Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD menşeli Ignis Enerji tarafından yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali’ne (JES) karşı başlatılan çadır nöbeti 103’üncü gününe ulaştı.
Projenin bölgedeki 16 köyü doğrudan etkileyeceğini belirten köylüler, dönüşümlü nöbet uygulamasıyla direnişi sürdürüyor.
Güzelkent köylüleri nöbeti devraldı
Çalıdere köyü mera sınırlarında planlanan JES projesine karşı başlatılan çadır nöbeti, köylülerin yoğun katılımı ve dayanışma ziyaretleriyle devam ediyor.
Nöbeti devralmak üzere çadır alanına gelen Güzelkent köylüleri, “Varto yeşildir, yeşil kalacak”, “Direne direne kazanacağız” ve “İGNİS defol, bu topraklar bizim” sloganları attı.
Köylüler, JES projesinin yalnızca Çalıdere’yi değil, çevredeki 16 köyü de doğrudan etkileyeceğini belirterek topraklarının, su kaynaklarının ve doğal yaşam alanlarının korunmasını talep ediyor.
“Bu mücadelenin öznesi köylüler oldu”
Varto Ekoloji Platformu adına konuşan Çayan Dursun, mücadelenin köylülerin sahiplenmesiyle büyüdüğünü söyledi.
Dursun, “Başından sonuna kadar bu mücadelenin öznesi köylüler oldu” diyerek, köylülerin desteği olmadan mücadelenin bugünkü aşamaya ulaşamayacağını ifade etti.
Mücadelenin hem toplumsal hem de hukuksal boyutunun bulunduğunu belirten Dursun, yargı sürecinde ara kararlar verildiğini ve keşif yapılmasına karar verildiğini aktardı.
Önümüzdeki süreçte bölgede bir keşif gerçekleştirileceğini belirten Dursun, bilirkişi heyetinin hazırlayacağı raporun sürecin önemli aşamalarından biri olacağını söyledi.
Dursun, keşif sırasında Varto halkının alanda bulunmasının önemine dikkat çekerek, JES projesine yönelik itirazların ve bölge halkının rızasının yüksek sesle ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Bilirkişi incelemesinin yalnızca doğa, hayvanlar ve su kaynakları üzerinden yürütülmeyeceğini ifade eden Dursun, bölge halkının projeye yönelik tutumunun ve rızasının da dikkate alınacağını söyledi.
Güzelkent köyünde yaptığı toplantıyı da hatırlatan Dursun, köylülerin meseleyi kendi sorunları olarak sahiplenmesinin mücadelede belirleyici olduğunu belirterek, “Bu mesele köylülerin meselesi ve köylüler üzerinden kazanılacak” dedi.
“Çadırı boş bırakmayın”
Güzelkent köyünden Eylem Koşar Bağiç de direnişin sürdürülmesi çağrısında bulundu.
Bağiç, mücadelenin başlamasında Çayan Dursun ile diğer muhtarların ve arka planda emek veren kişilerin önemli katkılarının bulunduğunu belirterek, köylülerin direnişi sahiplenmesi gerektiğini söyledi.
Çadır alanının boş bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Bağiç, toprakların kaybedilmesi halinde köylülerin şehirlerde yaşamaya zorlanabileceğini belirtti.
Bağiç, çadır alanının köylüler açısından bir direniş alanı olduğunu ifade ederek, mücadeleye destek verenlere teşekkür etti.
“Kaç yıl sürse de direnmeye devam edeceğiz”
Aslan Tural ise Çayan Dursun ve diğer mücadele yürütücülerinin çalışmalarının önemine dikkat çekti.
Tural, direnişin bugüne ulaşmasında örgütlü çalışmanın önemli olduğunu belirterek Çayan Dursun’a teşekkür etti.
Veli Beyazgül de direnişin süresinin mücadele açısından belirleyici olmadığını söyledi. Beyazgül, “Kaç yıl sürse de biz burada direnmeye devam edeceğiz” diyerek topraklarının, havasının ve suyunun kirletilmesini istemediklerini ifade etti.
“Her yaş kuşağından insan burada”
Direnişin farklı yaş gruplarından insanların katılımıyla sürdüğünü belirten Beyazgül, yaşlı kadınların bastonlarıyla çadır alanına gelerek yürüyüşe katılmasının mücadele açısından önemli bir sembol olduğunu söyledi.
Beyazgül, bölge halkının dilini, kültürünü, inançlarını ve topraklarını korumaya devam edeceğini belirterek, köylerin dönüşümlü biçimde nöbet tutmasının direnişin sürekliliğini sağladığını ifade etti.
Beyazgül, direnişin bir bayrak yarışı gibi köyden köye devredildiğini belirterek, “Hangi birimiz düşsek bile burada yüz kişi, iki yüz kişi varsa, hepimiz olmasak bile bir başka çocuk, ufacık bir çocuk bile direnişini sürdürdüğünde jeotermal bu topraklara giremeyecek” dedi.
“Hiçbir şirketin topraklarımızı kirletmesine izin vermeyeceğiz”
Beyazgül, JES projesine karşı çıkışlarının şirketin menşeiyle sınırlı olmadığını da belirtti.
Amerika Birleşik Devletleri merkezli ya da yerli bir şirketin yanı sıra bölgeden bir kişinin şirketi olması durumunda da toprakların kirletilmesine karşı çıkacaklarını söyleyen Beyazgül, madencilik ve jeotermal enerji projeleriyle doğal alanların zarar görmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.
Beyazgül’ün konuşmasının ardından çadır alanındaki yurttaşlar hep birlikte “Varto yeşildir, yeşil kalacak” sloganını attı.
Çalıdere’deki nöbet, köyler arasında dönüşümlü olarak sürdürülürken, bölge halkı JES projesine karşı hukuki ve toplumsal mücadelenin devam edeceğini belirtiyor. (Evrensel)



