Uluslararası basında yer alan haberlerde, Körfez ülkelerinin İran’a yönelik askeri operasyonun sürdürülmesi için ABD’ye baskı yaptığı iddia edildi. Reuters, The Times of Israel ve The Guardian kaynaklı haberlerde, bölge ülkelerinin İran’ın askeri kapasitesinin zayıflatılmasını istediği öne sürüldü.
Adlarını açıklamayan diplomatların Reuters’a yaptığı değerlendirmelere göre Körfez ülkeleri, İran’ın petrol kaynaklarını ve bu kaynaklara bağımlı ekonomileri tehdit edemeyecek hale getirilmesi gerektiğini savunuyor. Aynı kaynaklar, bazı Batılı ve Arap yetkililerin de ABD’ye operasyonu “yarıda bırakmaması” yönünde baskı yapıldığını dile getirdiğini aktardı.
Suudi Arabistan merkezli Körfez Araştırma Merkezi Direktörü Abdulaziz Sager, bölgede İran’ın birçok ülke için “kırmızı çizgileri aştığı” yönünde yaygın bir kanaat oluştuğunu belirterek, saldırıların ardından Tahran’ın artık açık bir tehdit olarak görüldüğünü söyledi.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı operasyonlarda İran’ın dini lideri Ali Hamaney ile Devrim Muhafızları’ndan üst düzey isimlerin öldürüldüğü aktarılırken, bölgedeki diplomatik kaynaklar savaşın üçüncü haftasında Körfez yönetimlerinin İran’ın askeri gücünün ciddi biçimde zayıflatılmasını savunduğunu ifade etti.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Körfez’deki müttefiklerin “saldırıya geçmeye hazır olduğu” yönündeki açıklamasına karşın, bölge kaynakları tek taraflı bir askeri müdahalenin şu aşamada gündemde olmadığını belirtiyor.
Öte yandan İran’ın bölgesel rakibi Suudi Arabistan’ın özellikle enerji altyapısına yönelik saldırıların sürmesi halinde misilleme yapabileceği, ancak gerilimin daha fazla tırmanmaması için temkinli bir politika izlediği ifade ediliyor.
Princeton Üniversitesi’nden Bernard Haykel ise İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisinin Körfez ekonomileri açısından ciddi risk yarattığını vurgulayarak, bu durumun uzun vadeli bir tehdit haline gelebileceğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump boğazın yeniden açılması için uluslararası bir koalisyon çağrısı yaparken, Avrupa ülkeleri bu çağrıya mesafeli yaklaştı. NATO’nun savaşa dahil olmaması gerektiği yönünde açıklamalar yapılırken, Almanya ve İspanya operasyonlara katılmayacaklarını duyurdu.
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ise Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için müttefiklerle planlar üzerinde çalıştıklarını ancak geniş çaplı bir savaşa dahil olmayacaklarını belirtti.
İran’ın da ABD’nin müttefiki Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırıları düzenlediği, havalimanları, petrol tesisleri ve ticari merkezlerin hedef alındığı bildirildi. Küresel petrol tedarikinin önemli bir bölümünün sağlandığı Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin ise neredeyse durma noktasına geldiği ifade ediliyor. (İndependent Türkçe)




