İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yeni ihale sürecinde işten çıkarılan yaklaşık 100 taşeron yemekhane işçisinin, işe iade ve kadro talebiyle dekanlık önünde başlattığı nöbet eylemi 15’inci gününde devam etti.
DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası’nda örgütlü işçiler, 13 Temmuz’da işten çıkarılmalarının ardından başlattıkları eylemde işe iadelerini, kadroya alınmayı ve tüm haklarının ödenmesini talep ediyor.
‘Haklarımız ödensin, direniş sona ersin’
Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak, yemekhane işçilerinin yıllardır ağır koşullarda çalıştığını belirterek, hastanenin sağlık hizmetinin aksamaması için fedakârca görev yaptıklarını söyledi.
İşçilerin hiçbir hakları ödenmeden bir gecede işten çıkarıldığını ifade eden Ozak, bunun çalışma hakkının ihlali olduğunu belirterek şunları söyledi:
“İşe dönmek isteyen arkadaşlarımız geri alınsın. İçeride kalan kıdem, ihbar ve diğer tüm alacakları ödensin. Ücretleri hesaplarına yatsın, direniş sona ersin. Aksi halde bir kişi dahi kalsa burada direnmeye devam edeceğiz.”
‘Hijyen kurallarına uyulmadan yemek dağıtıldı’
Ozak, işçilerin işten çıkarılmasının ardından hastanede temizlik personeline yemek dağıtımı yaptırıldığını ileri sürdü.
Bunun hasta sağlığını riske attığını savunan Ozak, “Temizlik personelleri hiçbir hijyen kuralına uyulmadan yemek dağıttı. Bu hasta sağlığını tehdit eden bir durum. Sağlıklı bir hizmet ancak işi bilen çalışanlarla yürütülebilir” dedi.
İşçiler: ‘Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz’
İşten çıkarılan işçilerden Elif Sağdıç İpli, iki yıldır hastanenin yemekhanesinde çalıştığını belirterek emeklerinin karşılığını alamadıklarını söyledi.
“Haklarımız yenildi, birçok baskıya maruz kaldım” diyen İpli, “Sadaka istemiyoruz. Hastanenin bizi kadroya almasını ve kıdem tazminatımızı ödemesini istiyoruz. Haklarımız verilirse eylemimize son vereceğiz” ifadelerini kullandı.
‘Bir gecede işsiz bırakıldık’
İşçilerden Mehmet Necip İşenme ise yıllarca ağır koşullarda çalıştıklarını belirterek, “Bize hiçbir açıklama yapılmadan işimize son verildi. Bir el bezi gibi kullanılıp atıldık. Sabah 05.00’te işe gelip akşam 18.00’e kadar çalışıyorduk. Hiçbir sosyal hakkımız yoktu” dedi.
Çiğdem Ulaş da maaşı, mesai ücretleri ve tazminatlarının ödenmediğini belirterek, işten çıkarılmalarının ardından yemek dağıtımının başka personellere yaptırıldığını söyledi.
Yaklaşık 25 işçinin daha sonra yeniden işe çağrıldığını aktaran Ulaş, bu kişilerin çalışma güvencesinin de belirsiz olduğunu belirterek, mücadeleyi tüm işçilerin hakları güvence altına alınana kadar sürdüreceklerini ifade etti.




