Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların ardından yükselen tepkiler, Kürtler arası birlik tartışmalarını tekrar gündeme taşıdı.
2009’dan bu yana birlik çalışmalarının içinde yer alan Demokratik Birlik İnisiyatifi üyesi siyasetçi ve eski milletvekili Mülkiye Birtane, Kürt ulusal birliği çalışmaları hakkında MA’dan Diren Yurtsever’e konuştu.
Kadınlar öncü rol üstlendi
Birtane, 2009 yılında Kürtlerin ulusal birliğe duyduğu ihtiyacın daha görünür hale geldiğini belirterek, bu süreçte Kürt kadınlarının öncü bir rol üstlendiğini söyledi. Kürdistan Bölgesi’nde kadın siyasetçilerle yapılan görüşmelerin ardından, çok sayıda Kürt kentinden ve diasporadan kadınların katılımıyla 2010’da Diyarbakır’da ilk Ulusal Kürt Kadın Konferansı’nın gerçekleştirildiğini aktardı.
Bu konferansın, hem ulusal bir kadın komitesinin kurulmasına hem de genel bir ulusal kongreye zemin hazırlamayı hedeflediğini ifade eden Birtane, “Bizim iddiamız şuydu: Ulusal birlik çalışmalarının harcı kadınlar olacak” dedi.
Ulusal kongre neden gerçekleşmedi?
2013 yılında, çözüm sürecinin de etkisiyle Kürt siyasi partilerinin geniş katılımıyla bir ulusal kongre hazırlığının başladığını anlatan Birtane, Kürdistan Bölgesi’nde Mesud Barzani başkanlığında yapılan toplantıda 21 kişilik bir hazırlık komitesi oluşturulduğunu söyledi. Dokuz ayrı alanda komisyonların kurulduğunu, kongre tarihinin belirlendiğini ancak son aşamada sürecin durdurulduğunu aktardı.
Birtane’ye göre kongrenin yapılamamasında hem dış baskılar hem de Kürtler arasındaki iktidar ve temsil tartışmaları etkili oldu. “Tarihi bir fırsat kaçırıldı” diyen Birtane, emperyal güçlerin ve bölge devletlerinin Kürtlerin ortak bir siyasi irade oluşturmasını istemediğini vurguladı.
‘Az olsun benim olsun’ anlayışı
Birliğin önündeki en büyük engellerden birinin, “az olsun benim olsun” yaklaşımı olduğunu belirten Birtane, Kürt siyasetinin iktidar ve yetki paylaşımı konusunda ciddi sorunlar yaşadığını söyledi. Bu anlayış aşılmadan kalıcı bir birliğin mümkün olmadığını ifade eden Birtane, kadınların bu noktada dönüştürücü bir rol oynadığını dile getirdi.
Uluslararası boyut ve diplomasi
Birtane, uluslararası alanda Kürt siyasetinin muhatap alınmasında birlik eksikliğinin ciddi bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirtti. “Fransa, Almanya ve ABD’de diplomasi yürüttüğümüz dönemlerde bize açıkça ‘Siz kendi içinizde birlik değilsiniz, bizden nasıl destek bekliyorsunuz?’ deniyordu” dedi.
Son dönemde Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında Kürtlerin daha bütünlüklü bir refleks göstermesinin uluslararası alanda da etkisini artırdığını ifade eden Birtane, Münih Güvenlik Konferansı’ndaki Kürtlerin ortak duruşunu bu açıdan önemli bulduğunu söyledi.
‘Birlik demokratik ve kapsayıcı olmalı’
Olası bir Kürt birliğinin niteliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Birtane, Abdullah Öcalan’ın yıllar önce dile getirdiği “en küçük yapının bile ulusal birlik sürecine dahil edilmesi” yaklaşımını hatırlattı. Birliğin kapsayıcı, çoğulcu ve demokratik olması gerektiğini vurgulayan Birtane, bunun yalnızca Kürtler için değil, bölgede birlikte yaşayan tüm halklar ve inançlar için de bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Demokratik Birlik İnisiyatifi’nin hedefi
Demokratik Birlik İnisiyatifi’nin son genel kurulunu gerçekleştirdiğini hatırlatan Birtane, önümüzdeki dönemde ağırlıklı olarak diplomasi ve ulusal birlik çalışmalarına yoğunlaşacaklarını söyledi. İnisiyatifte Kürt siyasi partilerinin temsiliyetinin henüz yeterli olmadığını kabul eden Birtane, buna rağmen güven sorunlarının aşılabileceğine inandıklarını dile getirdi.
‘Kaybedecek bir yüzyıl daha yok’
Son olarak tüm Kürt siyasi yapılarına çağrıda bulunan Birtane, “Bu yüzyıl Kürt yüzyılı olmalı. Kaybedecek bir yüzyıl daha yok. İdeolojik farklılıkları bir kenara bırakıp, Kürt halkının ortak çıkarları etrafında birleşmek zorundayız. Ulusal birlik bunun temel şartıdır” dedi.




