• Ana Sayfa
  • Gündem
  • RSF’den 100 ‘deepfake’ örneği: Tehditler konusunda gazetecilere uyarı

RSF’den 100 ‘deepfake’ örneği: Tehditler konusunda gazetecilere uyarı

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Aralık 2023-Aralık 2025 döneminde, 27 ülkede bu teknolojinin kurbanı olan en az 100 gazeteciyi bir çırpıda kayda geçirdi. Bu gazeteciler, iftiradan dolandırıcılığa ve fiziksel tehlikeye kadar çeşitli zararlarla karşı karşıya kaldı.

RSF’den 100 ‘deepfake’ örneği: Tehditler konusunda gazetecilere uyarı
RSF’den 100 ‘deepfake’ örneği: Tehditler konusunda gazetecilere uyarı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 9 Şubat 2026 16:59
  • Güncellenme: 9 Şubat 2026 17:00

Yapay Zeka’nın (AI) kontrol edilemez yükselişiyle güçlenen deepfake’ler (“Derin Sahte”, gerçek kişileri taklit eden sahte dijital videolar ve ses klipleri) küresel ölçekte çevrimiçi bilgi alanını büyük ölçüde işgal ediyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Aralık 2023-Aralık 2025 döneminde, 27 ülkede bu teknolojinin kurbanı olan en az 100 gazeteciyi bir çırpıda kayda geçirdi. Bu gazeteciler, iftiradan dolandırıcılığa ve fiziksel tehlikeye kadar çeşitli zararlarla karşı karşıya kaldı. Deepfake’ler aynı zamanda cinsiyetçi saldırıların izlerini de taşıyor: Hedef alınan gazetecilerin yüzde 74’ü kadın.

“Hedef alınacağımı düşünmemiştim”. Amerikan uluslararası medya kuruluşu Voice of America’nın (VOA) basın özgürlüğü uzmanı gazetecisi Cristina Caicedo Smit, Şubat 2025’te sesinin ve görüntüsünün bir deepfake’te kullanıldığını keşfeder.

X platformunda yayınlanan iki video, kamera karşısındaki sesini ve hareketlerini aslına sadık bir şekilde yansıtıyor. İçerikte, sahte sesli gazeteci Donald Trump’a ve o dönem hala ABD hükümetinin verimlilik departmanı DOGE’nin başında bulunan Elon Musk’e sözlü olarak saldırıyor ve Trump yönetimince sürekli hedef alındıktan sonra tamamen lağvedilen ABD Kalkınma Ajansı’nı (USAID) şiddetle savunuyor. Bu dezenformasyon stratejisinin amacı, zaten Donald Trump’ın eleştirilerinin hedefi olan VOA kamu medyasını, ABD başkanına karşı militan bir aktör olarak göstermek oluyor.

Bu vaka hiç de tekil bir örneği yansıtmıyor: RSF, Aralık 2023 ile Aralık 2025 arasında geçen 24 aylık dönemde 27 ülkede en az bir deepfake kurbanı olan 100 gazeteci tespit etti.

Etkili manipülasyon araçları

Portekiz TV1 kanalının sunucusu Pedro Benevides’in sesi ve yüzü, Facebook’ta dolaşan bir videoda çarpıtıldı: Dudak hareketleriyle uyumsuz bir sentetik ses, Portekiz hükümetinin ilaç endüstrisiyle işbirliği yaparak COVID-19 aşısını zorunlu hale getirmek için komplo içerisinde olduğunu iddia ediyordu. Yorumlarda tepkiler çok net: Aldatıldıklarını düşünen izleyiciler videoyu da gerçek sanıyor. Pedro Benevides, “Çünkü bu insanlar inanmak istediklerini seçiyorlar” diye analiz ediyor. “Videonun bir deepfake olduğunu açıkladığım bir video yayınladıktan sonra bile, birçok kişi ‘Tamam… belki video sahte. Ama videoda söylenenler doğru’ diye yanıt verdi.”

Fransa merkezli uluslararası yayın kuruluşu olan Radio France Internationale (RFI) ve birçok gazetecisi de Haziran 2025’te Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde görsel kimlik hırsızlığına maruz kaldı. Siyasi istikrarsızlık yaratmayı amaçlayan bu deepfake hamlesinde video, büyük ölçüde gerçek sanıldı ve çok sayıda yorum aldı.

Yaygın cezasızlık

Siyasi deepfake’lerin takip edilmesi hala çok zor olduğu gibi sorumlularının da yargıya teslim edilmesi de güç. 2023’te seçimlerde hile yaptığına inanılması için sahte bir ses kaydı kurbanı olan Slovak gazeteci Monika Todova, iftira suçlamasıyla dava açtı. Gazeteci Mart 2024’te ifade verdiğinden beri açık olan soruşturma, faili bulamayan polis dosyayı kapatana kadar yerinde saydı.

Gazetecilik faaliyetleri üzerinde somut etkiler

Baş dönmesinin ötesinde, RSF’ye durumlarını aktaran gazetecilerin ifade ettikleri şekliyle, “başka bir gerçeklikte” olma hissi, en büyük korku, imajlarının kendi izleyicilerini manipüle etmek için kullanılmasıdır.

