WP: ‘İran, Hürmüz Boğazı üzerinden Trump’a baskıyı artırmayı hedefliyor’

Washington Post’a (WP) konuşan İranlı yetkililer, ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlere kadar geçen süreyi Trump üzerinde baskı kurmak için önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirtti.

WP: ‘İran, Hürmüz Boğazı üzerinden Trump’a baskıyı artırmayı hedefliyor’
WP: ‘İran, Hürmüz Boğazı üzerinden Trump’a baskıyı artırmayı hedefliyor’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Ekim 2026 15:51

İran yönetiminin, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini hedef alan saldırılarla enerji fiyatlarını yükselterek ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırmayı amaçladığı belirtiliyor. The Washington Post‘un (WP) İranlı yetkililere dayandırdığı habere göre, 3 Kasım’daki ABD ara seçimlerine kadar olan dönem Tahran açısından kritik önem taşıyor. İran medyasında da seçim sonuçlarının Trump’ın savaşı sürdürme kapasitesini etkileyebileceği yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor.

WP’ye konuşan İranlı yetkililer, 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlere kadar geçen süreyi Trump üzerinde baskı kurmak için önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirtti. Gazeteye konuşan bir Arap diplomat, İran yönetiminin yaklaşımını, “Takıntılı haldeler. Başkanlığı devirebileceklerini düşünüyorlar” sözleriyle değerlendirdi.

Hürmüz Boğazı’nda gemilere yönelik saldırılar arttı

ABD’li yetkililer, Amerikan ordusunun Hürmüz Boğazı’nda her gün geniş çaplı operasyonlar düzenleyerek gemi trafiğini yönlendirmeye ve ticari gemileri korumaya çalıştığını belirtiyor. WP’nin haberine göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu eylül ayında boğaz çevresinde haftada ortalama 30 saldırı düzenledi. Gazete, ekim ayında da gemilere yönelik saldırıların sürdüğünü aktardı.

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) kayıtlarında da Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırılar yer alıyor. Ekim ayının ortasında farklı ticari gemilerin bilinmeyen cisimlerle hedef alındığı bildirildi.

İran Devrim Muhafızları, boğazdan izinsiz geçmeye veya transponderlarını kapatarak seyretmeye çalışan gemilere ateş açılacağı uyarısında bulunuyor. Transponderlar, gemilerin sinyal alıp göndermesini sağlayan elektronik cihazlar arasında yer alıyor.

İran makamları 20 Ekim’de, geçiş kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 122 geminin listeye alındığını duyurdu. Aynı gün İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı üzerinde ABD’ye ait MQ-9 tipi insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Bu bilgi İran tarafının açıklamasına dayanıyor.

İran medyası ABD ara seçimlerine odaklandı

WP, ABD’deki ara seçimlerin İran medyasında geniş yer bulduğuna dikkat çekiyor. İran’daki yorum programlarında, Cumhuriyetçilerin seçimlerde yenilgi yaşamasının Trump’ın savaşı yürütme kapasitesini sınırlayabileceği ve yönetim üzerindeki siyasi baskıyı artırabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Tahran’ın hesaplamasında enerji fiyatları önemli bir yer tutuyor. Hürmüz Boğazı’ndaki saldırıların petrol sevkiyatını aksatması ve enerji maliyetlerini yükseltmesi, ABD’de seçmenlerin ekonomik kaygılarını artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. WP’nin haberinde, İranlı yetkililerin seçimlere kadarki dönemi bu nedenle kritik gördüğü aktarılıyor.

Netanyahu İran söylemini sertleştirdi

ABD’deki seçimlerin yanı sıra İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimler de bölgesel gerilimin siyasi boyutunu oluşturuyor. ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü yaptığı açıklamayla İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya destek verdi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise İsrail seçimlerine müdahil olmayacağını belirterek Netanyahu’ya açık destek vermekten kaçındı.

İsrail’de seçimler yaklaşırken Netanyahu, Tahran’a yönelik söylemlerini sertleştirdi. Yeni güvenlik doktrininde İran’daki rejimin çöküşüne zemin hazırlayacak koşulların oluşturulmasına odaklanılacağını vurguladı.

Seçimlerin ardından yeni saldırı ihtimali

ABD merkezli Yahudi Telgraf Ajansı’nın (Jewish Telegraphic Agency – JTA) analizinde, ABD ve İsrail’deki seçimlerin ardından İran’a yönelik saldırıların yeniden kapsamlı bir savaşa dönüşebileceği değerlendirmesi yer aldı.

Analizde, Washington’ın Tahran’la yürüttüğü diplomatik süreçte ilerleme kaydedemediğine, Netanyahu’nun ise İran’da rejim değişikliği hedefini gerçekleştiremediğine dikkat çekiliyor. Her iki liderin de seçimlere girerken İran savaşında kesin bir zafer elde edildiği yönünde bir sonuç ortaya koyamadığı belirtiliyor. JTA’nın görüştüğü eski üst düzey İsrailli güvenlik yetkilisi ve İran uzmanı Avner Vilan, taraflar arasındaki belirsizliğin yeni bir tırmanma riski taşıdığını söyledi.

Vilan, mevcut durumu şu sözlerle değerlendirdi:

“Her iki tarafın da birbirine baskı uygulamayı sürdürdüğü ancak kalıcı bir anlaşmanın bulunmadığı bir durumdayız. Herkes gergin ve tek bir önemli olayla işler kontrolden çıkabilir.”

Kaynak