İran Devrim Muhafızları’nın, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri kısıtladığını açıklaması, küresel enerji piyasalarını alarma geçirdi. Bölgedeki gelişmeler, petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert artış ihtimalini gündeme taşıdı.
Küresel enerji trafiğinin dar boğazı
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na bağlayan tek deniz geçidi konumunda. Bu nedenle Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gaz ihracatı büyük ölçüde bu dar hatta bağımlı.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA), Hürmüz Boğazı’nı “dünyanın en önemli petrol geçiş güzergâhı” olarak tanımlıyor. Günlük yaklaşık 21 milyon varil petrol ve 306 milyon metreküp sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) bu boğazdan taşınıyor. Bu miktar, küresel petrol ticaretinin yüzde 25-30’una, LNG ticaretinin ise yaklaşık yüzde 20’sine denk geliyor.
Asya için hayati, dünya için kritik
Hürmüz’den geçen enerji kaynaklarının büyük bölümü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ekonomilerine yöneliyor. Bu nedenle boğazda yaşanacak bir kesinti yalnızca bölgesel değil, küresel enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor.
İngiltere merkezli Barclays Bank, Ortadoğu’daki gerilimin tırmanması halinde petrol fiyatlarının hızla yükselebileceğini belirterek, varil fiyatının 100 dolar seviyesine ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Hukuki statü ve fiili kontrol tartışması
Hürmüz Boğazı’nın, Süveyş Kanalı gibi tek bir merkezi kontrol otoritesi bulunmuyor. Tankerler İran ve Umman’ın karasularından geçiyor. İran, ticari gemilere serbest geçiş hakkı tanıyan bir BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni imzalamış olsa da, sözleşmeyi resmen onaylamış değil. Bu durum, Tahran’ın boğaz üzerindeki fiili baskı gücünü zaman zaman bir jeopolitik koz olarak kullanmasına imkân tanıyor.
Türkiye neden yakından etkileniyor?
Petrolde yaklaşık yüzde 92, doğal gazda ise yüzde 99 oranında dışa bağımlı olan Türkiye, Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak herhangi bir aksaklıktan en hızlı ve en sert etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Olası bir kriz, akaryakıt fiyatlarından elektrik maliyetlerine kadar geniş bir alanda zincirleme etki yaratabilir.
İran için de risk büyük
Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli bir kesinti, yalnızca küresel piyasaları değil, İran ekonomisini de olumsuz etkileyebilir. Ham petrol ve petrol ürünleri, İran’ın toplam ihracatının yüzde 17’sinden fazlasını oluşturuyor. Doğal gaz ihracatının payı ise yaklaşık yüzde 12.
OPEC verilerine göre İran, 2023 itibarıyla örgüt içinde en büyük dördüncü ham petrol üreticisi konumunda. Yaptırımlara rağmen İran petrolünün yaklaşık yüzde 90’ı Çin’e ihraç ediliyor.
Sonuç: Dar boğaz, büyük etki
Hürmüz Boğazı, yalnızca coğrafi olarak değil, ekonomik ve jeopolitik açıdan da dünyanın en hassas noktalarından biri. Burada yaşanacak her kriz, petrol fiyatlarından küresel enflasyona, bölgesel çatışmalardan enerji güvenliğine kadar geniş bir yelpazede etkisini hissettirmeye devam edecek. (DW)




