Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunu tasfiye etme kararı, Türkiye’nin son yıllardaki en büyük yatırımcı krizlerinden birini ortaya çıkardı. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre tasfiye kapsamındaki fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Mağdurların büyük çoğunluğunu ise 1 milyon liranın altında yatırımı olan küçük yatırımcıların oluşturduğu belirtiliyor.
Tasfiye kararıyla birlikte yüz binlerce kişi, fonlarındaki paraya erişemez hale gelirken, süreç yalnızca maddi kayıpları değil, finans sistemine duyulan güveni de tartışmaya açtı. Emekli maaşıyla yıllarca biriktirenler, yurt dışından döndükten sonra tüm birikimini fona yatıranlar, maaşından artırdığı parayı “riski düşük” denilerek pazarlanan fonlarda değerlendiren çalışanlar…
Hepsi bugün aynı sorunun cevabını bekliyor: Paraları geri gelecek mi?
Kriz nasıl büyüdü?
Fon piyasasındaki kriz, bazı yatırım fonlarının yatırımcıların satış taleplerini karşılayamamasıyla görünür hale geldi. Likidite sıkışıklığı yaşayan fonlarda satış emirleri yerine getirilemezken, Borsa İstanbul’da da sert satışlar yaşandı. Özellikle düşük fiili dolaşıma sahip hisselerde yoğunlaşan fon portföyleri krizin derinleşmesinde etkili oldu.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül tarihli kararla Tera, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy bünyesindeki toplam 131 fonun tasfiye edilmesine karar verdi. Tasfiye sürecinin yürütülmesi için İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirildi. Kurul ayrıca kamuoyunda dolaşan yatırımcı sayılarına ilişkin farklı iddialar üzerine resmi veriyi açıklayarak, tasfiye kapsamındaki fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu duyurdu.
Ancak en büyük belirsizlik hâlâ sürüyor: Yatırımcıların ana paralarının ne kadarını ve ne zaman alabileceğine ilişkin kesin bir takvim bulunmuyor. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, fon krizinin ardından ekonomi yönetiminin katıldığı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, fonlarda parası bulunan yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik ödeme planı ele alındı. Buna göre, sistemde 1 milyon TL’nin altında parası bulunan yatırımcılara ödemelerin hızlı şekilde yapılması planlanıyor. Para piyasası fonlarında bulunan yatırımcıların ise öncelikli değerlendirilmesi gündemde.
Bir ayda 6 binlerden 220 bin yatırımcıya: “Fonun büyüklüğü de 140 milyar liraya çıktı”
Makine mühendisi olan ve yedi yıldır borsada yatırım yaptığını söyleyen bir yatırımcı, son yıllarda hisse senedi yerine daha güvenli gördüğü yatırım fonlarını tercih ettiğini anlattı.
Ağustos ayında Tera Portföy’ün THF fonuna yatırım yaptığını söyleyen yatırımcı, amacının yüksek risk almak değil, birikimini enflasyon karşısında korumak olduğunu söyledi.
Fonun kısa sürede çok sayıda yatırımcı çektiğini söyleyen yatırımcı, ağustos başında 6 bin 523 olan yatırımcı sayısının eylül ayında hızla arttığını şu sözlerle anlattı:
“Bir aylık yüzde 29 getiri gösterilince insanlar bu fona akın etmeye başladı. Yatırımcı sayısı önce 100 binlere, sonra 220 bine ulaştı. Fonun büyüklüğü de 140 milyar liraya çıktı. Her gün yaklaşık 10 milyar lira para girişi oluyordu.”
Bu paralar nereye gitti?
