ABD Başkanı Donald Trump cuma günü yaptığı açıklamada, Washington’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol ettiğini öne sürerek, “İran’da işgalci konumunda olabiliriz” dedi.
Florida’daki bir NASA tesisinde yaptığı konuşmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, ABD’nin İran’a açtığı savaş ile sadece ekim ayında 25 bin kişinin ölümüne yol açan Rusya-Ukrayna savaşı arasında kıyaslama yaptı.
“Tek yaptığımız belki işgalci olmaktır”
Moskova ile Kiev arasındaki çatışmalar için “Buna savaş denir” diyen Trump, ABD’nin İran’a yönelik kampanyasının ise “birkaç aydır hiç kimsenin yaralanmamış olması” nedeniyle bir savaş olarak nitelendirilemeyeceğini savundu.
Trump, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol iddiası üzerinden “Tek yaptığımız belki işgalci olmaktır. İşgalci olabiliriz” ifadelerini kullandı.
“Hürmüz’de tarihin herhangi bir döneminden daha fazla petrol çıkarıyoruz”
Küresel enerji arzı açısından hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı üzerinde ABD’nin nüfuz sahibi olduğu iddiasını yineleyen Trump, “Şu anda Hürmüz Boğazı’nın tarihinin herhangi bir döneminde olduğundan daha fazla petrol çıkarıyoruz.”
Amerikan güçlerinin cuma günü İran’ın Keşm Adası yakınlarında bildirilen saldırıları gerçekleştirip gerçekleştirmediği sorusuna ise Trump, “Bunu konuşmak istemiyorum. Küçük çaplı saldırılar gerçekleştiriyoruz” diye yanıt verdi ve yakın zamanda İran güçlerinin inşa ettiği bir uçaksavar tesisini imha ettiklerini iddia etti.
Trump’ın açıklamaları, Keşm (Qeshm) Adası’ndaki İran hava savunma tesisine düzenlenen ve sıcak savaşa dönüş ihtimalinden ziyade “küçük çaplı bir saldırı” olarak nitelendirdiği ABD saldırılarını teyit etmesinin ardından geldi.
Tahran, Trump’ın Hürmüz iddialarını yalanlıyor
İran ise ABD’nin boğaz üzerindeki kontrol iddialarını reddediyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz’ün stratejik komutasını elinde tuttuğunu sık sık yineliyor ve Tahranlı yetkililer İran’ın geçen haziranda imzalanan İslamabad Mutabakat zaptında masaya koyduğu şartlar yerine getirilene kadar boğazı yeniden açmayacağını belirtiyor.
ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a karşı askeri bir taarruz başlatmıştı. Nisan ayında geçici bir ateşkes sağlanmış, bunu haziran ayında olası bir barış anlaşmasının önünü açmayı hedefleyen İslamabad Mutabakat’ı izlemişti; ancak müzakereler henüz nihai bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Tarafların karşılıklı saldırı ve misilleme tehditleri devam ederken perde arkasında arabulucu ülkeler üzerinden, yeniden masaya oturma arayışıyla diplomasi trafiğinin devam ettiği iddia ediliyor. (Kaynak; Haber Merkezi, MENAFN)



