• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Kapıköy Sınır Kapısı’nda göç uyarısı: ‘Yeni göç dalgaları yaşanabilir’

Kapıköy Sınır Kapısı’nda göç uyarısı: ‘Yeni göç dalgaları yaşanabilir’

Göç Araştırmaları Platformu, Van’ın Saray ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısı’nda yaptığı açıklamada İran’a yönelik saldırıların yeni bir göç dalgası yaratabileceği uyarısında bulundu. Açıklamada bölgede barışçıl ve insan haklarına dayalı bir çözüm çağrısı yapıldı.

Kapıköy Sınır Kapısı’nda göç uyarısı: ‘Yeni göç dalgaları yaşanabilir’
Kapıköy Sınır Kapısı’nda göç uyarısı: ‘Yeni göç dalgaları yaşanabilir’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 7 Mart 2026 15:02

Göç Araştırmaları Platformu, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sonrası oluşabilecek göç dalgasına dikkat çekmek amacıyla Van’ın Saray ilçesinde bulunan Kapıköy Sınır Kapısı’nda basın açıklaması yaptı.

“Savaşın bedelini halklar ödemesin. Zorla yerinden edilmeye hayır!” pankartının açıldığı açıklamaya DEM Parti, DBP ve Demokratik Kurumlar Platformu üyeleri katıldı.

Mezopotamya Göç İzleme Derneği (GÖÇ-DER) Eşbaşkanı Mehmet Vecih Aydoğan, Ortadoğu’da başlayan savaşla birlikte göç krizinin de gündeme geldiğini belirtti.

Aydoğan, “Son günlerde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar bölgede zaten kırılgan olan barış ve istikrar ortamını daha da ağır bir krize sürükledi. 28 Şubat’ta başlayan saldırılar ve ardından İran’ın gerçekleştirdiği misillemelerle birlikte Ortadoğu’da gerilim hızla tırmandı” dedi.

‘Kentlerini terk etmek zorunda kalıyorlar’

Saldırılar sonucu çok sayıda yerleşim alanının hedef alındığını belirten Aydoğan, yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiğini, binlerce kişinin yaralandığını söyledi.

Aydoğan, “Devam eden bombardımanlar sonucunda çok sayıda yerleşim yeri hedef alınmış, yüzlerce sivil yaşamını yitirmiş, binlerce insan yaralanmış ve temel yaşam alanları ağır biçimde tahrip edilmiştir. Çatışmaların ilk günlerinden itibaren on binlerce insan yaşadığı kentleri terk etmek zorunda kalmıştır” dedi.

İran’ın batı bölgelerinden ve büyük şehirlerinden Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelere doğru bir göç hareketliliğinin başladığını ifade etti.

‘Daha büyük göç dalgaları olabilir’

Saldırıların sürmesi halinde daha büyük bir göç dalgasının yaşanabileceğini belirten Aydoğan, savaş ve bombardıman nedeniyle insanların yaşamlarını sürdürebilmek için yerlerinden edildiğini söyledi.

Aydoğan, İran yönetiminin ülke içinde yaşayan Kürtlere yönelik baskı ve saldırılarını da eleştirerek sivilleri hedef alan tüm askeri operasyonların kabul edilemez olduğunu belirtti.

Aydoğan, “Kürt halkına ve bölgede yaşayan tüm topluluklara yönelik hak ihlallerinin derhal son bulması gerekiyor. Kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin sivillere yönelen şiddet meşru değildir” ifadelerini kullandı.

‘Sivillerin korunması devletlerin sorumluluğudur’

Göç etmek zorunda kalan sivillerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasının devletlerin sorumluluğu olduğunu söyleyen Aydoğan, uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukukun sivillerin korunmasını zorunlu kıldığını vurguladı.

Aydoğan, “Göç etmek zorunda kalan sivillerin güvenliğinin sağlanması, barınma, beslenme, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanması devletlerin hem hukuki hem de insani sorumluluğudur. Bu insanlar herhangi bir siyasi gerilimin tarafı değil, yaşam hakkı ihlal edilen sivillerdir” dedi.

Uluslararası kurumlara çağrı

Uluslararası kurumlara çağrıda bulunan Aydoğan, göç etmek zorunda kalan sivillerin haklarının korunması ve ayrımcılığın önlenmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini söyledi.

Aydoğan, “Savaştan ve baskı politikalarından kaçmak zorunda bırakılan insanlara kapılarımızı açmak bir tercih değil, insan olmanın gereğidir. Tüm sivillere yönelik saldırıların derhal durdurulmasını ve bölgede barışçıl, demokratik ve insan haklarına dayalı bir çözümün tesis edilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından konuşan DEM Parti Milletvekili Mahmut Dündar ise Ortadoğu’daki savaşların halkları hedef aldığını belirterek, “Ulus devlet mantığı bu halklar üzerinden asimilasyon ve yok etme politikaları uyguluyor. Devletler halkların haklarını demokratik yollarla çözemedikleri için bölge emperyalist güçlerin alanı haline geliyor” dedi.