• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Yenidoğan Çetesi davasında kritik ATK raporu açıklandı: 10 bebek nasıl öldü?

Yenidoğan Çetesi davasında kritik ATK raporu açıklandı: 10 bebek nasıl öldü?

Yenidoğan Çetesi davasının 8’inci duruşması öncesinde mahkemenin talep ettiği Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu raporları tamamlandı. 37 uzmanın imzasını taşıyan yüzlerce sayfalık raporlarda, 10 bebeğin ölümüne ilişkin tıbbi süreçler tek tek incelendi. Raporda Serdarova, Karakoç ve Helvacı bebeklere uygun tanı ve tedavinin uygulanması durumunda yaşama ihtimallerinin yüksek olduğu belirtildi. Diğer yedi bebek için ise tıbbi eksikliklerle ölüm arasında illiyet bağı kurulmasına rağmen, ağır klinik tabloları nedeniyle uygun tedavi uygulanmış olsa dahi kesin olarak kurtulacaklarının söylenemeyeceği vurgulandı. İşte bebek bebek Adli Tıp’ın değerlendirmeleri…

Yenidoğan Çetesi davasında kritik ATK raporu açıklandı: 10 bebek nasıl öldü?
  • Yayınlanma: 9 Temmuz 2026 20:40
  • Güncellenme: 9 Temmuz 2026 20:48

Yenidoğan Çetesi davasının 9’uncu duruşması yarın Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Aralarında 10’u tutuklu 62 sanığın yargılandığı dava öncesinde mahkeme heyetinin bir önceki celsede talep ettiği Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. Üst Kurulu raporları dosyaya girdi.

37 uzmanın oy birliğiyle hazırladığı raporlarda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesi, polis fezlekeleri, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu raporları, tape kayıtları ve tüm tıbbi belgeler birlikte değerlendirildi.

Yüzlerce sayfalık raporlarda, her bebeğin ölüm nedeni ayrı ayrı incelenirken, tedavi süreçlerindeki eksiklikler, kayıt usulsüzlükleri, sevk zincirindeki ihlaller ve organizasyon yapısına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelere yer verildi.

Kaya bebek raporu

ATK, 500 gram ağırlığında ve ileri derecede prematüre doğan Kaya bebeğin ölüm nedenini prematüriteye bağlı komplikasyonlar ve pulmoner hemoraji olarak değerlendirdi. Raporda, ilk 24 saatte başlanması gereken TPN tedavisinin uygulanmadığına ilişkin kayıt bulunmadığı, ventilatör ayarları ile surfaktan tedavisinin tıbben uygun olmadığı, yoğun bakım kayıtları ile epikrizlerin birbirini doğrulamadığı belirtildi.

Kurul, bebeğin üçüncü basamak yenidoğan yoğun bakım ünitesinde ve neonatoloji uzmanı gözetiminde takip edilmesi gerekirken bunun sağlanmadığını, İl Sağlık Müdürlüğü denetiminde de hastanenin üçüncü basamak kriterlerini taşımadığının belirlendiğini kaydetti.

Raporda sanıklardan Dr. Şeyhmus Çelik tıbben kusurlu bulundu. Mahkemenin kabul etmesi halinde Dr. Rıza Keykubad’ın da sorumluluğunun değerlendirilebileceği belirtildi. Fırat Sarı’nın ise hastaneyle sözleşmesinin devam ettiğinin tespiti halinde organize yapı nedeniyle tıbben sorumlu olacağı ifade edildi.

Halime Alkari bebek: ‘Ölümünde kusur var; ancak kurtulacağı da kesin değildi’

Halime Alkari bebeğin ölümüne ilişkin raporda, ağır doğum asfiksisi ve prematürite nedeniyle yüksek riskli bir hasta olduğu belirtilirken, tedavi sürecinin birçok yönüyle tıp kurallarına aykırı yürütüldüğü vurgulandı.

Raporda yanlış ventilasyon uygulamaları, zamanında yapılmayan görüntülemeler, uygun yürütülmeyen enfeksiyon tedavisi, yetersiz beslenme desteği ve ölüm günü etkin resüsitasyon yapılmaması ayrıntılı şekilde sıralandı.