14 Eylül’de herhangi bir sorun görmediğini söyleyen yatırımcı, 15 Eylül akşamı satış emri verdiği için tasfiye kapsamına girmediğini belirtti. “Kanunen alacaklı durumundayım” diyen yatırımcı, yaşananların ardından en büyük sorusunun “paranın nereye gittiği” olduğunu söyledi:
“Bir sabah kalktık, tahtalar çökmeye başladı. Benim aklımdaki en büyük soru şu: Bu kadar para nereye gitti? Bu fonlar SPK’nın denetiminde ve kontrolünde. Madem sorun vardı, neden daha önce müdahale edilmedi? Bana göre diğer fonlardaki büyük yatırımcıları çıkarmak için bizim paralarımız kullanıldı.”
‘Bu iş sistematik bir krize dönüşebilir’
Yatırımcı, yaşananların yalnızca fon mağdurlarını değil, finansal sisteme duyulan güveni de etkileyebileceğini savundu. “Bu iş çözülmezse bunun sistematik bir krize dönüşeceğini düşünüyorum” diyen yatırımcı, “İnsanlar artık yastık altına yönelecek, döviz ve altına talep artacak. Yabancı yatırımcı da zaten güvenmediği için gelmeyecek. Bana emekli ikramiyesini fona yatıran emeklilerden, çocuğunu özel okuldan almak zorunda kalanlardan, umutsuzluk yaşayan insanlardan mesajlar geliyor. Bu işin bir an önce çözülmesi gerekiyor” dedi.
‘Fonlar pazarlanmaya başlandı. Yüksek karlar açıklıyorlardı’
35 yaşında maaşlı bir çalışan olan ve günlük hayatında borsayı yakından takip eden bir diğer yatırımcı, Tera Portföy Yönetim A.Ş. soruşturması sürecinde yaşadığı mağduriyeti anlattı. Öncesinde şirketin halka arz ettiği küçük hisseleri alarak yatırım yapmaya başladığını, ardından ise fonlara yöneldiğini ifade eden yatırımcı, “Şirketin açıkladığı yüksek karlar ve Beşiktaş’a sponsor olması güven unsuruydu benim için. Bir iki sene önce yatırım yapmaya başladım. Maaşımdan arta kalan kısımla küçük hisseler alıyordum. Bu süreçte kazandım da yatırdığım miktarla yüzde 200’lere varan karlar elde ettim. Daha sonra fonlar çıkmaya, pazarlanmaya başlandı. Yüksek karlar açıklıyorlardı. Para piyasası fonunun riski olmayan bir şey olduğunu düşünüyordum” dedi.
“540 bin liram gitti, satış emrim iptal edildi”
Büyük bir ödemesi olduğu için parasını değerlendirmek amacıyla eylül ayında 540 bin TL’lik yatırımını fonlara yatırdığını belirten mağdur, bir sabah uyandığında her şeyin tersine döndüğünü şu sözlerle anlattı:
“Aslında ben 16 Eylül’de satış emri vermeme rağmen emrim sistem tarafından iptal ediliyordu. Bir sorun olduğunu anladım. Daha sonra da zaten fon soruşturması başladı. Şaşırdık elbette. Kendimi kötü hissediyorum. Maaşlı çalışan bir insanım, tüm birikimim gitti. Devlet her kanalıyla bir sürü mevzuat anlatıyor, birçok rakam açıklanıyor. Mağdur olan kişilerin üstünde de büyük bir baskı var. Şu an portföyüme girebiliyorum. 350 bin zarar görünüyor. Ancak işlem yapamıyorum. Tüm birikimim gitti. Bu paralar çalındı.”
‘Finans sistemine duyduğum güven de sarsıldı’
Maddi kaybın yanında finans sistemine duyduğu güvenin de sarsıldığını ifade eden yatırımcı, “Paramın geri geleceğini de düşünmüyorum. Bu tür araçları bir daha kullanacağımı da düşünmüyorum. Çünkü bedel, her zaman ‘küçük yatırımcı’ adı altında para biriktirmeye çalışan maaşlı kesime ödetiliyor” şeklinde konuştu.
