Farklı kentlerden kadınların katılımıyla düzenlenen “Yan Yanayız, Geleceği Konuşuyoruz” konferansı ikinci gününde TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nda sürüyor.
Konferans eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın cezaevinden gönderdiği mesajı ile başladı.
Kadınların gücüyle iktidara yapılacak bir baskı ve mücadeleyle tıkanıklığın aşılabileceğini ifade etti.
Pervin Buldan, kadınların sürecin öncü gücü olmasının önemine işaret ederek Abdullah Öcalan’ın kadınları bu sürecin hep en önünde tuttuğunu belirtti.
Pervin Buldan, Eren Bülbül ve Ceylan Önkol’un fotoğraflarını göstererek, “Eren’in de Ceylan’ın da annesi gözyaşı döktü” dedi ve bir annenin acısının diğer annenin acısından üstün tutulamayacağını vurguladı.
İktidarla yeni bir anayasa pazarlığı yapmadıklarını söyleyen Pervin Buldan, Türkiye’nin yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacı olduğunu ve bunun da tüm toplumsal kesimlerin katılımıyla gerçekleşebileceğini ifade etti.
‘Kürt meselesinin çözümü demokrasiden geçiyor’
Pervin Buldan şunları da söyledi:
“Toplumda sürece dair çok fazla soru var, güvensizlik var ve örneğin ‘Yüzleşme Komisyonu kurulacak mı?’ diye merak ediliyor. Binlerce arkadaşımız cezaevlerinde; bugün toplumun birçok kesimi Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın neden cezaevinde olduğunu merak ediyor. Bugün kadınların büyük bir çoğunluğu Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasını istiyor mesela…”
Toplumun tüm kesimlerinin meselelerini çözecek ortak bir anayasaya ihtiyaçları olduğunu belirten Buldan, “Bu yüzden Kürt meselesinin çözümü demokrasiden geçiyor” ifadelerini kullandı.
‘Öcalan’ın statüsü bu yeni yer üzerinden tanımlanamaz’
Pervin Buldan, Abdullah Öcalan’ın İmralı Adası’nda taşındığı yeni yere ilişkin konuştu. Pervin Buldan, Abdullah Öcalan’ın kaldığı yerin cezaevi içerisinde bir yerleşke olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Ancak Sayın Öcalan’ın statüsü bu yeni yer üzerinden tanımlanamaz. Sayın Öcalan’ın istediği tanım henüz hayata geçmedi. Sayın Bahçeli umut hakkından bahsetti ama bugün bu konu konuşulmuyor. Sayın Öcalan yıllardır bu sürece katkı sundu, çalıştı ama şu anda yeni bir mekana geçmiş olması bu statü meselesini netleştirmiş değil. Bu durum onun statüsünü kalıcı hale getirmiş değil; farklı farklı aşamalara ihtiyaç var. Sayın Öcalan toplumun farklı kesimleriyle görüşmek istedi, bu hâlâ gerçekleşmedi.”
Pervin Buldan, yeni anayasa yazım sürecine ilişkin ise, “Kürtler de kendilerini elbette o anayasa içerisinde görecekler, görmek isteyecekler. Bunu şu anda tartışmak için erken ama süreç ilerledikçe bu mesele daha çok konuşulacaktır” dedi.
“Farklı algılar yaratan, Öcalan’ın konumunu ve itibarını zedeleyen tanımlar yapılıyor; bunu kabul etmiyoruz. Bugün sadece mekanın değişmiş olması Öcalan’a bir statü getirmiyor. Biz de gittiğimizde yeni yerde toplantılarımızı yapıyoruz.
Sayın Öcalan, toplumun tüm kesimleriyle —örneğin kadınlarla ve gazetecilerle— görüşmek istediğini söyledi, ancak bu gerçekleşmedi. Sadece siyasi bir heyet olarak biz gidiyoruz ve bu yeterli değil.
