• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Özgür Özel: Türkiye’nin geleceğini gençlerle birlikte aydınlatmak istiyoruz

Özgür Özel: Türkiye’nin geleceğini gençlerle birlikte aydınlatmak istiyoruz

CAO Yürütme Kurulu toplantısı sonrası konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Her evlat anne ve babasından daha yoksul. Bütünleşik Gençlik Güvencesi’ni hayata geçireceğiz.” dedi.

Özgür Özel: Türkiye’nin geleceğini gençlerle birlikte aydınlatmak istiyoruz
Özgür Özel: Türkiye’nin geleceğini gençlerle birlikte aydınlatmak istiyoruz
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 18 Mayıs 2026 18:13

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) binasında CAO Yürütme Kurulu toplantısına başkanlık etti. Saat 12.00 itibarıyla başlayan toplantı üç buçuk saat sürdü.

Toplantının ardından açıklama yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Gençlerin ne önünde olmak ne de onları arkamıza takmak değil; onlarla birlikte olmak, onlardan öğrenmek, onlarla birlikte yürümek ve Türkiye’nin geleceğini onlarla birlikte aydınlatmak istiyoruz” dedi.

Türkiye’de yaşanan ekonomik krize dair konuşan Özel, “Her evlat anne ve babasından daha yoksul” ifadelerini kullandı.

Özel şunları söyledi:
“Bugün gündemimizin ilk maddesini, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kapsamında ele aldığımız gençlik ve spor politikalarımız oluşturdu. 4 Mayıs’ta başlattığımız yeni saha kampanyamıza ilişkin çalışmalarımızı değerlendirdik ve ekonomideki sıkıntılar başta, ülke gündemindeki son gelişmeleri kapsamlı olarak ele aldık.”

“19 Mayıs’ın ışığı, 19 Mart’ın karanlığını yenecek”

“Yarın 19 Mayıs. Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkan ve Mondros Mütarekesi ile işgale uğrayan ülkemizde, herkes gelecekten umutsuzken milli mücadele kıvılcımının yakıldığı o tarihin 107’nci yıl dönümündeyiz. 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi şudur: Bu millet, en karanlık ve zor zamanlarında bile, aydınlığa bir yol açma iradesini gösterebilen bir millettir.”

Bu vesileyle işgal altındaki İstanbul’dan Bandırma Vapuru’na binerek bize bağımsızlığı getiren direnişi başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yol arkadaşlarını minnetle anıyorum. Biz bugün verdiğimiz adalet ve demokrasi mücadelesinde, o vapurdaki iradeyi pusulamız olarak kabul ediyoruz.

107 yıl önce ülkemizin üstüne işgalin gölgesi düşmüştü. Bugün de otoriter bir yönetimin baskılarının gölgesi altındayız. O gün Anadolu yoksuldu, millet yorgundu. Bugün de yıllardır süren bir ekonomik kriz, her alana yayılan ağır adaletsizliklerle karşı karşıyayız.

İşte biz, Bandırma Vapuru’na binen kadroların devamı olarak aynı azim ve kararlılıkla çağın kuşatmasına karşı mücadele ediyoruz. Atatürk’ün bize bıraktığı miras tam olarak budur. Gücü makamda aramayan bir siyaset, umudu imkâna bağlamayan bir inanç, millete güvenen bir liderlik ve gençliğin omzuna büyük sorumluluk yükleyen bir ufuk.

“Gençler ekonomik yoksulluk ve sosyal yoksunluk çekiyor”

Atatürk Cumhurbaşkanıydı ama bu dünyadan göçüp giderken bu ülkeyi siyasetçilere emanet etmedi. Kendisi askerdi ama Cumhuriyet’i genelkurmay başkanlarına bırakıp gitmedi. Atatürk, Cumhuriyet’i gençlere emanet etti. Ama bugün gençler, otoriter bir yönetimin ağır baskıları altındadır. Hem ekonomik yoksulluk hem de sosyal yoksunluk çekiyorlar. Çünkü özgürlükleri kısıtlayan yasakçı bir yönetimin karşısında zor durumdalar.

Eskiden evlatlar anne-babalarından daha iyi bir eğitim alır, daha iyi gelir koşullarına kavuşur ve ebeveynlerine destek olurlardı. Bugün şüphesiz herkesin kızı kendinden güzel, oğlu kendinden yakışıklı, çocuklar ebeveynlerden uzun ama hepsinin ortak bir noktası var: Her evlat anne-babasından daha yoksul.

