IŞİD’in 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlediği ve 104 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın 11’inci yılında İstanbul Kadıköy’de anma düzenlendi.
DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, KESK İstanbul Şubeler Platformu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul Tabip Odası ve 10 Ekim Barış Derneği’nin çağrısıyla Kadıköy Boğa Heykeli önünde bir araya gelenler daha sonra İskele Meydanı’na yürüdü. Katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı ve adalet çağrısı yapıldı.
Anma sırasında “Katillerden hesabı emekçiler soracak”, “Suruç’u unutmadık”, “Ankara’yı unutmadık” sloganları atıldı.
Hayatını kaybedenler unutulmadı
Anmada taşınan fotoğraflarda işçilerden öğretmenlere, öğrencilerden gençlere kadar katliamda yaşamını yitirenlerin yüzleri yer aldı.
İnşaat İşçileri Sendikası’nın kurucularından Tekin Arslan, işçilerin ödenmeyen ücretleri ve güvenceli çalışma koşulları için mücadele etmiş, barış mitingine İstanbul’dan katılmıştı. Aynı sendikada örgütlenme uzmanı olarak çalışan Serdar Ben de farklı işkollarında çalışarak işçilerin örgütlenme mücadelesinde yer almıştı.
Eğitim Sen üyesi, ataması yapılmayan öğretmenlerin mücadelesine katılan Ata Önder Atabay ise saldırıda ağır yaralanmış ve altı gün sonra yaşamını yitirmişti. Anmada fotoğrafları taşınanlar arasında İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisi Mehmet Hayta, 15 yaşındaki kızıyla mitinge katılan Sezen Vurmaz ve 35 yaşında hayatını kaybeden Ramazan Çalışkan da bulunuyordu.
🔴İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri, 10 Ekim Ankara Katliamı’nın 11’inci yılında, Kadıköy’de katliamda yaşamını yitirenleri andı:
“10 Ekim’i unutma, unutturma”Video: Özgür Söylemez https://t.co/BqH8F8Y0xJ
— İlke TV (@ilketvcomtr) October 10, 2026
‘Barış içinde bir gelecek için yola çıkmıştık’
Anmada, 10 Ekim 2015’te Ankara’ya barış ve demokrasi talebiyle gidildiği hatırlatıldı. Katılımcılar, “Bizler hür, özgür, yaşanabilir bir ülke için yola çıkmıştık. Bizler silahların gölgesinde değil, barış içerisinde, huzur içerisinde bir gelecek inşa etmek için Ankara’ya gitmiştik” ifadelerini kullandı.
Katliamda yaşamını yitirenlerin yarım kalan hayallerine dikkat çekilerek, “Güney bugün yaşasaydı bir mühendis olacaktı. Tekin Hoca’mız yaşasaydı şantiyelerde mücadelesine devam edecekti. Onlarca işçi, emekçi, eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükseltecekti” denildi.
Ekonomik kriz ve yoksulluk
Anmada ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve emeklilerin çalışma koşulları da gündeme getirildi. Asgari ücretin açlık sınırının altında kalması, emeklilerin maaşlarıyla geçinememesi ve üniversite mezunlarının ailelerinden maddi destek almak zorunda kalması eleştirildi.
Konuşmalarda, 70-80 yaşındaki emeklilerin çalışmak zorunda kalması ve çalışanların geçim mücadelesi, “katliamlarla baskılanmış toplumun bir sonucu” olarak değerlendirildi.
‘Hesaplaşma olmadan yaşanabilir bir dünya kuramayız’
Anmada, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması, tutuklanması ve yerlerine kayyum atanması gibi gelişmelere de tepki gösterildi. Türkiye’deki hak ihlalleri ve demokratik haklara yönelik müdahalelerin Suruç ve Ankara Gar katliamlarından bağımsız ele alınamayacağı savunuldu.
Katliamın sorumlularından hesap sorulması gerektiği vurgulanırken, emekçilerin, kamu çalışanlarının, işçilerin ve ülkenin ilerici, devrimci ve sosyalist kesimlerinin adalet mücadelesini sürdüreceği ifade edildi. Bu hesaplaşma gerçekleşmeden daha yaşanabilir bir dünyanın kurulamayacağı belirtildi.




