CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey’in gözaltına alınmasının ardından, partisinin Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu.
Özel “Bir ara seçim sandığı kurulmalı. Bu karar alındığında çok iddialı bir hamlemiz olacak” diye konuştu.
Özgür Özel, “Genel seçim sandığını getirmesi için her şeyi yapacağız. Yapmadı, önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı ile bir görüşme talep edeceğim. Bu milletin önüne bir şekilde bir sandığı getireceğiz” dedi.
Bursa’daki operasyona tepki gösteren Özel, aylardır Bozbey’in AK Parti’ye katılacağı yönünde haberler yapıldığını belirtti ve Bozbey’in bunu reddettiğini söyledi.
Özgür Özel “Ya AK Parti’ye katıl ya hapse atıl deniyor. O da hapse atılmayı göze alırım ama Bursa’dan aldığım emaneti geri vermem diyor” dedi.
Yaşananların sadece CHP ile ilgili olmadığını söyleyen Özel, “Bu darbe milletin seçme ve seçilme hakkına indirilmiş bir darbedir. Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk’ten emanet olan Cumhuriyet’in en önemli kazanımı olan sandık tehlikededir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a erken seçim çağrısı yapan Özel, “Bu milletin önüne seçim sandığını getir. Partim seçimden birinci parti ve iktidar olmazsa, cumhurbaşkanı adayımız kazanamazsa siyaseti o dakika bırakıyorum” dedi.
ABD’ye de tepki gösteren Özel, “CHP’nin başına örülen çorap milletin kafasına geçirilen çuvaldır. Talimat Amerika’dandır. Amerika izin verdiği için bunlar yapılabiliyor. Bu iddiayla burada duruyorum. Dokunulmazlığımı kaldırmak isteyen kaldırsın” dedi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile ara seçim konusunu görüşeceğini belirtti. “Bir ara seçim sandığı kurulmalı. Bu karar alındığında çok iddialı bir hamlemiz olacak” dedi.
Özel ayrıca Ekrem İmamoğlu hakkında da değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu’nun halktan güçlü destek aldığını belirterek, “Millet birini istiyorsa ve sen devleti onun karşısına dikiyorsan bunun sorumlusu sensin” dedi.
Erken seçim çağrısını yineleyen Özel, “Nisan ya da mayıs ayında sandığı getir. Kazanırsan güçlenerek devam et. Kaybedersen milletin kararına saygı duy” dedi.
Ara seçimle ilgili anayasal sürece dikkat çeken Özel, Meclis’in bu konuda adım atması gerektiğini söyledi. “Ara seçim yapılmalı. Bu güvence sağlandığında çok güçlü bir adım atacağız” dedi.
Özgür Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Balta çektiler bize. Milletin seçtiği birinci partiye balta çektiler. Kendi yürüdüğü, anlata anlata, övüne övüne bitiremediği yolda yürüyen Ekrem İmamoğlu’nu düşman belledi. Millet birinden soğursa, millet birini istemezse, o kişinin başına gelenden kendi sorumludur. Ama millet bir şey istiyor da sen devleti milletin karşısına dikiyorsan, o kişiye yaptıklarından dolayı millete karşı sen sorumlusun. Artık o milletin adamı, milletin adayı, milletin başkanı. Ya kendine gel, kendine. Beyoğlu’nu, Eyüpsultan’ı vermiş adam CHP’ye. Sen daha milliyetçi muhafazakar partisin değil mi? Oralarda neler yaptıysan Kasımpaşa’yı almış senden, vermiş başkasına.