“Gençler kendi imkanlarıyla ev, araba hayali kuramıyor”

“Bugün, aileden bir miras kalmamışsa ya da bir şekilde milli piyango çıkmamışsa hiçbir genç, kendi imkanlarıyla bir ev ya da bir araba alma hayali kuramamakta, çalışarak bunları edinirim diye hayal dahi edememektedir. İşte ülkemizdeki gençlerin durumunun iki cümleyle özeti budur.”

Gençler, ömürlerinin baharında ağır bir hayatla yüzleşiyorlar. İyi okulları kazanabilmek için zengin ailelerin evlatlarıyla eşitsiz bir rekabetin içine giriyorlar. Okumak için borçlanıyorlar. Barınmak istediklerinde kira duvarına çarpıyorlar. Sosyalleşmek istediklerinde yasakçı yönetimle muhatap oluyorlar. Mezun olduklarında onları işsizlik bekliyor. Çalıştıklarında güvencesiz koşullarda çalışma zarureti hayatta onları ilk karşılayan oluyor.

“Bütünleşik Gençlik Güvencesi’ni açıklayacağız”

CAO’da bugün yaptığımız toplantımızda üzerinde durduğumuz ve bugün ana başlıklarından bahsedeceğim ‘Bütünleşik Gençlik Güvencesi’ni uzun uzun tartıştık, ete kemiğe bürünmüş proje üzerine tüm politika başkanlarımız görüşlerini bildirdi. Önümüzdeki dönemde bunu gençliğe yönelik büyük bir lansmanla duyuracağız.

Bütünleşik Gençlik Güvencesi’ni Türkiye’deki gençlerin hem değerlendirmelerine, tartışmalarına, önerilerine açacağız ve bir büyük projeyi hayata geçireceğiz. CHP’nin iktidarında beş ana alanda; eğitim, sağlık, istihdam, barınma, ekonomi alanlarında Bütünleşik Gençlik Güvencesi paketimizi önümüzdeki dönemde gençlerin değerlendirmelerine sunacağız.

Gençlere yönelik vaatler

Biz bu düzeni, gençlerin lehine değiştirmenin azmi ve kararlılığı içindeyiz. İşe ilk önce eğitimden başlayacağız. Kaliteli eğitimi, zengin ailelerin evlatlarının ulaşabildiği sınıfsal bir avantaj olmaktan çıkaracağız. Devletin okullarına yeterli öğretmen, güvenlik görevlisi ve sağlık personeli atamalarını mutlaka gerçekleştireceğiz.

Okullarda bir öğün ücretsiz okul yemeği ve ücretsiz temiz içme suyu uygulamasını tüm Türkiye’ye yaygınlaştıracağız. Okullarda uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı, kararlı ve etkili önlemler alacağız. Liseyi bitiren her gencin, iyi bir yabancı dil bilmesini ve dünyadaki akranlarıyla rekabet edebilecek teknolojik kabiliyetlere sahip olmasını temin edeceğiz.

Bir yılda öğrenim burslarını, bir buçuk çeyrek altın seviyesine yükselteceğiz. Cumhuriyet Yurtları ile barınma sorununu çözeceğiz. Genç Kiracı Yasası’nı çıkaracağız. Kiralık sosyal konutları gençlerin kullanımına sunacağız. 25 yaş altı her gence iş, staj veya eğitim sunulmasını garanti eden ‘Genç İstihdam Garantisi’ programını uygulayacağız.

Adil Staj Yasası çıkaracağız. Zorunlu ve gönüllü staj yapan gençlere, insan onuruna yaraşır bir ücret vereceğiz. Bedava çalıştırılmaya son vereceğiz. Genel Sağlık Sigortası (GSS) borçlarını sileceğiz. İlk bilgisayar ve ilk cep telefonundan tüm vergileri kaldıracağız.

Kamuda mülakatı amasız ve fakatsız bir şekilde kaldıracağız. Torpili ve kayırmacılığı bu topraklardan söküp atacağız. Avrupa’nın en pahalı ve en kötü internetine gençlerimiz mahkûm olamaz. 5G’den 6G’ye geçişi, yurt genelinde kısa sürede hayata geçireceğiz. Ucuz ve hızlı interneti, tüm gençlerimizle buluşturacağız.

Konserleri, festivalleri yasaklayan yasakçı yönetim anlayışını derhal terk edeceğiz. İktidarımızda Avrupa ile ilişkilerimizi ışık hızında iyileştireceğiz ve gençlerimiz için ‘Vizesiz Avrupa Yasaksız Türkiye’yi kuracağız.

