• Ana Sayfa
  • Gündem
  • İstanbul’da ortak açıklama: Ana dillerine statü, toplum için demokrasi

İstanbul’da ortak açıklama: Ana dillerine statü, toplum için demokrasi

İstanbul’da 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, Ana dillerine statü, ana dilinde eğitim ve toplum için demokrasi talebi yinelendi.

İstanbul’da ortak açıklama: Ana dillerine statü, toplum için demokrasi
İstanbul’da ortak açıklama: Ana dillerine statü, toplum için demokrasi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 22 Şubat 2026 14:52

Kürt Araştırmalar Derneği, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) ile Egide Cimo Müzik Okulu, 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla İstanbul Kadıköy’de bulunan Boğa heykelinde açıklama gerçekleştirdi.

Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, “Anadil için statü, toplum için demokrasi” pankartı taşındı.

“Ziman rûmete, hebûna me ye”, “Bê ziman jiyan nabe”, “Anadil hakkı engellenemez” ve “Zimanê me rûmeta me ye” sloganlarının atıldığı açıklamada, basın metninin Kürtçenin Kurmanci ve Kirmancki  lehçeleri ile Kürtçe okundu.

Kürtçe ve süreç

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bütün diller insanlığın temel değeri ve korunması gerekiyor. Dil bir düşünme ve ifade aracı olduğu kadar, aynı zamanda, bir etnik gruba aidiyetin ifadesi ve bir kimlik öğesi olarak ortaya çıkmaktadır. Öte yandan hukuken dilsel haklar, ayrım yasağı, ifade özgürlüğü ve özel yaşam hakkı gibi temel insan haklarının bir parçasıdır. Bu nedenle toplumsal alanda konuşulan dillere yönelik her müdahale, o dilin konuşurlarının etnik kimliğine ve insan haklarına müdahale niteliğinde sayılır.  Anadilin uluslararası sözleşmeler gereği de korunması gerekiyor. Ana dillerinin korunması ve geliştirilebilmesi noktasında en önemli adımın devlet tarafından eğitim, sağlık ve yargı hizmetleri gibi temel hizmetlerde kullanma olanağının sağlanması olduğu bilinen bir gerçekliktir. Bilhassa ana dilinde eğitimin çocuğun bilişsel, zihinsel ve psikolojik gelişimi açısından önemini vurgulayan bilimsel makale ve araştırmalar dikkate alındığında; ana dilinde eğitimin yani çok dilli, çift dilli eğitimin ne denli önemli ve hayati bir gelişme olduğu ortadadır. Bu anlamda hem çocuğun eğitiminin niteliği hem de demokrasi ve çok kültürlülüğün gelişimi yönünden önem arz eden çok dilli eğitim politikasının uygulanması elzemdir. Bu minvalde Türkiye’de en çok konuşulan ikinci dil olan Kürtçe dilinin, kamusal alanda kullanımı önündeki tüm hukuki ve fiili engellerin kaldırılmasının Türkiye’de mevcut gelişen çözüm süreci bağlamında önemli olduğu kanaatindeyiz.”

‘Ana dillerine statü’

“Bugünün anlam ve önemine binaen Türkiye’de toplumsal barışın, demokratikleşmenin ve kültürel hakların güçlendirilmesi amacıyla, aşağıda imzası olan kurumlar olarak; başta ana dilinde eğitim olmak üzere, ana dilinde sağlık, ana dilinde savunma hakkı ve diğer kamusal hizmetlerin resmi dil dışında diğer dillerde de yapılmasını talep ediyor, bunun için yetkililere gerekli düzenlemelerin yapılması yönünde çağrıda bulunuyoruz. Ana dillerine statü, ana dilinde eğitim ve toplum için demokrasi talebimizi yineliyoruz.”

Ardından konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Murad Mıhçı, Ermenice yaptığı konuşmasında, “Bulunduğunuz bu meydan bir mezarlık, Ermeniler var. Bu topraklarda eskiden binlerce Ermeni varken, şu an kimse bu dili bilmiyor. Bize ‘nece konuşuyorsunuz’ dediklerinde, ‘Anadolu İngilizcesi konuşuyoruz’ diyoruz. Bu coğrafyada kendi dilimi kullanmam bir sorun. Tüm halkların bir arada yaşaması mümkündür. Tüm halklar birbirlerinden bir şeyler aldı. Anadilini her halk her yerde konuşmalıdır” diye belirtti.

DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar da, “Devletlerin aklı tekçi zihniyet üzerinden inşa edilsin istendi ve dili yasaklamaya çalıştılar. Ortadoğu ve Türkiye’de 15 milyon Kürt nüfusu var. Bu dili ne kadar yasaklarsanız yasaklayın, bu dili bu halk konuştu ve bu dil bugüne kadar geldi” dedi. HDK İstanbul İl Eş Sözcüsü Didem Yılmaz da “Anadil ana sütü gibi helal olan bir haktır. Genetik kodlarımızla gelir. Bu yüzden anadilden asla vazgeçemeyeceğiz” ifadelerini kullandı. (MA)