Abdullah Öcalan’ın ‘özgürlüğü’ için 27 Haziran’da Van ve Mersin’de 28 Haziran’da ise Diyarbakır ve İstanbul’da miting düzenlenecek.
Demokratik Kurumlar Platformu, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle “Özgür Önderlikle demokratik topluma” sloganıyla gerçekleştirecek olan “Özgürlük Mitingi”nin deklarasyonunu Sümerpark’ta açıkladı.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar, Keskin Bayındır ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, il, ilçe belediye eşbaşkanlarının yanı sıra çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın fotoğrafı açıldı.

DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Arjin Batur, “Barışa daha yakınız, demokratik toplumu inşa etmek için halkımızla birlikte 27 Haziran’da Van ve Mersin, 28 Haziran’da ise İstanbul ve Diyarbakır’da miting düzenlenecek” aktarımında bulundu.
Özgür Kadın Hareketi aktivisti Çimen Fidan, Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat’ta gerçekleştirilen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekerek, “Onurlu barışı için süreci başlattığı zaman kadınlar, ‘Bunun öncülüğünü yapacağız’ dedi. Bu süreçte Sayın Öcalan baş müzakereci. Artık fiziki özgürlüğü sağlanmalı; halkların, kadınların içinde bu mücadeleyi birlikte yürütmeliyiz. Bunun içinde 4 yerde miting yapacağız. Özgürlük, barış birlik için miting alanlarını dolduracağız. Onurlu barış için, demokratik toplum için kadınlar olarak öncülük edip, o alanları dolduracağız.” şeklinde konuştu.
🗣️DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan:
📌”Biz sadece Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü istemiyoruz. Onunla birlikte bu ülkenin barışla, demokrasiyle buluşmasını istiyoruz. Onunla birlikte ekonomide adalet olsun istiyoruz. Onunla birlikte ekokırımın durmasını istiyoruz.… pic.twitter.com/uPNMFhr44q
— İlke TV (@ilketvcomtr) June 8, 2026
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yapmış olduğu Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın dünyada süren krizlerin çıkışının yanıtı olduğunu söyledi:
“Ortadoğu’daki gelişmeler bizim güvenliğimizi etkiliyorsa, gelişmelerin ülkemizin sıçramasını istemiyorsak, kendi barışımızı birlikte demokratik bir zeminde sağlamamız gerekiyor. Dolayısıyla çağrı tarihi önemdedir, çok kıymetlidir. Hem Türkiye’nin demokratik sorunlarını çözmesi için fırsattır hem de Kürt sorunun çözümünü sağlamak için aralanmış bir eşiktir. 20 aydır bir türlü adım atamadık. Tek taraflı atılan adımlar var ama bu konuda hem Meclis hazırlamış olduğu rapora uygun adım atmış değil. Bu süreç başlarken, ‘Çözemedik hiçbir sorun kalmayacak’ diyen iktidar 20 aydır bekliyor. Madem bu kadar tarihi bir fırsat var, onun için kalıcı, onurlu bir barış için kimin üzerine ne düşüyorsa gerekenleri bir an önce yapması gerekiyor. Atılması gereken adımların atılması için toplandık. Sayın Öcalan madem Kürt meselesinin çözümünün yegane aktörü, o zaman yaşam koşulu, çalışma koşullarını hazırlayın ki; topluma size, bize yanıtını bir türlü veremediğimi ama yanıtı çok basit olan adımların niye atılmadığını iyi bilsin. Demokratik gelecek; disiplin, samimiyet ister. Her bir aktörün ayrı ayrı konuşma ve değerlendirme yapmasını bu süreç kaldırmaz. Biz samimi olduğumuzu 7’den 70’e ortaya koyduk. Şimdi bir samimiyet bekliyoruz. Türkiye’nin demokrasisini, ortak geleceğimizi ilgilendiren bu meseleyle ilgili bir yasa çıkmasının önündeki engel nedir? Sayın Kurtulmuş size soruyoruz. Hani, ‘Konuşmayacağımız, çözemeyeceğimiz tek bir şey yoktur’ diyen sizlere sesleniyorum. Türkiye ve Kürt kentlerinden seçilen arkadaşlarımızla buradayız, evlatlarını yitiren Barış Anneleri’yle buradayız, bu sorundan kaynaklı işlerinden olan KHK’li yoldaşlarla buradayız, geleceğimiz olan gençlerle bir aradayız. Bugüne kadar 2 bin 500 tane toplantı yaptık. İşte samimiyet budur. Topluma gidip barışın ne kadar kıymetli olduğunu anlatmak en büyük samimiyettir. Şimdi samimi olması gerekenlere de bir an önce kalıcı adımları atması gerektiği çağrısını yapıyoruz.”
