DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Genel Merkezi’nde partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.
MYK’nın CHP Kurtayı’nayönelik mutlak butlan kararı sonrasında dün olağanüstü toplandığını hatırlatan Doğan, “Olmaz denilenlerin hepsi bir bir oluyor. Gördüğünüz üzere hep birlikte izliyoruz, takip ediyoruz Türkiye’de” dedi.
‘DEM Parti’nin ilkesel değeri, halk iradesinin yanında yer almaktır’
Toplantıda yalnızca mutlak butlan kararını, sonuçlarını ve yaratabileceği riskleri değerlendirdiklerini belirten Doğan, “CHP’ye mutlak butlan kararı, daha önce yine Merkez Yürütme Kurulumuzun yaptığı yazılı açıklamada da ifade ettiğimiz üzere, siyaseti yargı eliyle dizayn etmek isteyen bir siyasi baskı operasyonunun ve anlayışının parçası. Seçime ve siyasi partilere ilişkin hepinizin artık malumu Anayasa’da özel düzenlemeler var. Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’na göre bu karar bir yetki aşımını da ortaya koyuyor bir daha. Açık ifade etmek gerekirse mutlak butlan kararı hukuka aykırı bir siyasi karar. DEM Parti olarak ilkesel tutumumuz, dün olduğu gibi bugün de demokratik siyasete dönük saldırılara karşı halk iradesinin yanında yer almaktır. Bunu geçmişten bugüne hep bu şekilde düstur edindik. Bundan sonra da böyle olacak” diye konuştu.
"Mutlak butlan kararı yalnızca bir partiyi değil, Türkiye’nin demokrasi meselesini ilgilendiriyor”
🗣️DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan:
🔸“Sorun sadece CHP’nin geleceği değil; halk iradesinin müdahaleye açık hale gelmesidir”
🔸“Demokratik siyaset alanına yönelen her müdahale, tüm… pic.twitter.com/wgmDuQhNgU— İlke TV (@ilketvcomtr) May 23, 2026
‘Bu karar, Türkiye’nin demokratik geleceğine dönük doğrudan müdahaledir’
Mutlak butlan kararının yalnızca bir siyasi parti yönetimini, delegelerini ya da seçmenini değil tüm Türkiye’yi ilgilendirdiğini söyleyen Doğan, şöyle konuştu:
“Sorun yalnızca bir siyasi partinin geleceği veya ‘hukuki varlığı’ ile ilgili değil. Mesele, Türkiye’nin demokrasi meselesi. Eğer bugün ana muhalefetin yönetimine yargı eliyle müdahale edilebiliyorsa, yarın herhangi bir siyasi partinin akıbetine de yargı eliyle müdahale edilebilir demektir. Yarın herhangi bir belediyenin de aynı şekilde geleceğine, yapacaklarına, kararlarına müdahale edilebilir demektir. Halk iradesi doğrudan müdahaleye açık hale getiriliyor. Bu karar, Türkiye’nin demokratik geleceğine dönük doğrudan bir müdahale. Bu yüzden sadece CHP’ye yönelik böyle değerlendirmek eksik kalır. Ya da sadece CHP’nin iç meselesiymiş gibi görmek değil, daha geniş bir açıdan nasıl bir öngörülemezlik yaratabileceğini de iyi değerlendirmek gerekir. Dolayısıyla demokratik siyaset alanına yönelen bir karar olarak gördüğümüzü de ifade etmek isterim.
‘Mutlak butlan kararı açıkça Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni gölgelemeye dönük adımlar olarak değerlendiriliyor’