Çıkmış, yapmadığı tehdit kalmamış, şantaj kalmamış. Bugün yazdırıyor. ‘Butlan meselesi ciddi olabilir, Özgür Özel’in dokunulmazlığı kalkabilir. Yok bilmem ne olabilir.’ Ya kardeşim daha ne şantaj yapacaksınız? Daha ne tehdit edeceksiniz? Biz bunlara kanacak, sinecek, duracak olsak Atatürk’ün koltuğuna mı talip olurum? Kendim için siyaset yapıyor olsam doğru yer burası olabilir mi ya? Burası millet için siyasetin kalesidir, kalesi. Burası idam fermanı boynunda yola çıkanların yeri burası. İşgal kuvvetlerine halı serenlerin değil. Bunu anlayın önce. ‘Dokunulmazlığı kaldırılırmış’ da bilmem ne. Kimse dokunulmaz değil, o da oradan alttan küçük. Okudum, aldım mesajı. Ne bugüne kadar yapılan ahlaksızlık tekliflerine teslim oldu bu parti, ne bundan sonrası için ortaya koyacağınız tehdide, şantaja. Ona teslim olunca zaten parti otomatikman ortadan kalkmış oluyor. Bu direnişin partisi işgale. Kuruluşun partisi bu. Ne bahsediyorsunuz siz?
‘Dokunulmazlıkla korkutacağım seni, kayyımla korkutacağım seni, butlanla korkutacağım seni.’ Görünen o ki biz korkutuyoruz seni. Bunlara yelteniyorsan, düşünüyorsan, yazdırıyor çizdiriyorsan. Aha da teslim olursam ne olsun, aha da teslim edersek ne olsun? Bu kadar açığız, bu kadar netiz, bu kadar kararlıyız. Ama bak daha neler olacak. 377 gün oldu bin 377 gün olsun, direnmeye devam edeceğiz milletle birlikte. 101 eylem yapmışız, ölene kadar, gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz.
İlk günden başlamış, akıl üstüne akıl veriyorlar. ‘Ankara’ya dön partinin başında otur.’ Ankara’ya dönerek, mücadele bırakarak, arkadaşa sırt çevrilerek parti başında oturuluyorsa; o parti olsa olsa sizinkilerin şeker partisi olur, pudra partisi olur. Cumhuriyet Halk Partisi olmaz o!
Sabahleyin kalkmışım, tam 31 Mart günü zaferin yıldönümünde, 47 yıl sonra kazandığımız Bursa’yı seçimle kaybettikleri günün yıldönümünde 30 Mart torbaya girdi, 1 Nisan şaka olurdu çünkü. 31 Mart günü yargı operasyonu ile almaya çalışıyor adam ya. Ya millete söylüyorum. Amcalara, teyzelere, kardeşlere, evlatlara. Ya görüyor musunuz ne yapıyorlar? Mafya mısınız lan siz? 31 Mart’ın tam yıldönümünde Bursa’ya operasyon. Çünkü belediye meclisi çoğunluğunun AK Parti’de olduğu tek büyükşehir orası. Başkanı içeri atacak ve Bursa’yı geri alacak. 31 Mart günü yapıyor bunu ya. Mafya mısınız siz? Bu millete böyle bir diklenme nedir?
Buradan açıkça söylüyorum. Yaşadıklarımız bir CHP meselesi değildir. Bu darbe, milletin seçme ve seçilme hakkına yapılmış bir darbedir. Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk’ten emanet olan Cumhuriyet’in en önemli kazanımı olan sandık tehlikededir. Yerel seçimde zapt edilmiştir. Genel seçimle ilgili uygun atmosfer olursa konulacaktır, olmazsa belki de ondan da cayılacaktır.
Türkiye’de Trump desteği ile Cumhuriyet rejimi ortadan kaldırılmaya, yerine Trump kimi istiyorsa onun yönettiği bir rejim dayatılmaya çalışılmaktadır. Mevzu Venezuela kadar net, Suriye kadar berrak ama Trump açısından İran kadar da pabucun pahalı olduğu bir yerdedir.
Bugün yapılan iktidarın CHP’nin başına çorap ördüğünü söyleyenlere söylüyorum; milletin başına çuval geçiriyor. Kuzey Irak’ta Amerika nasıl Türk askerinin başına çuval geçirip hepimize mesaj verdiyse bugün ‘Biz Cumhuriyet rejimini sürdüreceğiz, seçilenin iktidarda kalmasını savunuyoruz’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına örülen çorap, milletin kafasına geçirilen çuvaldır.