Güney Afrika yayın kuruluşu South African Broadcasting Corporation’ın (SABC) simgesel yüzü Leanne Manas’ın yaşadığı çileli süreç, bunun tüyler ürpertici bir kanıtıdır. Deepfake dalgasının hedefi olan bu kişiye, ilaç ürünleri veya kripto para dolandırıcılığı için sahte reklamlarda yer veriliyor ve bazen Facebook’ta sponsorlu yayınlarla tanıtılıyor.

Bazı içeriklerde, internet kullanıcılarını tuzağa düşürmek için onun hapse girdiği bile duyuruluyor. Bunun sonuçları yıkıcı oluyor: İçeriklerin doğruluğuna inanan kurbanlar, gazetecinin işyerine gelip hesap soruyor ya da ona mesaj yağdırıyor – ona göre günde 50’ye kadar – sahte bağlantılara tıkladıktan sonra uğradıkları zararın tazminini talep ediyor ya da tam tersine yatırım tavsiyeleri istiyorlar. Bir şikayet üzerine polis işyerine gelerek gazeteciyi sorguya bile çekti.

Deepfake’lerin yarattığı paniğin karşısında, bazı gazeteciler mesleki faaliyetlerini yavaşlatmayı, hatta ara vermeyi düşünüyor. Basın özgürlüğü konusunda haftalık videolar yayınlayan Cristina Caicedo Smit, RSF’ye deepfake’lerle karşılaştıktan sonra iki hafta boyunca video çekimini bıraktığını söyledi. İşe geri döndüğünde, Smit ve ekibi, çevrimiçi görünürlüğünü azaltmak ve imajının başka deepfake’lerde yeniden kullanılma riskini sınırlamak için videolarını üretmenin yeni yollarını tasarladılar. Başarı garantisi olmayan bir strateji.

Deepfake kurbanı gazetecilerin yüzde 74’ü kadın

RSF’nin incelediği çeşitli vakalarda, deepfake’lerin hedef aldığı gazetecilerin yüzde 74’ünü kadınlar oluşturuyor. Bunların yüzde 13’ü pornografik içerikli araçların hedefi olmuş. Bu saldırılar, gazeteci Rana Ayyub’un yıllardır hedefi olduğu yoğun ve sistemli nefret kampanyalarının üzerine geldi.

Pornografik deepfake’ler çoğunlukla kadın gazetecileri hedef alan siber taciz kampanyalarının bir parçasıdır. RSF’nin #MeToo döneminde gazetecilik üzerine hazırladığı raporda da belgelendiği gibi, kadın gazeteciler erkek meslektaşlarına göre bu tür tacizlere daha fazla maruz kalmaktadır.

Fransa’da, Blast sitesi muhabiri Salomé Saqué uğradığı bu saldırılarla medyada en çok gündeme gelen mağdurlardan biri. O günden bu yana, bu saldırıların işine olan etkilerini dile getiriyor ve yasal düzenleme talep ediyor.

RSF’den Berthier: Deepfake zararı büyük, koruma yetersiz

RSF teknoloji ve gazetecilik bürosu sorumlusu Vincent Berthier, gazetecileri hedef alan deepfake uygulamalarının büyük zararlara neden olduğunu vurgularken bilgi edinme hakkını korumada yasal çerçevenin yetersizliğine işaret etti.

“Gazetecilerin deepfake’leri büyük hasara yol açıyor. Bilgi edinme hakkını korumak için mevcut yasal çerçeve yeterli değil. RSF, platformlara sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulunuyor: Moderasyonu güçlendirmeli ve Yapay Zeka ile üretilen tüm içerikleri açıkça belirtmeliler. Bu içeriklerin zarar verme kapasitesini sınırlamak ve yurttaşın bilgi edinme hakkını korumak için tek koşul budur.”

Deepfake tehlikesine karşı üç RSF önerisi:

Basın yayıncıları tarafından teknik izlenebilirlik standartlarının benimsenmesini yaygınlaştırmak: RSF, kamuoyunun doğruyu yanlıştan açıkça ayırt edebilmesi için medya kuruluşlarını içeriklerine işaretleme sistemleri yatırımı yapmaya davet ediyor. Yazı işleri departmanları, British Broadcasting Corporation (BBC), Agence France-Presse (AFP) veya France Télévisions gibi örnekleri de izleyerek, Yapay Zeka ve Gazeteciliğe dair Paris Şartı’na uygun olarak içeriklerinin kaynağını ve olası değişikliklerini gösteren verileri erişilebilir hale getirmelidir.

Platformlara içeriklerin gerçekliğini doğrulayan mekanizmaların entegrasyonunu zorunlu kılmak. Bilgi kapı bekçileri olarak platformların, bir içeriğin Yapay Zeka tarafından üretilmiş mi yoksa gerçek mi olduğunu ve bir haber kuruluşu tarafından üretilmiş mi olduğunu açıkça belirtmekle yükümlüdür.

Kötü niyetli deepfake’leri özel bir suç olarak tanımlamak. RSF, halkı yanıltmaya dönük deepfake’ler üreten veya yayan kişilere cezai yaptırımlar uygulanmasını talep ediyor. Yapay Zeka geliştiricilerinin bu uygulamalardaki sorumluluğu konusu, tehlikeli içeriklerin oluşturulmasını önlemek için gerekli teknik önlemleri almadıkları sürece daha fazla ertelenemez.