Çekya, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi

Çekya hükümeti, 2016’da imzalanan ancak yürürlüğe konmayan İstanbul Sözleşmesi için 2023’te başlatılan onay sürecini iptal etti. Sözleşmede biyolojik cinsiyet yerine ‘toplumsal cinsiyet’ kavramının kullanılması nedeniyle bu kararın alındığı belirtildi

Çekya, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi
Çekya, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 19 Temmuz 2026 14:19

Uluslararası kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, Çekya’da bir kez daha siyasi tartışmaların odağı oldu.

Çekya basınına yansıyan bilgilere göre, mevcut hükümet, 2023 yılında yeniden başlatılan onay sürecini sonlandırma kararı aldı.

Çekya Senatosu da Ocak 2024’te yaptığı oylamada sözleşmenin onaylanmasını reddetmişti. Muhafazakar senatörlerin, metindeki bazı ifadelerin “geleneksel aile yapısına ve kültürel değerlere aykırı olduğu” iddiasıyla sözleşmeye karşı çıktığı biliniyor.

Çekya, sözleşmeyi 2016 yılında imzalamış olmasına rağmen parlamento onayı vermediği için belge ülkede hiçbir zaman hukuken yürürlüğe girmemişti. Son kararla birlikte, askıda bekleyen onay süreci resmi olarak sonlandırılmış oldu.

Tartışmaların odağı: ‘Toplumsal Cinsiyet’ kavramı

Hükümet yetkilileri ve sözleşme karşıtı siyasetçiler, kararın ana gerekçesinin metinde biyolojik cinsiyet kalıplarının ötesine geçen “toplumsal cinsiyet” kavramının yer alması olduğunu belirtti. Sözleşme, şiddetin temel kaynağı olarak toplumsal cinsiyet eşitsizliğini işaret ederken; karşıt görüşteki siyasi aktörler bu tanımın iç hukuka dahil edilmesini kabul etmediklerini ifade ediyor.

Yakın dönemde Letonya da benzer siyasi gerekçelerle sözleşmeye ilişkin mesafeli bir tutum sergileyeceğini duyurmuştu.

İstanbul Sözleşmesi’nin kronolojisi ve ülkelerin yaklaşımı

Kadınları ve ev içi şiddet mağdurlarını korumayı amaçlayan İstanbul Sözleşmesi, 2011 yılında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin İstanbul’daki toplantısında kabul edilmesinden bu yana ülkelerin farklı siyasi yaklaşımlarına sahne oluyor. Avrupa Birliği’nin 13 Haziran 2017’de kurumsal olarak imzaladığı sözleşmeye karşı, üye ve komşu ülkeler arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşanıyor.

Sözleşmenin ilk imzacısı olan Türkiye, 2021 yılında resmi olarak sözleşmeden çekildiğini duyurmuştu. Rusya ve Azerbaycan ise insan hakları örgütlerinin tüm çağrılarına rağmen sözleşmeyi en başından beri imzalamayı reddediyor.

Öte yandan Çekya, Slovakya, Litvanya, Macaristan, Ermenistan ve Bulgaristan gibi ülkeler sözleşmenin altına imza atmış olsalar da, içerdiği toplumsal cinsiyet eşitliği vurguları nedeniyle metni parlamentolarından geçirip yürürlüğe koymaktan kaçınıyor. Son olarak Çekya hükümetinin aldığı karar, bu ülkelerdeki onay süreçlerinin tamamen tıkanması yönündeki eğilimi bir kez daha gözler önüne seriyor.