• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Tuncer Bakırhan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nda: Barış emek isteyen büyük bir inşa sürecidir

Tuncer Bakırhan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nda: Barış emek isteyen büyük bir inşa sürecidir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nda yaptığı konuşmada “Onurlu bir barışın ve kalıcı bir çözümün yolu Diyarbakır’dan geçer.” dedi.

Tuncer Bakırhan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nda: Barış emek isteyen büyük bir inşa sürecidir
Tuncer Bakırhan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nda: Barış emek isteyen büyük bir inşa sürecidir
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 12 Mayıs 2026 19:30
  • Güncellenme: 12 Mayıs 2026 20:27

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun açılış töreninde konuştu.

Barışın bir heves ya da dönemlik bir slogan olmadığını vurgulayan Bakırhan, “Barış emek isteyen, akıl isteyen, cesaret isteyen, süreklilik isteyen büyük bir inşa sürecidir. Bu yüzden bu forumun programında yer alan başlıkların genişliği tesadüf değildir” dedi.

Forumun başlıklarında hukuk, demokrasi, emek, kadın özgürlüğü, çevre, gençlik, ekoloji ve yerel demokrasinin yer aldığını belirten Bakırhan, “Bu başlıkların her biri barışın bir parçasıdır. Bu açıdan forumdaki tüm etkinliklerin yol açıcı olmasını diliyorum ve olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Amed sıradan bir şehir değil”

“Amed sıradan bir şehir değil. Bir kenti, kent yapan onun itirazıdır, onun vicdanıdır. Onun omuzlarında taşıdığı tarihi yüktür” diyen Bakırhan, şöyle devam etti:

“Bir dönem Avrupa Birliği’nin yolu Diyarbakır’dan geçer dediler. Başka bir dönem Kürt meselesinin çözüm yolu Diyarbakır’dan geçer dediler. Bunlar kendi dönemi için doğruydu, kıymetliydi. Fakat bugün bizler de bu salondan o doğrulara çok daha kıymetli bir doğru eklemek istiyoruz ve Amed’den bu salondan diyoruz ki onurlu bir barışın ve kalıcı bir çözümün yolu Diyarbakır’dan geçer.”

“Orta Doğu’daki pek çok siyasi bilmecenin çözüm anahtarı Amed’in iradesindedir” diyen Tuncer Bakırhan, “Bu irade Ankara’nın çözüm perspektifiyle buluştuğu gün Türkiye sadece kendi iç meselesini değil, bölgenin en karmaşık denklemlerini de çözme kapasitesine kavuşur. Türkiye, Orta Doğu’nun demokratik öncü gücü olur. Amed bunu hak ediyor, Türkiye bunu hak ediyor” şeklinde konuştu.

Barış meselesinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu söyleyen Bakırhan, “Yaklaşık 3 bin 300 yıl önce yanı başımızda Mısırlılarla Hititler arasında tarihin bilinen ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş Antlaşması imzalandı. Bu anlaşma çok önemlidir. ‘Neden barış olmalıdır?’ sorusunun en iyi cevabı ondadır. Kadeş, savaşın hiçbir şeyi çözmediğini, ortak çıkarların kılıçtan değil sözleşmeden geçtiğini, iki halkın geleceğinin birbirinin yıkımı üzerine değil, birbirinin tanıması üzerine kurulabileceğini kanıtlamıştır” dedi.

Tuncer Bakırhan “Bizler de yirmi birinci yüzyılda bu coğrafyada bu süreçte aynı barışı sağduyuyla, hukukla, akılla yazabiliriz diyoruz. Yeter ki savaşın çözmediğini barışın çözebileceğine inanalım” ifadelerini kullandı.

“Yurtta sulh yurtta hukukla mümkündür”

Cumhuriyetin en güçlü sözlerinden birinin “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi olduğunu hatırlatan Bakırhan, “Bu söz bize sadece dışarıda savaş istememeyi anlatmaz. Aynı zamanda içeride de huzuru, adaleti ve eşitliği kurma sorumluluğu yükler. Biz bugün bu sözü ülkemizde toplumsal barışla tercüme etmek zorundayız. Çünkü yurtta sulh ancak yurtta hukukla, eşitlikle mümkündür” dedi.

tTuncer Bakırhan, “Yürütme erki, çözüm iradesi göstermek zorunda. Bir devlet toplumun hakikatine sırt çeviremez. Yok sayamaz” diye konuştu.

“Asıl tehlike hakları inkâr etmektir”

1983’te 2932 sayılı kanunla Türkçe dışındaki dillerin yasaklandığını, 1991’de bu yasak kaldırıldığında “kıyamet kopmadığını” hatırlatan Bakırhan, “Ülke bölünmedi, devlet çökmedi. Demek ki asıl tehlike hak tanımak değil, hakları inkâr etmektir” dedi.

Tuncer Bakırhan “Bizler yaptıklarımızdan ibaretiz. Gece gündüz barış için ter döküyoruz. Arkadaşlarımızla çalışmalar yürütüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.