ABD ve İran arasında ara anlaşma seçeneği gündemde

Washington ve Tahran yönetimleri temel anlaşmazlıkları erteleyebilir. ABD Başkanı Donald Trump hafta sonuna kadar İran’la anlaşma yapılabileceğini savunsa da Tahran görüşmelerde ilerleme kaydedilmediğini öne sürüyor.

ABD ve İran arasında ara anlaşma seçeneği gündemde
ABD ve İran arasında ara anlaşma seçeneği gündemde
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 5 Haziran 2026 10:22

ABD ile İran arasında süren diplomatik temaslarda, temel anlaşmazlıkların ertelendiği bir “ara anlaşma” seçeneği öne çıkıyor. Washington ve Tahran hattında farklı açıklamalar yapılırken, olası uzlaşının bölgesel dengeler ve küresel ekonomi üzerindeki etkileri tartışılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerin olumlu bir seyir izlediğini belirterek hafta sonuna kadar anlaşmaya varılabileceği yönünde mesaj verdi. Sürecin iyi ilerlediğini ifade eden Trump, diplomatik temaslardan sonuç alınabileceğine dair beklentisini dile getirdi.

Tahran cephesinden yapılan açıklamalarda ise daha temkinli bir tablo çizildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington ile iletişim kanallarının açık tutulduğunu belirtirken, savaşı sona erdirmeye dönük müzakerelerde henüz somut bir ilerleme sağlanmadığını kaydetti.

Uzman değerlendirmelerine göre iki ülke arasında gündeme gelebilecek olası bir ara anlaşma; Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran üzerindeki ekonomik baskının azaltılması ve küresel piyasalarda oluşan belirsizliğin hafifletilmesi gibi başlıklarda geçici uzlaşılar içerebilir. Buna karşın Reuters tarafından yayımlanan analizde, böyle bir formülün İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ile balistik füze programı gibi temel anlaşmazlık alanlarına çözüm üretmeyeceği, yalnızca mevcut gerilimi belirli bir süreliğine donduracağı değerlendirmesi yer aldı.

Eski üst düzey ABD’li diplomat Dennis Ross da süreçle ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ross, ABD ve İsrail’in İran konusunda özellikle rejim değişikliği dahil olmak üzere temel hedeflere ulaşamadığını belirterek, askeri alanda belirli sonuçlar elde edilmesine rağmen stratejik düzeyde beklenen kazanımların ortaya çıkmadığını ifade etti.

İsmi açıklanmayan yetkililer ise İsrail ve Körfez ülkelerinden gelen baskılara rağmen Washington yönetiminin İran’ın balistik füze programını önceleyen yaklaşımını büyük ölçüde geri plana ittiğini aktardı. Aynı kaynaklar, Hürmüz Boğazı’nın mevcut koşullarda yeniden normale dönmesi halinde bölgenin fiilen İran’ın kontrol alanını güçlendireceği değerlendirmesinde bulundu.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Yakın Doğu Politika Enstitüsü’nden David Schenker de olası bir mutabakatın, Trump’ın uzun süre eleştirdiği Barack Obama döneminde 2015 yılında İran ile imzalanan nükleer anlaşmaya benzer bir çerçeveye dönüşebileceğine dikkat çekti. Trump yönetimi, 2018 yılında ABD’yi söz konusu anlaşmadan tek taraflı olarak çekmişti.

Schenker ayrıca çatışmaların askıya alınmasının, İran’da etkinliği artan Devrim Muhafızları’nın gücünü daha da pekiştirebileceğini belirtti.

Öte yandan Wall Street Journal’a konuşan kaynaklar, Trump yönetiminin İran’ın Amerikan askerlerine yönelik olası saldırıları durumunda Tahran ile sağlanabilecek bir ateşkesi sona erdirme seçeneğini değerlendirdiğini aktardı.

ABD’de iç siyasette de İran politikası ekseninde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Temsilciler Meclisi, Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırılarının sonlandırılmasını öngören “savaş yetkileri” tasarısını kabul etti.

Cumhuriyetçilerin çoğunlukta bulunduğu Temsilciler Meclisi’nde yapılan oylamada 208 “hayır” oyuna karşılık 215 “evet” oyu kullanıldı. Dört Cumhuriyetçi vekilin Demokratlarla birlikte “evet” oyu vermesi Washington siyasetinde dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.

CNN tarafından yayımlanan analizde, tasarının Senato’dan geçmesi halinde Trump’ın İran’daki operasyonlara katılan birlikleri geri çekmek veya Kongre’den resmi savaş yetkisi almak durumunda kalabileceği belirtildi.

Temsilciler Meclisi’ndeki oylamanın sembolik niteliğine rağmen, siyasi tablo Trump yönetiminin İran politikası konusunda artan baskıyla karşı karşıya olduğuna işaret ediyor. ( Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN, Times of Israel, Tesnim, Reuters)