şirket, şirket yetkilileri ve sorumlular hakkında 2872 sayılı Çevre Kanunu, ÇED Yönetmeliği, Maden Kanunu ve ilgili sair mevzuat uyarınca gerekli idari ve yasal işlemlerin başlatılması gerekmektedir” denildi. (MA)




