Arkeologlar yeni bir çalışmada, yaklaşık 100 bin yıllık bir insan fosilindeki çene yaralanmasının, bir kişinin yüzüne kendisini öldürebilecek bir bıçak darbesi aldığına dair en eski kanıt olabileceğini tespit etti.
İskelet kalıntılarındaki yaralanmaların kesin nedeni genellikle belirlenemediği için şiddet, insanlık tarihinin yeniden kurgulanması en zor yönlerinden biri.
Ancak İsrail’deki Qafzeh Mağarası’ndan çıkarılarak 92 bin ila 145 bin yıl öncesine tarihlenen Qafzeh 25 adlı insan fosili öne çıkıyor. 1979’da keşfedilen kalıntılarda, keskin bir cisimle meydana gelen travmayla tutarlı, iyileşmiş bir çene kemiği yaralanması görülüyor.
İspanya’nın İnsan Evrimi Araştırmaları Ulusal Merkezi’nden bilim insanları, mikroskopi ve BT röntgen taramalarını bir arada kullanarak iskelette hem çene kemiğini hem de alttaki küçük azı dişlerinden birini etkileyen bir lezyonu saptadı. Araştırmacılara göre lezyonun keskin bir cismin yol açtığı travmayla uyumlu olması, kişinin yüzüne bıçak darbesi aldığı anlamına gelebilir.
Yaranın iyileşmeye başlaması, kişinin yaralandıktan sonra bir süre hayatta kaldığına işaret ediyor.
Yaralanmanın kesin nedeni hâlâ tartışmaya açık olsa da bilim insanları, bu keşfin Orta Paleolitik dönemden kalma olası kesici alet travması vakalarına ilişkin son derece sınırlı kayıtları genişlettiğini söylüyor.
Scientific Reports’ta yayımlanan çalışmada, daha önce belgelenmemiş diş sorunlarına da dikkat çekilerek kişinin ağız sağlığı hakkında bilgi veriliyor. Araştırmacılar, kalıntılarda alttaki küçük azı dişinde gizli çürük ve diş minesinde aşınmalar bulunmasının, Afrika dışında bilinen en eski Homo sapiens popülasyonlarından bazılarının yaşam koşulları hakkında fikir verdiğini belirtiyor.
Fosil kalıntılarında kasıtlı gömülmeye işaret eden koruma belirtileri görüldüğünden, tarih öncesinde yaşamış bu insanın etçil bir hayvan saldırısı sonucu ölmesi pek muhtemel durmuyor.
Çalışmaya göre son bulgular, Qafzeh Mağarası’nın Homo sapiens’in bilinen en eski cenaze uygulamalarını araştırmada kilit bir arkeolojik alan olma konumunu pekiştiriyor.
Çalışmanın yazarı Ana Pantoja Pérez, “Bu bulgular, kişiler arası şiddet, yaralı veya hasta bireylerin bakımı ve cenaze törenleri gibi karmaşık davranışların kökenleri hakkında süregelen tartışmaya yeni kanıtlar sunuyor” diye konuştu.