Mitinge çağrı
“Biz sadece Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü istemiyoruz; onunla birlikte adalet, özgürlük olsun, eko-kırım dursun, Türkiye’de yaşayan bütün halkların eşitçe, özgürce, kardeşçe, bir arada yaşamasını istiyoruz. Bu toplumda yaşayan herkesin eşit yurttaş olmasını istiyoruz. O yüzden yapacağımız mitingler sadece Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için değil, onurlu barış için bir araya geleceğimiz tarihi mitinglerdir. Kadınları, gençleri, Arapları, Alevleri, bütün halkları ve inançları miting alanına davet ediyoruz.”
‘Barış için katkı sunmamız gerekiyor’
“Sayın Öcalan ve partisi üzerine düşeni yaptı. Şimdi bizler, gençler, kadınlar, kurumlar olarak mitingde bir araya gelerek barışı ne kadar istediğimizi haykırmaya çalışacağız. Demokratik toplum ve özgürlük mitingleri yapacağız. O mitinglerin yüzbinlerle geçmesi için herkesi çalışma alanlarına bekliyorum. İstanbul’da bir buçuk milyonla Newroz’u kutlayan onurlu halklarımızı miting alanına bekliyoruz. Barış için bizim de katkı ve destek sunmamız gerekiyor. Biz bu topraklarda çatışmanın, şiddetin can ve mal kaybının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. İyi biliyoruz ki barışın kaybedeni yoktur. Gençlerimizi, kadınları, halklarımızı o barış meydanlarına davet ediyorum. Mitinglerimizin barışa, demokrasiye, onurlu bir yaşama, eşit yurttaşlığa, demokratik cumhuriyete vesile olmasını diliyorum.”

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Çiğdem Kılıçgün Uçar, sözlerine katledilen Gazeteci Hafız Akdemir’i anarak başladı.
Çiğdem Kılıçgün Uçar: Öcalan’ın özgür olmasını istiyoruz
Bu topraklarda en çok Kürt halkının kültürü, dili, inancının tanınmadığını söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, şunları söyledi:
“Öncelikle konuşmak istediğimiz konu devletin doğru söz kurması. ‘terör’ meselesi diyorlar. Mesele ‘terör’değil, mesele Kürt sorunu, tanınma, barışın nasıl tesis edileceği. Biz biliyoruz ki özgürlük, barış önemli bir iş ama biz 50 yıldır yolumuzdan vazgeçmedik. Her yerde barış, özgürlük için elimizden ne geliyorsa onu yapacağımızı söyledik. Dünya üzerinde Fransa ne yaptı? Cezayir sorunu çözdü, İngiltere zulmünü kabul etti, Galler sorunun çözdü, Güney Afrika’da beyazların siyahlar üzerindeki zulümleri çözüldü. Biz de bugün diyoruz ki, devlet, siyaset, muhalefet görüyor ki bu memlekette öyle bir ağır söz var ki çözümü nasıl yapacaksak konuşalım.”
Kürtlerin statüsünün aynı zaman Abdullah Öcalan’ın statüsü olduğunu söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Biz Başkan Öcalan özgür olsun, hem barış hem özgürlük tesis edilsin istiyoruz. 27 Haziran’da İstanbul, Amed, Wan ve Mersin’de dört miting yapacağız . Elimizden ne geliyorsa o güne kadar çalışmalıyız. Öyle bir çalışalım ki bir ay sonra Önderlik yanımıza gelecek şekilde çalışalım” diye konuştu.