Kurul, sorumlu hekim Uzm. Dr. Fırat Sarı, Dr. Dursun Eryılmaz ve sorumlu hemşire Bahar Kanık’ın uygulamalarını tıp kurallarına aykırı buldu. Ölüm ile bu eksiklikler arasında illiyet bağı kuruldu. Ancak raporda Alkari bebeğin ağır klinik tablosuna dikkat çekildi, bebeğin kesin olarak kurtulacağının söylenemeyeceği belirtildi.

Melek Süleymanoğlu bebek

ATK, Melek Süleymanoğlu bebeğin doğuştan ağır konjenital kalp hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirledi. Ancak raporda uygun oksijen tedavisi uygulanmadığı, zamanında TPN başlanmadığı, kalp cerrahisi yapılabilecek merkeze sevkin iptal edildiği, enfeksiyon ve böbrek yetmezliğinin doğru yönetilmediği tespit edildi.

Kurul, Dr. Dursun Eryılmaz ile Dr. İlker Gönen’i tıbben sorumlu bulurken, organize sistem nedeniyle Fırat Sarı’nın da sorumluluğuna işaret etti.

Roua Kadan bebek

Doğumundan yaklaşık iki saat sonra yaşamını yitiren Roua Kadan bebeğin ölüm nedeni konjenital pnömoni ve buna bağlı gelişen solunum yetmezliği ile müdahale sonrası oluşan pnömotoraks olarak değerlendirildi.

Raporda, pnömotoraks gelişmesine rağmen gerekli göğüs tüpünün takılmadığı ve çocuk cerrahisi konsültasyonunun istenmediği belirtildi.

Kurul, Dr. Dursun Eryılmaz’ın bu süreçte tıbbi hata yaptığını ve ölümle arasında illiyet bağı bulunduğunu değerlendirdi.

Kerem Muhammet Tokluoğlu bebek

Rapora göre doğuştan ağır sağlık sorunları bulunan Kerem Muhammet Tokluoğlu bebeğin ölüm nedeni ağır perinatal hipoksi ve buna bağlı komplikasyonlar oldu.

Ancak çift taraflı pnömotoraksa rağmen göğüs tüpü takılmaması, surfaktan uygulanmasına ilişkin kayıt bulunmaması, ventilatör kayıtlarındaki çelişkiler ve resüsitasyonun uzman hekim yerine yardımcı personel tarafından yürütülmesi tıp kurallarına aykırı bulundu.

Kurul, eksik resüsitasyon ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunu belirtti. Raporda, tüm eksikliklere rağmen bebeğin uygun tedavi verilse dahi kesin olarak kurtulacağının söylenemeyeceği ifade edildi.

Ayaz Karaduman bebek

ATK, Ayaz Karaduman bebeğin tanısı konulamayan metabolik hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirledi.

Buna karşın özel hastanedeki süreçte ventilatör eksikliği, entübasyonun gecikmesi, yetersiz solunum desteği ve uzman hekim gözetimi olmadan yürütülen resüsitasyon uygulamalarının tıbben uygun olmadığı ifade edildi.

Raporda Dr. Dursun Eryılmaz, Dr. İlker Gönen ve sorumlu hemşire Çağla Durmuş tıbben kusurlu bulundu.

Serdarova bebek: Uygun tedaviyle kurtulma şansı yüksekti

Raporda en dikkat çeken kısım Serdarova bebeğin ölümüne giden süreç oldu. Kurul, Serdarova bebeğin ölüm nedenini konjenital kalp anomalisi ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar olarak belirledi.

Raporda günlük doktor vizitlerinin yapılmadığı, laboratuvar takiplerinin yetersiz olduğu, kalp cerrahisi merkezine sevkin geciktiği, tedavi sürecinin büyük ölçüde hemşireler tarafından yürütüldüğü belirtildi.

Kurul, uygun tedavi uygulanması halinde bebeğin kurtulma ihtimalinin yüksek olduğunu değerlendirdi.

Öykü Helvacı bebek

ATK, Öykü Helvacı bebeğin ölüm nedenini ileri derecede prematürite ve solunum yetmezliği olarak belirledi.

