Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Halk TV canlı yayınında konuştu.
Programda, CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” tartışması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Selahattin Demirtaş hakkındaki açıklamaları ve Kürt meselesinin çözümüne ilişkin süreç ve Meclis’te çerçeve yasa takvimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Kılıçdaroğlu’ndan özür beklerdik’
Tülay Hatimoğulları, “Kılıçdaroğlu’nu dinledim, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ‘evet dedim’ diyor. Demirtaş ve Yüksekdağ hala hapiste. Biz açıkçası özür beklerdik. Özgür Özel özür diledi, ondan da beklerdik. Ya da ‘yanlış yönlendirildim’ diyebilirdi. Ama bunu asla kabul etmeyiz” dedi.
Hatimoğulları ayrıca bazı siyasetçi ve gazetecilerin Demirtaş üzerinden konuştuğunu belirterek, “Demirtaş hapisteyken onun adına konuşuluyor. Gidin onunla röportaj yapın, Demirtaş susturuldu” ifadelerini kullandı.
‘Süreç Türkiye halkları için çok büyük bir avantaj’
Kürt meselesinin çözümüne ilişkin yaklaşımlar hakkında konuşan Tülay Hatimoğulları, sürecin seçim malzemesi haline getirilmesine ilişkin şöyle dedi:
“Türkiye’nin özellikle çözüme dair, yani Kürt cenahının özellikle son yıllarda geliştirdiği çok önemli bir yaklaşım var. Hem bunu geliştirdi hem bunu örgütlüyor da, bunun için çaba da harcıyor. Diyor ki, biz Irak’ta Bağdat’la, İran’da Tahran’la, Suriye’de Şam yönetimiyle, Türkiye’de Ankara’yla Kürt sorununu çözmek istiyoruz. Bu ne demektir? Bu artık etnik bir ayrılık değil, tam tersi o ülkenin sınırları içinde, bir toplumsal bütünlük içinde, ama Kürdün hakkını aldığı, eşit yurttaş olduğu, bir toplumsal bütünlüğü kastediyor. Şimdi bu kadar muazzam bir nokta tarif ediliyor. Bu Türkiye halkları için çok büyük bir avantaj. Ve bütün halklar için, hepimiz için çok çok büyük bir avantaj. Şimdi hal böyleyken bunu siz neden bir seçim malzemesi haline getirmek istersiniz? Ya da neden kendinizin daha fazla yönetme malzemesi haline getirmek istersiniz?”
‘Devlet aklını Bahçeli’nin çağrılarından okuduk’
Burada bir bireysellik ve bir ekolün bencilliğinin ortaya çıktığını vurgulayan Tülay Hatimoğulları, iktidarın içinde sürece farklı yaklaşanların olduğunu söyledi:
“İktidarın içinde, orayı tutan bir zümrenin dayatması gibi görüyorum. Bugün burada devletin bir karar vermesi gerekiyor. Devlet aklı karar vermeli. Devlet aklını bugüne kadar biz bu süreçle ilgili nereden okuduk? Sayın Bahçeli’nin yaptığı çağrılardan ve açıklamalardan okuduk. Oradan ilerlenmeli. Tabii ki zaman zaman farklı açıklamalar yapılsa da özü itibarıyla Sayın Bahçeli bugüne kadar fikirlerini tutarlı bir şekilde savuna geldi.
Biz mesela gazetecilerin şu sorusuyla karşılaşıyoruz: ‘Sizce Bahçeli neden böyle konuşuyor?’ Biz de diyoruz ki Sayın Bahçeli’nin devlet adına konuştuğunu düşünmekteyiz. O yüzden böyle konuşuyor.”
‘Süreci kim engelliyorsa Türkiye’ye kötülük yapıyor’
Hatimoğulları, “Her kim bu süreci engellemek, her kim ipe un sermek istiyorsa, her kim bu süreci uzatmak istiyorsa, her kim bu süreci dar manada kendi çıkarları için kullanmak istiyorsa, bu Türkiye’ye büyük kötülük yapmaktadır” dedi.
‘Süreci bir yönetme takvimi var kafalarında’
Tülay Hatimoğulları, sürecin işleyişine ve toplumsal beklentilere ilişkin tabanda somut adım beklentisinin arttığını söyledi:
“İktidarın kendi aklında bir yani devletin bir kanadıyla da belki ortaklaşarak yapıyor. Bilemiyoruz bunları biz. Ama bir seçim takvimi ya da bir bu süreci yönetme takvimi, süreci de yönetmek, başka bir tarafı, madalyonun bir başka yüzü. Bu süreci bir yönetme takvimi var kafalarında ve ona göre ilerleniyor. Bize bazen DEM tabanı diyor ki, ‘görüşmeler iyi geçti diyorsunuz ama ortada bir şey yok, somut bir şey yok.’ Biz yaptığımız birçok konuşmamızda, röportajımızda, halkın duygusunu, düşüncesini, eleştirilerini, önerilerini de kamuoyuyla paylaşıyoruz. Çünkü biz çok açık bir tartışma yürütüyoruz tabanımızla. Siz de takdir edersiniz ki DEM tabanı gerçekten çok politik bir taban. Ve bize bunu sorduklarında biz de dönüp diyoruz ki, ‘Hakikaten görüşmeler kötü geçmiyor.”
Hatimoğulları, Ahmet Türk’ün “sürece inancım kalmadı” yönündeki açıklamasına ilişkin soruya da yanıt verdi:
“Bu baskın hale gelebilir.”
Meclis takvimi ve olası yasa tartışması
Yasal düzenlemelere de değinen Tülay Hatimoğulları, Meclis’in kapanma takviminin yaklaştığını vurgu yaparak şöyle dedi:
“Şimdi sayılı haftalar kaldı. Şurada bir ay kaldı yani. Yani normal şartlarda genellikle Temmuz’un maksimum sonunda kapanır meclis. Şimdi böylesi bir zamanda taslak çıkmalı. Mesela Sayın Öcalan’la yapılan görüşmede biliyorsunuz basında da çok çıktı bunlar. En son devlet, DEM Heyeti ve Sayın Öcalan’la İmralı’da bir toplantı gerçekleşiyor. Ve orada yedi sekiz madde üzerinde bazı istişarelerin edildiği ifade edildi. Evet yani bir kök yasa çıkabilir.”
Umut hakkı
Hatimoğulları, İmralı görüşmelerine ilişkin şunu söyledi:
“Bunlar çok önemli. Ve yine Kürt cenahının ağırlıklı çok önemli bir talebi var. Diyor ki, madem başmüzakereci Sayın Öcalan, umut hakkından faydalansın. Umut hakkı tanınsın.”