“AK Parti gençleri kandırmaya çalıştı”

Bu ülkenin gençleri, yeniden bu ülkede hayal kuracaklar. Cumhuriyet gençlere, gençler de bize emanet olacak. Gençleri borca, umutsuzluğa ve yalnızlığa sürükleyenler hala gençleri istismar etmeye uğraşıyorlar. Erdoğan, Kocaeli’de bir gençlik şöleni yaptı. Bu etkinlik öncesinde gençlere mesajlarla ulaşmışlar. ‘Ücretsiz konser verilecek’ diye davetlerde bulunmuşlar. Ama davet mesajlarında AK Parti’nin A’sı, Tayyip Erdoğan’ın T’si geçmemiş. Nedense bundan çekinmişler.

Anlaşılan gençler gelmez diye AK Parti etkinliğini konserle maskelemeye ama konsere gelen gençlerin katılımını, ‘AK Parti’nin gençlerle buluşması’ gibi göstermeye niyet etmişler. Bu devirde gençlere yönelik yapılabilecek en yanlış iş. Samimiyetsizce davranmışlar ve gençleri kandırmaya ve kullanmaya çalışmışlar.

Stadyuma geldiklerinde etkinliğin AK Parti organizasyonu olduğunu öğrenen çok sayıda gencin tepkisi hepimizce malum. Getirdikleri profesyonel sunucu arkadaşın daha önce AK Parti’yi eleştiren görüşleri olduğu öğrenilince onu davet eden kendileri değilmiş gibi kendisini linç etmeye kalkıştılar.

Gençlerin tribünlerde dans ettiği görüntülerden yine AK Parti yöneticileri utanıp ‘Bu nasıl etkinlik’ diye birbirleriyle kavgaya tutuşmaya başladılar. Gençlerimizin eğlendiği görüntülerden bile rahatsız oluyorlar. Hem davet ediyorlar hem ortaya çıkan görüntülerden rahatsız olup linç etmeye kalkıyorlar. O gençlerin neden kamera kendilerini çektiğinde yüzlerini kapattıklarını anlamak lazım. Çünkü AK Parti ile anılmak dahi istemiyorlar.

“Bu ülke sizin, bu Cumhuriyet sizin”

Hangi partiden olursa olsun tüm gençler, bizim gençlerimizdir, ülkenin gençleridir. Herkesin de bunu böyle bilmesi, kabullenmesi gerekir. Hiçbir genç, hiçbir partiye mensup olmak zorunda değildir. Gençlerin eleştirme hakkı vardır, ayrı durma hakkı vardır, arzu ediyorsa birlikte olma hakkı vardır. Buna kararı verecek olan da gençlerin ta kendisidir.

Buradan bütün gençlere sesleniyorum: Bu ülke sizin, bu Cumhuriyet sizin, bu gelecek sizin. Sözünüz kıymetli, elbette oyunuz kıymetli, emeğiniz kıymetli. Sizden susmanızı isteyenler var, siz konuşmaya devam edin. Sizden beklemenizi isteyenler var, siz yürümeye devam edin. Sizi kendilerindenmiş gibi göstermeye çalışanlar var, uyanık olmaya, bunlara karşı dikkatli olmaya devam edin.

Atatürk’ün Samsun’a taşıdığı ideal, bugün sizlerin omuzlarınızdadır. O ideal hürriyettir, egemenliktir, Cumhuriyettir. İşte 19 Mart darbesiyle saldırılan milletimizin bu idealleridir. Cumhurbaşkanı adayınız, adayımız Ekrem İmamoğlu’nu hapse atanlar, bu milleti her sabah bir hukuksuz operasyonla uyandıranlar Türkiye’yi karanlığa hapsetmek istiyorlar. Ama bilsinler ki 19 Mayıs’ın ışığı, 19 Mart’ın karanlığını yenecek. Gençlerin umudu kazanacak, Türkiye kazanacak.

Şimdiden tüm gençlerin 19 Mayıs’ını kutluyorum. Yarın 19 Mayıs etkinliklerinde CHP, büyük bir mutlulukla yerini alacak. Gençlerin ne önünde olmak ne de onları arkamıza takmak değil; onlarla birlikte olmak, onlardan öğrenmek, onlarla birlikte yürümek ve Türkiye’nin geleceğini onlarla birlikte aydınlatmak istiyoruz.”