Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bir televizyon programında “kürsü dokunulmazlığı dışındaki dokunulmazlıkları doğru bulmadığına” yönelik açıklamaları ve Selahattin Demirtaş’a yönelik ifadelerine tepkiler sürüyor. 2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılması sürecinde CHP’nin “Evet” oyu vermesini ve sonrasındaki yargılamaları hatırlatan Sırrı Süreyya Önder’in kızı Ceren Önder Kandemir, sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu’na sert eleştiriler yöneltti.
‘Babam kürsü dışında okuduğu mektup yüzünden tutsak edildi’
Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlık sınırlandırmasına dair sözlerine atıfta bulunan Kandemir, babasının geçmişte maruz kaldığı hak ihlallerini şu sözlerle aktardı:
“Benim babam, sizin doğru bulmadığınız dokunulmazlığı kaldırılınca, görev gereği kürsü dışında okuduğu mektup yüzünden 60 yaşında tutsak edildi. Gençliğinin tam 8 yılını insanlık onurunu yok edecek işkencelerle geçirdikten sonra, yeniden mahkum oldu. Binbir çeşit yeni hastalık edindi Kandıra cezaevinde. Çok geçmeden daha da hastalandı ve öldü.”
‘Demirtaş ve terör kelimelerini yan yana kullanmaya utanmadınız’
Kılıçdaroğlu’nun programda Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında kullandığı ifadelere de değinen Kandemir, “Katıldığınız programda Selahattin Demirtaş ve terör kelimelerini arka arkaya kullanmaya hiç utanmadığınız için susamadım” ifadelerini kullandı.
‘İyi hatırlanmayacaksınız’
2016 yılındaki anayasa değişikliğiyle dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından çok sayıda siyasetçinin tutuklandığını ve bu sürecin ağır insani sonuçlar doğurduğunu belirten Kandemir, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:
“Dokunulmazlıkların kaldırılmasından bugüne dek tutsak edilmiş, ruhunda onarılmaz yaralar açılmış, çocuklarının büyüdüğünü görememiş, aile üyelerini toprağa vermiş ve cenazesine bile gidememiş herkesin ahı her gece ve gündüz, bu dünyada ve ahirette üzerinizdedir. İyi hatırlanmayacaksınız.”
Ceren Önder’in açıklamasının tamamı şöyle;
“Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorsunuz demek… Benim babam, sizin doğru bulmadığınız dokunulmazlığı kaldırılınca, görev gereği KÜRSÜ DIŞINDA okuduğu mektup yüzünden 60 yaşında tutsak edildi. Gençliğinin tam 8 yılını, aynı sizin gibi hiçbir aksiyonundan pişman olmayanların uygulattığı iğrenç, insanlık onurunu yok edecek işkencelerle geçirdikten sonra, daha sıçramadan derin bir uyku uyuyamazken yeniden mahkum oldu. Binbir çeşit yeni hastalık edindi Kandıra cezaevinde. Çok geçmeden daha da hastalandı ve öldü. Susmak istiyordum çünkü size laf atmak konforlu. Siz en basit olansınız, en kolay bölümsünüz. Katıldığınız programda Selahattin Demirtaş ve terör kelimelerini arka arkaya kullanmaya hiç utanmadığınız için susamadım. 78 yaşında birine bela okuyacak değilim fakat dokunulmazlıkların kaldırılmasından bugüne dek tutsak edilmiş, ruhunda onarılmaz yaralar açılmış, çocuklarının büyüdüğünü görememiş, aile üyelerini toprağa vermiş ve cenazesine bile gidememiş herkesin ahı her gece ve gündüz, bu dünyada ve ahirette üzerinizdedir. İyi hatırlanmayacaksınız.”
Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorsunuz demek… Benim babam, sizin doğru bulmadığınız dokunulmazlığı kaldırılınca, görev gereği KÜRSÜ DIŞINDA okuduğu mektup yüzünden 60 yaşında tutsak edildi. Gençliğinin tam 8 yılını, aynı sizin gibi hiçbir… https://t.co/8arDpjcfxc
— Ceren Önder Kandemir (@cerenonder_) June 21, 2026
Sırrı Sürreya Önder
DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından 3 Mayıs 2025’te tedavi gördüğü hastanede 62 yaşında yaşamını yitirdi. Sırrı Süreyya Önder gençlik yıllarını, 7 yıl boyunca, Mamak, Ulucanlar ve Haymana cezaevlerinde geçirdi. Sırrı Süreyya Önder, dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından Diyarbakır Newrozu’nda Abdullah Öcalan’ın mesajını milyonlara okuduğu için “örgüt propagandası” suçlamasıyla yargılandı ve 3 yıl 6 ay hapis cezası aldı. 2018 yılında tutuklandı. Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğü ihlali kararı sonrası 2019’da tahliye edildi.TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in de yargılandığı Kobani davasında Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, Önder’in milletvekili dokunulmazlığı olduğu gerekçesiyle yargılamanın durdurulması talebini reddetti.
