Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, çözüm süreci kapsamında kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda Abdullah Öcalan’a görev verileceğini açıkladı.
Uçum, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun dört alt komisyonla çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.
Uçum, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne ilişkin değerlendirmesinde İmralı’daki konutun cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildiğini söyledi. Bu düzenlemenin Öcalan’ın süreçteki rolünü daha iyi yerine getirebilmesi amacıyla oluşturulduğunu belirten Uçum, bunun bir imtiyaz değil, görevin gerektirdiği çalışma ortamının sağlanması olduğunu ifade etti.
Dört alt komisyon oluşturuldu
Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un kabul edilmesinin ardından Takip ve Değerlendirme Kurulu oluşturuldu. Kurulun ilk toplantısında işleyiş ile sürece dahil olan devlet kurumlarının yürüteceği çalışmaların en üst düzeyde koordinasyonu ele alındı.
Kurul bünyesinde Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu oluşturuldu.
Uçum, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda Abdullah Öcalan’ın görev alacağını açıkladı.
Uçum: Öcalan’ın daha rahat ortamda çalışması gereklilik
İmralı’daki konutun cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildiğini belirten Uçum, bunun Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünü daha iyi icra edebilmesi için oluşturulmuş bir imkan olduğunu söyledi.
Nagehan Alçı Bahçeli’den aktardı: Öcalan İmralı’daki eve statü talebi nedeniyle geçmiyor
Uçum, Öcalan’la yürütülen sürecin diyalog temelinde ilerlediğini belirterek, “Örgütü kim kuruyorsa silahı kim kullandırdıysa fesh edecek de odur” ifadelerini kullandı.
Uçum, Öcalan’ın bir komisyonda görevlendirilmesinin devletin güvenlik politikası yerine diyalog sürecindeki muhatabın görevini yerine getirebilmesi açısından gerekli olduğunu belirtti. Uçum, bunun “sağlanan imtiyaz” değil, görevin gerektirdiği çalışma ortamının oluşturulması anlamına geldiğini söyledi.
“MGK kararı ekim veya kasım ayında çıkabilir”
Uçum, PKK üyeleri için altı aylık başvuru süresinin başlaması anlamına gelen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının ekim veya kasım ayında çıkabileceğini belirtti.
Sürecin ilerlediğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uçum, Irak Başbakanı’nın açıklamalarını ve Dışişleri Bakanı’nın Suriye ziyaretini işaret ederek pratik süreçlerin yürüdüğünü söyledi.
Uçum, “Kasım ayına MGK kararının yetiştirilmesi, teyit ilanı saha süreçlerine göre olacağına göre ilerleme var ki bu işin olabileceği yönünde değerlendirme var” dedi.
MGK kararı sürecin tespit ve teyit aşamasını oluşturuyor
MGK kararının, sürecin “tespit” ve “teyit” aşamasını oluşturması öngörülüyor.
İlk aşamada Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki kurulun, PKK ve örgüte bağlı oluşumların fiili varlığının sona erip ermediğini tespit etmesi ve silah ile mühimmatların teslim edilip edilmediğini incelemesi planlanıyor.
Kurulun hazırlayacağı rapor MGK’ye sunulacak. MGK, raporu değerlendirerek örgüt ve tüm bileşenlerinin dağıldığını tespit etmesi halinde karar alacak.
Söz konusu kararın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından PKK üyeleri için altı aylık başvuru süresinin başlaması öngörülüyor.
İnfaz ertelemesine ilişkin düzenleme
Düzenlemeye göre 5 yıl veya daha az hapis cezası alan hükümlülerin cezalarının infazının 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazının ise 10 yıl süreyle ertelenmesi öngörülüyor.
Erteleme süresi içinde “terör” suçlarından birinin işlenmesi halinde karar kaldırılacak ve soruşturma ile kovuşturma devam edecek.
Hükümlünün belirlenen süreyi yeni bir suç işlemeden tamamlaması halinde ise cezanın infaz edilmiş sayılması öngörülüyor.
Kanunda ayrıca 1 Haziran 2005 tarihinden önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet gerektirecek suçları işleyenler kapsam dışında tutuluyor.
Uçum’dan Selahattin Demirtaş açıklaması
Uçum, Kasım 2016’dan bu yana tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Demirtaş’ın başvurusunun önünde herhangi bir engel bulunmadığını belirten Uçum, dilekçenin ilgili mahkeme tarafından değerlendirileceğini söyledi.
Uçum, “Kişi bakımından, örgüt bakımından dosyası kapsama giriyor mu bu değerlendirilecektir. Kararı ilgili mahkeme verecektir” dedi.
Çerçeve yasa 467 oyla kabul edilmişti
Çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturması amacıyla hazırlanan 12 maddelik çerçeve yasa teklifi yaz aylarında TBMM’de görüşülmüş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi 467 oyla kabul edilmişti.
Yasanın kabul edilmesinin ardından kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirmiş ve kurulun işleyişi ile sürece dahil olan devlet kurumlarının çalışmalarının koordinasyonu ele alınmıştı.
Alt komisyonların görevleri
Oluşturulan alt komisyonların silahların teslimi ve sahadaki doğrulama mekanizmasına ilişkin çalışmalar yürütmesi bekleniyor.
Silahların nerede, hangi takvim doğrultusunda ve hangi yöntemle teslim edileceğinin takip edilmesi planlanıyor.
Adli işlemler için oluşturulan alt komisyonda Adalet Bakanlığı yetkilileri ile uygulamada görev alacak hakim ve savcıların katkı vermesi bekleniyor.
Bu yapıyla, teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarının hukuki statülerine göre sınıflandırılması hedefleniyor. İnfazın ertelenmesine ilişkin nihai kararı ise alt komisyon değil, infaz hakiminin vermesi öngörülüyor.
Öcalan 27 Şubat 2025’te çağrı yapmıştı
Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025’te “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nı açıklamıştı. Süreç, siyasetçilerin görüşmeleriyle devam etmiş, sonraki aşamada sürecin hukuki altyapısını oluşturması amacıyla hazırlanan çerçeve yasa TBMM’de kabul edilerek kanunlaşmıştı.
Erdoğan’ın yeniden adaylığı
Öte yandan Uçum, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 16 Nisan 2028’de yapılacağını ve Erdoğan’ın son kez aday olacağını söyledi.
Mehmet Uçum, 25 Haziran 2026 tarihinde yayımladığı yazısında da seçim tarihinin taşıdığı sembolik anlama dikkat çekerek, oylamanın 16 Nisan 2028’de gerçekleştirilebileceğini dile getirmişti. Uçum’un bu değerlendirmesi, son açıklamasıyla birlikte yeniden gündeme geldi.
Uçum’un “sembolik anlam” olarak atfettiği tarihin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne fiilen geçilen 16 Nisan 2017 Anayasa Referandumu olduğu düşünülüyor.
Gazeteci Sinan Burhan’ın aktardığına göre Erdoğan’ın başdanışmanı Uçum, Türkiye Basın Federasyonu’nda yaptığı açıklamada, genel seçimler için tarih verdi. Uçum, “Seçimlerin 16 Nisan 2028 yılında yapılmasını öngörüyorum. Bu tarih Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişimizin referandum tarihidir. Sembolik anlamı vardır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacaktır” ifadelerini kullandı.