Almanya’dan döndü, tazminatını TL’ye çevirdi
Almanya’da yüksek lisans eğitiminin ardından sosyal medya alanında faaliyet gösteren bir şirkette uzun yıllar çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönen genç kadın yatırımcı, aldığı tazminatı TL’ye çevirerek değerlendirmek amacıyla fona yatırdı.
Kardeşi ve arkadaşlarının önerisiyle Midas üzerinden TP2 fonuna yaklaşık 700 bin lira yatıran genç kadın, fona yönelme nedenini “Birikimimi enflasyondan korumak istedim” sözleriyle açıkladı.
“Sat emri verdim, reddedildi: 700 bin TL buhar oldu”
Geçen haftalarda, tasfiyeden birkaç gün önce kardeşinin aradığını, ters giden bir şeyler olduğunu ve fondan çıkması gerektiğini söylediğini anlatan yatırımcı, 16 Eylül gecesi saat 22.30’da satış emri verdi. Sistemde önce ‘bekliyor’ ekranı çıktı, ertesi gün de satış emri reddedildi. Sonrasında da zaten olayların patlak verdiğini kaydeden yatırımcı, şöyle konuştu:
“700 bin lira buhar olup gitti. Bugün o parayla almayı planladığım otomobil belirsiz bir geleceğe ertelenmiş durumda. Yine de kendimi şanslı görüyorum. İşim var. Tekrar kazanırım diye düşünüyorum. Çok daha kötü durumda olanlar var. Bir yandan da herkes euroyu bozma demişti. Ben burada yaşayacağım diye TL’ye çevirdim. Şimdi onu bu şekilde kaybetme ihtimali gerçekten trajikomik. Ama paralarımızın geri geleceğine de inanıyorum.”
Emekli BES’deki parasını yatırdı: “Paramız değersizleşmesin istedik”
57 yaşındaki Esnaf Odası çalışanı ise kaybetme ihtimaliyle yüzleştiği paranın ardında on yıllık bir emek olduğunu söylüyor. Emekli maaşı 23 bin lira. Geçinmeye yetmediği için çalışmaya devam ediyor.
Bireysel Emeklilik Sistemi’nden gelen 190 bin lira ile yıllar içinde yaptığı birikimleri birleştirerek yaklaşık 500 bin lirayı nisan ayında fona yatırmış. Asıl amacının kızını yurt dışında yüksek lisansa göndermek olduğunu söyleyen yatırımcı, “Kızım gitmeden önce para enflasyon karşısında erimesin diye koyduk. Bize sosyal medyada aç gözlü gibi ifadeler kullanılıyor. Biz aç gözlü değiliz. Sadece 10 yılda binbir emekle biriktirebildiğimiz paranın enflasyona yenik düşmemesi için mücadele ediyoruz. Düşünün 10 yılda 500 bin birikmiş. Bugün o parayla bir araba bile alınmıyor. Biz de bu yöntemlerle, devlete de güvenerek paramız değersizleşmesin istedik” dedi.
“Kızımın geleceğiydi o para. Şimdi biz kimden hesap soracağız?’
İlk aylarda fonun sürekli yükseldiğini, haftalık yüzde 4’e yakın kazançları olduğunu ifade eden yatırımcı, kriz başlamadan üç gün önce 10 bin lira daha yatırdığını ve sonrasındaki süreci şu sözlerle anlatıyor:
“O para operasyonların başladığı gün sisteme geçmiş. Bu nasıl oluyor. En büyük kırgınlığım ise önceden hiçbir uyarı almamış olmam. Bazıları bankalar tarafından uyarılmış ve paralarını kurtarmış. Biz ne yapacağız. Günlerdir uyumuyorum. 57 yaşındayım. Hayatım boyunca alın teriyle kazandım. Kızımın geleceğiydi o para. Şimdi biz kimden hesap soracağız? Sorumluluğu kim alacak? Ekstra kazanç istemiyoruz. Sadece ana paramızı geri istiyoruz.”