Talimat yine Amerika’dandır. Amerika olur verdiği için yapılabilmektedir bunların hepsi. Her darbenin arkasından çıktıkları gibi bu darbenin de arkasındadırlar. 15 Temmuz’da olduğu gibi, 12 Eylül’de ‘Bizim çocuklar’ yaptığı gibi onların çocuklar şimdi de bundan sonraki Cumhuriyet hükümetine darbe girişimindedirler. Ben bu somut tanı ve bu iddia ile burada duruyorum. Gelen gelsin, alabilen alsın. Dokunulmazlığımı kaldıran kaldırsın.
‘Cumhuriyet Halk Partisi’nin evinde yangın çıkıyor’ diye bakanlara şunu söyleyeyim; komşuyuz, bizim ev yanarsa apartman yanar. Bu ulu çınar yanarsa orman yanar. O yüzden herkes kimin ateşle oynadığına, kimin elde tiner çakmak çaktığına dikkat etsin. Biz yangınlardan çıkmış, bu ülkeyi küllerinden doğurmuş partiyiz. O yüzden herkes nerede durduğuna, kime ne yaptığına, kimle paslaştığına, kimi tehdit ettiğine doğru karar versin. O tehditlerden yılacak birini arıyorsanız onu bu partinin ne başında ne de onun yanı başında bulabilirsiniz.”
Bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım. Erdoğan’a söylüyorum; bu milletin önüne getir seçim sandığını. Partim seçimden birinci parti ve iktidar, hatta daha da artırıyorum; gösterdiği Cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum. Önümüzdeki nisan, mayıs ayında getir sandığı, koy oraya. Kazanırsan güçlenerek yürü. İç cephe de tahkim olmuş olur. Zaten bu vakitten sonra önünde beş yıl dolmuş olur. Onun için getir sandığı, hep birlikte getirelim sandığı. Ol, aday oluyorsan. Bırakıyorsan adayımı, adayım belli. Bırakmazsan, o adayın yerine 25-26 milyon ‘O aday çıksın’ diye imza atanlardan herhangi bir nefer bu seçimi kazanmaya hazır. Gel, erken seçimi yapalım.
Burada genel seçim sandığını getirmesi için her şeyi yapacağız. Yapmadı, önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı ile bir görüşme talep edeceğim. Bu milletin önüne bir şekilde bir sandığı getireceğiz. Yapılmadı. ‘Olmuyor. Zamanı var.’ Her şeyi göze alacağız. Buradan bir kez daha ilan ediyorum ki Türkiye’de seçtiği kişiler tarafından yönetilmeyen bütün belediyeler için… İstanbul Büyükşehir dahil, milletimin huzurunda söylüyorum. Esenyurt’undan Beşiktaş’ına, Beykoz’undan Şişli’sine, Beylikdüzü’nden Şile’sine, Avcılar’dan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne kadar… Şehitkamil, Aydın ya da kayyımdaki Ovacık. Oralarda bizim o gücümüz olmayabilir. Ancak kayyımla yönetilen DEM Partili belediyelere de önerim aynısıdır. Sandık gelsin; Hakkari’de, Mardin’de, Batman’da, Halfeti’de sandık gelsin, sandık. Avcılar’da, Ceyhan’da, Seyhan’da, Bolu’da, Kuşadası’nda. Bu sandıklarda AK Parti’ye gerilersem yine görevi bırakıyorum. Net. Buyurun gelin. Cumhuriyet Halk Partisi’nin girdiği, daha önce kazandığı yerlerde AK Parti’ye kaybedersem, gerilersem yine görevi bırakıyorum.
Anayasa’nın, ara seçimi emrettiği günlerdeyiz. Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı’nın da alması gereken bir tutum var. Biz de bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Ve bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini düşünüyoruz. O konuda da bu ara seçim kararının alınması, güvencenin ortaya çıkması ile birlikte çok iddialı da bir hamlemiz daha olacak. Onu o gün duyuracağız size.”




