Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi 31 Aralık 2026’da dolacak. Guterres’in yerine kimin geleceğini belirleyecek yarışa Türkiye de dahil oldu. 31 Ekim’de adaylık başvurusu yaptığını açıklayan Türkiye, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri görevini yürüten Feridun Sinirlioğlu’nu aday gösterdi.
Seçim süreci nasıl işliyor?
BM Genel Sekreteri, teknik olarak BM Genel Kurulu tarafından seçiliyor. Ancak sürecin belirleyici aşaması BM Güvenlik Konseyi’ndeki oylamalar. Ülkeler aday gösteriyor, adaylar üye devletlerle görüşüyor, ardından dosya Güvenlik Konseyi’ne taşınıyor. Konsey üyeleri seçimden önce gayriresmi “yoklama oylaması” (straw poll) yapıyor. Üyeler her aday için “destekliyorum”, “desteklemiyorum” veya “görüşüm yok” seçeneklerinden birini işaretliyor.
Bir adayın seçilebilmesi için Güvenlik Konseyi’nde en az dokuz destek alması ve daimi üyelerden hiçbirinin vetosuyla karşılaşmaması gerekiyor. Bu nedenle BM’nin veto yetkisine sahip beş daimi üyesi Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’nın tutumu süreçte belirleyici rol oynuyor.
Yarıştaki adaylar
Türkiye’nin adaylık mektubunu iletmesinden önce yarışta yedi aday bulunuyordu. Bu adaylar arasında Kosta Rika’dan Rebeca Grynspan ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) Arjantinli Başkanı Rafael Grossi gibi isimler öne çıkıyor. BM’nin bugüne kadar hiç kadın genel sekreteri olmaması, güçlü kadın adaylar için avantaj sağlayabilir.
Yarışın şu ana kadarki favorisi, Kosta Rika’nın eski başkan yardımcısı Rebeca Grynspan oldu. Grynspan, BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı Başkanı olarak görev yapıyor. Kalkınma, yoksullukla mücadele ve uluslararası finans alanlarındaki deneyimi sayesinde özellikle Küresel Güney ülkelerinde güçlü bir profile sahip. Grynspan, 30 Ekim’deki yedinci yoklama oylamasında 11 destek oyu aldı. Ancak daha önceki oylamalarda daimi üyelerden olumsuz oy almıştı. Bu nedenle yarışta lider konumda olsa da seçilmesi kesin görünmüyor.
Rafael Grossi ise yarışın başında birçok diplomat tarafından favoriler arasında gösteriliyordu. Grossi, özellikle İran’ın nükleer programı ve Ukrayna’daki nükleer tesisler konusunda yürüttüğü diplomasinin ardından dünya çapında tanınan bir isim haline geldi.
Guyana’nın eski dışişleri bakanı ve uzun yıllar BM nezdinde diplomat olarak görev yapan Carolyn Rodrigues-Birkett, kamuoyunda diğer adaylar kadar görünür olmasa da oylamalarda güçlü bir performans sergiledi. Son oylamada Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) adayı Lana Nusseibeh’in önünde üçüncü sırada yer aldı. Rodrigues-Birkett de daimi üyelerden olumsuz oy alan adaylar arasında.
BAE’nin BM eski Daimi Temsilcisi Lana Nusseibeh, Körfez İşbirliği Konseyi’nin (GCC) desteğini almasıyla öne çıkıyor. Oylamalarda ilk sıralara yükselse de güçlü bir ivme yakalayamadı.
Türkiye neden şimdi aday gösterdi?
Adaylık süreci Kasım 2025’te başladı. Guterres’in görev süresinin bitmesine haftalar kala yarış son aşamaya girmiş durumda. Türkiye ise önce yarışın kilitlenip kilitlenmediğini görmek istedi.
Türkiye’nin adaylık başvurusunu yapan BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, başvuruyu şu ana kadar mutabık kalınan bir aday çıkmaması üzerine yaptıklarını söyledi. Yıldız, Türkiye’nin BM’nin işini kolaylaştırmak amacıyla Sinirlioğlu’nu aday gösterdiğini belirtti. Yıldız ayrıca, bu seçimde adayın Güney Amerika ve Karayipler bölgesinden çıkması yönündeki yerleşik uygulamaya “saygı duyduklarını, bu nedenle bugüne kadar beklediklerini” kaydetti.
Azerbaycan cephesinde yorumlar
Son dönemde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerde BM Genel Sekreterliği adaylığının yeni bir gerilim unsuru olduğu yönünde yorumlar yapıldı. Azerbaycan Haber Ajansı (APA), 30 Ekim’de yayımladığı bir analizde, Türk medyasında Azerbaycan’ın BAE’nin adayı Lana Zaki Nusseibeh’i desteklediği yönündeki yorumları eleştirdi. Analizde, Türkiye’nin o tarihte henüz resmi bir aday göstermediği belirtildi ve ülkenin BAE’ye karşı diplomatik nezaket çerçevesinde tutum sergilediği kaydedildi. Aynı analizde, Sinirlioğlu’nun geçmişte Ermenistan’la normalleşme sürecini destekleyen diplomatlar arasında yer aldığı ve Azerbaycan’ın çıkarlarını yeterince gözetmediği yönünde değerlendirmeye yer verildi. Yazıda bu nedenle Sinirlioğlu’na yönelik eleştiriler de dile getirildi.
Türkiye’nin adaylığını resmen açıklamasının ardından Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ayhan Hacızade, Bakü’nün Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterliği adaylığını “memnuniyetle karşıladığını” duyurdu. Hacızade, adayların diplomatik deneyimleri, tarafsızlıkları ve uzlaşı sağlayabilme becerileri temelinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Feridun Sinirlioğlu kimdir?
Resmi biyografisine göre Sinirlioğlu, Aralık 2024’te göreve başladığı AGİT’in sekizinci Genel Sekreteri. Bu görevinden önce 2016-2023 yılları arasında Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi olarak çalıştı. 2023’te BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından, BM Güvenlik Konseyi’nin kararıyla yetkilendirilen bağımsız değerlendirme süreci için BM Özel Koordinatörü olarak atandı.
Sinirlioğlu, 2015’teki geçici hükümette Türkiye Dışişleri Bakanı olarak görev aldı. Ayrıca 2009-2015 ve 2015-2016 yılları arasında Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı yaptı. Doktora derecesini Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden aldı. Lisans eğitimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamladı.




