“Gülistan Doku için yıllardır sorulan ‘Ne oldu?’ sorusu, bugün Rojwelat Kızmaz için de geçerlidir. Bu sorular cevapsız bırakılamaz.”
Gülistan Doku dosyasında 6 yıl sonra yaşanan gelişmelerin ardından, Rojwelat Kızmaz’ın ölümü yeniden gündemde.
2024 kaybolduktan 3 gün sonra Hasenkeyf’te cansız bedeni bulunan Rojwelat Kızmaz’ın ailesi; avukatı Sümeyye Gültekin Aykut, Özgürlük için Hukukçular Derneği Batman Şubesi, İnsan Hakları Derneği Batman Şubesi ve Batman Barosu Kadın Hakları Merkezi temsilcileriyle birlikte Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe sundu.
Başvuruda, “kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın” kaldırılması ve dosyanın yeniden soruşturulması istendi.
Başvurunun ardından Batman Adliyesi önünde ortak bir basın açıklaması yapıldı.

KYOK kararlarının kaldırılması talep edildi
Ailenin avukatı Sümeyye Gültekin Aykut yaptığı açıklamada, başvurunun yalnızca bireysel bir dosyaya ilişkin olmadığını belirtti. Aykut, başvurunun Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan yeni gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyalarına ilişkin yeniden soruşturma açılması ve KYOK kararlarının kaldırılması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmek üzere ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunduk” dedi.
‘Gülistan Doku dosyası yeni delil niteliğinde’
Aykut, Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra ortaya çıkan gelişmelerin, Rojwelat Kızmaz dosyasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:
“Bu başvuru, yalnızca tekil bir dosyanın yeniden ele alınması talebi değildir. Aynı zamanda, yıllardır kamuoyunun vicdanında yer eden ve hâlâ aydınlatılamayan Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan gelişmeler ile Rojwelat Kızmaz dosyasının ortak yönlerinin hukuken yeni delil niteliğinde değerlendirilmesi talebidir.”
‘Soruşturmalar etkin yürütülmedi’
Aykut, her iki dosyada da benzer eksiklikler bulunduğunu belirterek etkin soruşturma yürütülmediğini ifade etti:
“Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra gelinen aşama, başlangıçtan itibaren etkin ve özenli bir soruşturma yürütülmediğini açıkça ortaya koymuştur. Bu durum, yalnızca bir dosyaya özgü değildir. Rojwelat Kızmaz dosyasında da kayıp başvurusu yapılmasına rağmen arama faaliyetlerinin gecikmesi, delillerin zamanında toplanmaması ve soruşturmanın derinleştirilmemesi aynı şekilde karşımıza çıkmaktadır.”
‘Ortak ve sistematik eksiklikler var’
Açıklamada her iki dosyadaki benzer ihlaller şu şekilde sıralandı:
“Kayıp başvurularına rağmen derhal ve etkili arama yapılmaması, kamera kayıtları ve kritik verilerin zamanında incelenmemesi, olayların tüm yönleriyle aydınlatılmasına yönelik kapsamlı bir soruşturma yürütülmemesi, sorumluluğu bulunan kişi ve kamu görevlileri hakkında etkin işlem yapılmaması, gibi ortak ve sistematik nitelikteki eksiklikler bulunmaktadır.
“Bugün geldiğimiz aşamada, Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan yeni gelişmeler ve soruşturmanın genişletilmesi yönündeki adımlar, Rojwelat Kızmaz dosyasının da yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Çünkü bu dosyalar birbirinden bağımsız değil; aynı ihmal zincirinin, aynı cezasızlık pratiğinin ve aynı yapısal sorunların birer yansımasıdır.”
‘Yaşam hakkı yükümlülüğü ihlal ediliyor’
Aykut, devletin yalnızca sonuçla değil süreçle de yükümlü olduğunu vurguladı:
Bu dosyalarda söz konusu olan durum basit bir ihmal değildir. Bu durum, yaşam hakkının korunmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve bu ihlallerin sistematik biçimde görmezden gelinmesidir.
Kadınların kaybolduğu, şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği olaylarda devletin yükümlülüğü yalnızca sonuca bakmak değildir. Aynı zamanda önleyici, koruyucu ve etkin soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülük yerine getirilmediğinde, ortaya çıkan tablo yalnızca bireysel bir olay değil, kamusal sorumluluğun ihlalidir.”
‘KYOK kararları kaldırılmalı’
Açıklamanın devamında somut talepler de sıralandı:
“Bizler bugün buradan açıkça ifade ediyoruz: Rojwelat’ın dosyasına ilişkin KYOK kararları kaldırılmalıdır. Soruşturmalar tüm yönleriyle yeniden ve etkin şekilde yürütülmelidir. İhmalde bulunan kamu görevlileri dahil olmak üzere tüm sorumlular hakkında gerekli işlemler derhal başlatılmalıdır.
Gülistan Doku için yıllardır sorulan ‘Ne oldu?’ sorusu, bugün Rojwelat Kızmaz için de geçerlidir. Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Adaletin gecikmesi, yalnızca bir dosyanın değil, toplumun tamamının zararına sonuç doğurmaktadır. Cezasızlık sürdükçe benzer ihlallerin tekrar etmesinin önü açılmaktadır.”
‘Adalet gecikmemeli’
Aykut, açıklamasını, “Bu nedenle buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Hakikat ortaya çıkarılıncaya, sorumlular yargılanıncaya ve adalet tesis edilinceye kadar bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.
Rojwelat Kızmaz’ın şüpheli ölümü yeniden gündemde
Rojwelat Kızmaz’ın ağabeyi Mehmet Kızmaz’ın aktardığına göre Batman’da 9 Şubat 2024’te evinden çıktıktan sonra kaybolan 26 yaşındaki Rojwelat Kızmaz, başvurulara rağmen aranmadı. 12 Şubat’ta Hasankeyf Baraj Göleti’nde yaşamını yitirmiş halde bulunan Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporuna göre kaybolduktan iki gün sonra sabaha karşı yaşamını yitirdiği tespit edildi. Yetkililerin ihmallerine dair yapılan suç duyuruları, savcılık tarafından “kovuşturmaya yer olmadığı” kararıyla reddedildi.
Kardeşinin MOBESE kayıtlarında açıkça görüldüğünü belirten Mehmet Kızmaz, Hasankeyf’e gidişi ve oradaki hareketlerinin kolaylıkla tespit edilebileceğini belirterek, “2-3 saatlik bir çalışmayla bulunabilecekken yetkililer hiçbir adım atmadı” dedi.
Ayrıca, Rojwelat Kızmaz’ın ölüm nedenlerini sosyal medyada paylaşan bir kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla İstanbul’da soruşturma açılmıştı.
Son olarak Gülistan Doku soruşturmasında delil olarak kullanılabileceği gerekçesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca istenilen Rojwelat Kızmaz’ın HTS kayıtları bulunamadı.
Gülistan Doku soruşturmasında Rojwelat Kızmaz’ın HTS kayıtları bulunamadı