Raporda hayati öneme sahip surfaktan tedavisinin uygulanıp uygulanmadığının kayıtlar nedeniyle belirlenemediği, uygulandıysa da dozunun yetersiz olduğu, TPN desteğinin verilmediği ve resüsitasyon ekibinde uzman hekimin bulunmadığı ifade edildi.

Kurul, Dr. Dursun Eryılmaz, Dr. İlker Gönen ve sorumlu hemşire Çağla Durmuş’un uygulamalarını tıp kurallarına aykırı bulurken, uygun tedavi uygulanması halinde bebeğin kurtulma ihtimalinin bulunduğunu değerlendirdi.

Bebek Opara

Beş aylık Bebek Opara’nın ölüm nedeni RSV zatürresi ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar olarak belirlendi.

Raporda ölüm belgesi ile klinik kayıtların uyumsuz olduğu, yenidoğan epikriz şablonlarının kullanıldığı, doktor vizitlerinin yapılmadığı, tedavi planlarının hemşireler arasında telefon görüşmeleriyle değiştirildiği ve ölüm saatinin gerçeğe aykırı kaydedildiği tespit edildi.

Kurul, Dr. Şeyhmus Çelik, Dr. Fırat Sarı ve sorumlu hemşire Hakan Doğukan Taşçı’yı tıbben kusurlu buldu.

Karakoç bebek: Bebek kurtulabilirdi

Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu, 34 haftalık prematüre doğan Karakoç bebeğin ölüm nedenini ileri derecede yetersiz beslenme, ağır akciğer hasarına bağlı solunum yetmezliği, beyin hasarı ve sepsis olarak değerlendirdi.

Raporda, bağırsak ameliyatı sonrası bebeğin yeterince beslenmediği, damar yoluyla verilmesi gereken protein ve yağ desteğinin sağlanmadığı, uzun süre gereksiz şekilde solunum cihazına bağlı tutulduğu ve bunun ağır akciğer ile beyin hasarına yol açtığı belirtildi.

Telefon kayıtları ile tıbbi kayıtlar arasında bebeğin solunum durumu ve tedavisine ilişkin ciddi çelişkiler bulunduğu, kusmuğunu akciğerine kaçırmasının geç fark edildiği ve kalbi durduğunda etkin resüsitasyon yapılmadığı tespit edildi.

ATK, Dr. Dursun Eryılmaz, Uzm. Dr. İlker Gönen ve sorumlu hemşire Çağla Durmuş’u tıbben kusurlu buldu. Raporda, uygunsuz bakım, takip, tedavi ve beslenme ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu belirtilirken, zamanında uygun tedavi ve yeterli beslenme sağlanması halinde bebeğin kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu vurgulandı.

Raporlarda ortak tespit: Organize yapı

ATK’nın hazırladığı tüm raporlarda ortak bazı bulgular da dikkat çekti.

Kurul; 112 sevk sisteminin devre dışı bırakılması, yenidoğan yoğun bakımlarının fiilen başka şirketler tarafından işletilmesi, hekimler yerine hemşire ve yetkisiz personelin tedavi süreçlerini yürütmesi, doktorların düzenli vizit yapmaması, epikrizlerin hastane dışından hazırlanması, laboratuvar ve tıbbi kayıtlar üzerinde usulsüz değişiklikler yapılması ile yoğun bakım ünitelerinin gerçeğe aykırı şekilde üçüncü basamak gibi gösterilmesinin organize bir sistem oluşturduğu değerlendirmesinde bulundu.

Raporlarda, bu organizasyonun tıbbi sorumluluğu birçok dosyada Uzm. Dr. Fırat Sarı’ya yüklenirken, yenidoğan yoğun bakım hizmetlerinin başka şirketlere devredilmesi, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli denetimlerin yapılmaması nedeniyle ilgili özel hastane yönetimlerinin de “organizasyon hatası” bulunduğu belirtildi.

Kurul ayrıca, bazı sözleşmelerin kimler tarafından yapıldığı ve organizasyondaki diğer sorumluların belirlenmesinin ise yargılama sırasında mahkemenin yürüteceği adli tahkikatla netleştirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.