Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklulara yönelik hak ihlalleri ve baskı iddiaları yeniden gündeme geldi.
Cezaevine yeni atanan ikinci müdürün uygulamalarıyla baskıların yoğunlaştığı belirtilirken, en dikkat çeken olay hasta tutuklu Hayati Deniz Kaytan’ın yaşadıkları oldu. Kaytan’ın elindeki doku kaybı nedeniyle doktor raporuyla kullanmak zorunda olduğu eldivenlere, yeni müdür tarafından el konuldu.
Kaytan’ın avukatı Alişan Şahin, cezaevinde artan baskılara dikkat çekerek, yeni yönetimin tutukluların kışlık giysilerinin yanı sıra sağlık için elzem olan eşyalara da müdahale ettiğini belirtti.
Şahin, “Hayati’nin elindeki doku kaybı nedeniyle raporu da sabit. O eldiveni kışın kullanmak zorunda. Ancak Erzurum’dan nakille yeni gelen bir ikinci müdür, Hayati’ye ‘Senin o raporun bu cezaevinde sökmez. Ben o raporu tanımam’ diyerek Hayati için elzem olan o eldivene de el koymak suretiyle işkence yapmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
‘Doku nakli mücadelesi 3 yıldır sürüyor’
Kaytan’ın el ve ayaklarına doku nakli yapılması gerektiğini ancak bu mücadelenin üç yıldır sürdüğünü kaydeden Şahin, “İzzet Baysal Tıp Fakültesi Hastanesi ve cezaevi müdürü el birliği ile, Hayati için ‘Cezaevinde tek başına kalabilir’ şeklinde bir rapor uydurdular. Bir sene içerisinde üç kez değişti bu rapor. İtirazlarımızla, haykırışlarımızla en son birkaç ay önce tekrar Hayati’ye ‘Cezaevinde tek başına kalamaz’ raporu verdiler” diye konuştu.
26 tutuklunun tahliyesi engelleniyor
Bolu Cezaevi’nde tahliye engellemeleri ve infaz yakmaların da devam ettiğini aktaran Şahin, aralarında infazlarının 34. yılında olanların da bulunduğu 13 tutuklunun tahliyesinin İdare ve Gözlem Kurulu’nun keyfi gerekçeleriyle engellendiğini kaydetti. Diğer 13 tutuklunun ise disiplin cezalarına itiraz sonucu bu kararların kaldırılmasına rağmen infazlarının yakıldığını belirtti. Şahin, “Barış ve umut rüzgârları maalesef Bolu hapishanesine gelmedi, yanından bile geçmedi” dedi.
‘Adalet Bakanlığı bu durumdan haberdar’
Yapılan şikâyetler ve dilekçeler ile Adalet Bakanlığı’nın bu durumdan haberdar olduğuna işaret eden Şahin, buna rağmen cezaevindeki uygulamaların sürdüğünü dile getirdi. Kürt meselesinin çözümü için yürütülen sürece rağmen tutuklulara yönelik baskıların devam ettiğine dikkat çeken Şahin, “Bir yandan barıştan, umuttan söz ediyoruz. Diğer yandan Bolu Cezaevi’ne hiç uğramayan bu barışın, umudun yansımaları yerine psikolojik işkencelerden bahsediyoruz” dedi. Şahin, baskıcı uygulamaları sürdüren yöneticilerin görevde tutulmaması ve hukuki yaptırımların bir an önce uygulanması çağrısında bulundu. (MA)