Yeni anayasa sürecine dair; Kürtler kendilerini bu anayasanın içinde görmek isteyecektir; başta dilleri, kültürleri ve kimlikleri olmak üzere…
Şu an bunu konuşmak için belki erken ama anayasa konusu zamanı gelince elbette kadınlarla ve gençlerle de konuşulmalı.”
➡️ÖCALAN’IN YERİ DEĞİŞTİ, STATÜSÜ TANINDI MI?
🗣️DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan:
📌”Sayın Öcalan yıllardır bu sürece katkı sundu, çalıştı ama şu anda yeni bir mekana geçmiş olması bu statü meselesini netleştirmiş değil.
📌”Öcalan’ın konumunu ve itibarını zedeleyen tanımlar yapılıyor; bunu kabul etmiyoruz.”
📌”Bugün sadece mekanın değişmiş olması Öcalan’a bir statü getirmiyor. Biz de gittiğimizde yeni yerde toplantılarımızı yapıyoruz.”
📌”Sayın Öcalan, toplumun tüm kesimleriyle, kadınlarla ve gazetecilerle görüşmek istediğini söyledi, ancak bu gerçekleşmedi. Sadece siyasi bir heyet olarak biz gidiyoruz ve bu yeterli değil.”
📌”Sayın Bahçeli umut hakkından bahsetti ama bugün bu konu konuşulmuyor.”
@PervinBuldan
— İlke TV (@ilketvcomtr) November 1, 2026
‘Biz kadınlar olarak bu biat kültüründen kurtulmalıyız’
“Uluslararası alanda bütün dünya yeni bir siyaset yapma biçiminin ne olması gerektiği konusunda kafa yoruyor. Bu yüzden siyaset ve ideolojiler melezleşiyor. Örneğin 90’larda bizim ‘liberal’ diye tanımladığımız kesimler bugün Amerika’da ‘solcu’ olarak ifade ediliyor. Bugün Orta Doğu’daki güç mücadelelerinde güçlü olarak ifade edilenlerin aslında güçlü olmadığını görüyoruz. Artık ulusal ya da makro ölçekte yerel siyaset öne çıkıyor. Siyasetin bugüne kadarki kalıplarıyla mikro ölçekteki sorunlara çözüm bulamadığı ortaya çıkıyor. Devletin siyaseti topluma rağmen ya da toplumun dışında sürdürdüğü bir yerde, imkânlar siyasetin yerden örgütlendiği bir hâle dönüşüyor.”
Konferansa katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İlke TV’ye konuştu. Konferansın önemine dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, ”Bugün düşünce ve ifade özgürlüğü bu ülkede yasaklanmış durumdadır. Anayasa çiğneniyor. Türkiye’de özellikle bu son zamanlarda sayısız kadın kurumunun kapatıldığını, sayısız kadın ajanslarının kapatıldığı, gazetecinin gözaltına alınıp tutuklandığı bir dönemdeyiz” dedi ve ekledi:
”Ve bütün bu farklı sesler, başı açık, başı kapalı, bütün kadınlar bugün yan yana, el ele, kol kola biz demokratik ve eşit bir Türkiye istiyoruz şiarıyla, anlayışıyla bugün buradalar.”
🔶KADINLAR YAN YANA GELECEĞİ KONUŞUYOR
🗣️DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları:
”Bugün düşünce ve ifade özgürlüğü bu ülkede yasaklanmış durumdadır. Anayasa çiğneniyor. Türkiye’de özellikle bu son zamanlarda sayısız kadın kurumunun kapatıldığını, sayısız kadın ajanslarının kapatıldığı, gazetecinin gözaltına alınıp tutuklandığı bir dönemdeyiz”
”Ve bütün bu farklı sesler, başı açık, başı kapalı, bütün kadınlar bugün yan yana, el ele, kol kola biz demokratik ve eşit bir Türkiye istiyoruz şiarıyla, anlayışıyla bugün buradalar”
@TulayHatim
— İlke TV (@ilketvcomtr) November 1, 2026