O dönem DEM Parti’nin İstanbul Milletvekili ve aynı zamanda TBMM Başkanvekili olan Önder, daha önce de Meclis’te yurtdışına çıkış yasaklarını gündeme geliyordru. Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, 16 Ekim 2023’te Genel Kurul konuşmasında Gazze’de yaşananlar nedeniyle milli yas ilan edilmesini isteyerek, TBMM’de bir heyet oluşturulmasını ve bu heyetin Türkiye adına bölgeye gitmesini önermişti. Bunun üzerine Önder, Şahin’e cevabıyla DEM Partili milletvekillerinin yurtdışına çıkış yasakları gündeme getirmişti:
“Gitmeyi çok isterim gerçekten, bütün kalbimle. O acıları yerinde görmek, onlara ses olmak ama yurtdışı yasağım var. Benimkini mahkeme koydu, Meclis ‘Mahkemenin iradesine biz karışamayız’ diyebilir fakat grubumuzun 15 milletvekili İçişleri Bakanlığı’ndaki bir bürokratın imzasıyla, hakkında hiçbir mahkeme kararı olmaksızın bu seyahate katılamayacak. Onların pasaportlarında tahdit var, sadece kendilerinin değil, çocuklarının, eşlerinin, birinci derece yakınlarının da pasaportlarında tahdit var. Bir bürokrat, kendini yargının da üzerinde konuşlandırarak buradaki vekilin seyahat özgürlüğünü kısıtlayabiliyor. Benimkini mahkeme koymuş, yargılamanın durması, vekil dokunulmazlığı vs. bu tartışmalara girmeyeceğim. Bunun bütün Meclis’in sorunu olması gerektiğini düşünüyorum, hissiyatımı paylaşmak istedim. Özellikle böylesi günlerde bunun absürtlüğü daha da fazla görünür oluyor.”
Kılıçdaroğlu ne demişti?
Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına oy verdiğiniz için pişman mısınız?’ sorusuna Kılıçdaroğlu şu yanıtı vermişti: “Hayır. Selahattin bey tutuklandı mı evet, siyasi tutuklu mu evet, yanlış mı evet. Siyasi düşünceleri dolayısıyla… Düşünceleri dolayısıyla bir insanın tutuklanmasına her zaman karşı çıktım. Benim de şu an dokunulmazlığım yok, mahkum da oldum, dokunulmazlığım yok.” Bu sözler sosyal medyada çok tepki çekmişti. Kemal Kılıçdaroğlu ikinci açıklama yapmak zorunda kalmıştı.Kemal Kılıçdaroğlu, 2016 yılında milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik anayasa değişikliğine ilişkin tartışmalarla ilgili “İktidarın kurduğu siyasi tuzağı bozma hamlesiydi. Ama iktidar, milletvekillerini apar topar tutukladı” demişti.
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan “pişman değilim” açıklamasına savunma geldi
Dokunulmazlıklar nasıl kaldırılmıştı?
Dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, 17 Mart 2016’da muhalefete şu çağrıyı yaptı: “Gelin dokunulmazlıkları hep beraber kaldıralım. Şu anda Meclis’te dosya olarak bekleyen 506 dokunulmazlık fezlekesi var, hepsini birden kaldıralım. AK Parti’nin çekinecek hiçbir dosyası yoktur. Hiç çekinmiyoruz.”
Dönemin CHP genel başkan yardımcısı Bülent Tezcan çağrıya aynı gün destek vererek “Kürsü dokunulmazlığı hariç bütün dokunulmazlıklar kaldırılsın” dedi.
MHP de teklife destek verdiğini açıkladı.
Dönemin AK Parti grup başkan vekili Naci Bostancı ve AKP genel başkan yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, dokunulmazlıklara ilişkin anayasa değişikliği tekliflerini CHP’ye iletti.
Dönemin CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, teklife “Evet” oyu vereceklerini CNN Türk yayınında şu sözlerle açıkladı: “Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen ‘Evet’ diyeceğiz.”
12 Nisan 2016’da AK Parti hakkında dosya bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.
Teklif, 3 Mayıs 2016’da TBMM Anayasa Komisyonu’ndan, 17 ve 20 Mayıs 2016’da 376 oyla Meclis Genel Kurulu’ndan geçti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 7 Haziran 2016’da kanunu onayladı, karar bir gün sonra da Resmi Gazete’de yayınlandı.
4 Kasım 2016’da aralarında eski HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın olduğu çok sayıda HDP’li siyasetçi gözaltına alınarak tutuklandı.



