Gülistan Doku dosyasından tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruması Şükrü Eroğlu ve siber çete üyesi eski polis Gökhan Ertok hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daha önce Samsun’da bir eve girilerek evdeki bir yurttaşın darp edildiği, evinde arama yapıldığı, flash diskine el konulduğu iddialarıyla yeni bir soruşturma başlatılmıştı.
Savcı, Gülistan Doku dosyasından da tutuklu bulunan failler Sonel, Ertok ve Eroğlu’nun, kamu gücünü kişisel amaçlar için kullandığı ve “karanlık bir ilişki ağı” içinde müşterek fail olarak hareket ettiği değerlendirmesinde bulunmuştu.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı mevcut soruşturma hakkında yetkisizlik kararı vererek, dosyayı Samsun’a gönderdi.
Erzurum Sulh Ceza Hakimliği 3 fail hakkında, “Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” iddialarıyla tutuklama kararı vermişti.
Dosyada Sonel’in sosyal medya platformları üzerinden kendi aleyhine yönelik yapılan paylaşımların hesap ve kullanıcılarının tespiti, aleyhine paylaşım yapan hesapların kapatılması yönünde Ertok’a talimatlar verdiği, Ertok’ un bu yasa dışı talimatları yerine getirdiği, yapılan bu çalışmalar için Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun hesabından Ertok’a para transferi yapıldığına yer verilmişti.
Ne olmuştu?
Savcılık kararında, X hesabından Sonel hakkında paylaşımda bulunan bir kişinin tespit edildiği, Ertok’un kişinin fotoğrafını Sonel’e attığı ve Sonel’in de Ertok’a, “Gereğini yaparsınız kardaş” diyerek, Ertok’u yönlendirdiğine ayrıca yazışmalarda, B. D. A. isimli X kullanıcısının darp edildiği fotoğrafın da Sonel’e gönderildiği ve B. D. A.’nın evine böcek yerleştirildiğinin yer aldığı ifade edilmişti.
Kararda, “(…) şüpheliler Gökhan Ertok ve Şükrü Eroğlu’nun, yasal mevzuatın ve kamu görevinin sınırlarını tamamen aşarak, adeta şüpheli Tuncay Sonel’in şahsi ve illegal amaçlarına hizmet eden, kamu hiyerarşisi dışında müstakil bir yapı gibi hareket ettikleri, bu karanlık ilişki ağında beraber hareket etmek ve de fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle müşterek fail olarak yer aldıkları hukuki ve vicdani kanaatine varılmıştır” denilmişti.




