• Ana Sayfa
  • Manşet
  • CHP’de Özgür Özel yönetimi Parti Meclisi’nden istifa etti

CHP’de Özgür Özel yönetimi Parti Meclisi’nden istifa etti

Kararın 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi için alındığı öğrenildi.

CHP’de Özgür Özel yönetimi Parti Meclisi’nden istifa etti
CHP’de Özgür Özel yönetimi Parti Meclisi’nden istifa etti
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 11 Haziran 2026 10:50
  • Güncellenme: 11 Haziran 2026 15:25

Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Parti Meclisi (PM) ekibi, PM’den istifa etme kararı aldı. Kararın 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi için alındığı öğrenildi.

Mahkeme kararıyla atanan CHP yönetimi, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında Parti Meclisi’ni topluyor. 9 isme yönelik ihraç kararının ardından Parti Meclisi’nde dengenin Kılıçdaroğlu lehine oluştuğu belirtiliyor.

Alınan kararla CHP’de “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti.

Islak imzalı dilekçelerini CHP Genel Merkezi’ne ileten 28 isim şöyle:

Sevgi Kılıç, Selin Sayek Böke, Erbil Aydınlık, Ednan Arslan, Zeynel Emre, Yunus Emre, Gökçe Gökçen, Özgür Karabat, Ulaş Karasu, Aylin Nazlıaka, Hakkı Süha Okay, Sezgin Tanrıkulu, Gamze Taşcıer, Yüksel Taşkın, Bülent Tezcan, Seyit Torun, Pınar Uzun Okakın, Aylin Yaman, Emre Yılmaz, Gökhan Zeybek, Hüseyin Yaşar, Ayşe Eser Danışoğlu, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Fethi Açıkel, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Aysu Bankoğlu ve Yaşar Seyman.

Toplantıya katılım sağlayan Seyman’ın istifasını toplantının ardından ileteceği öğrenildi.

Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu.

Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunlu.

CHP Tüzüğü’nde yer alan Madde 24/3’e göre “Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”

Zeynel Emre: ‘Kurultayın toplanmaması suçtur’ 

Kararın ardından Özgür Özel yönetiminin Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Meclis’te basın açıklaması yaptı.

Zeynel Emre CHP’nin kurumsal kimliğine yönelik ‘Saray odaklı bir kesim’ tarafından mutlak butlan kararı verildiğine dikkat çekti.

Bunun siyasi tarihin en büyük krizlerinden biri olduğuna vurgu yapan Zeynel Emre, Parti Meclisi’ndeki istifalara giden süreç hakkında şunları söyledi:

“Biz bu karardan sonra gerçekten çok iyi niyetli bir şekilde partimizi bu krizden nasıl çıkarabileceğimizi düşündük. Bugün gerçekleşecek parti meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. ‘Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve oraya milyonlarca CHP’linin üzüntüsünü, karamsarlığını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım’ diye düşündük. Ancak dün 9 arkadaşımızın yetkisiz şekilde disiplin kuruluna sevk edildiği açıklandı.

Ben dün de belirtmiştim ‘biz istersek istifalarla parti meclisini düşürürüz’. Bizim tüzüğümüzün 24. maddesini 3. fıkrası der ki; PM 3’te 2’nin altına düştüğü zaman düşer ve yeniden kurultay kararı alınır. Biz de 17 kişinin istifasını aldık. 10 kişiye yakın arkadaşımız da şu an da toplantıya gidiyorlar.

Bu noktadan sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir karar alamazlar. O nedenle bir kez daha sesleniyoruz. Bu yanlıştan dönün çünkü bugün Türkiye’de demokrasi mücadelesi veren herkesin 3 tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi CHP öncülüğündeki ‘toplumsal muhalefettir’ bu büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. İkincisi az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. Üçüncüsü de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden STK’lardır. Biz tamamen totaliter bir rejime geçmediysek bu üç madde sayesindedir. Buradan bu ifade ettiğimiz gerçekler karşısında Yargıtay’a da son bir kez sesleniyoruz. Bir an evvel bu dosyayla alakalı karar verin.”

Aylin Nazlıaka: Biz makamlara değil demokrasiye sahip çıkanlarız

Bazı isimler istifasının fotoğrafını sosyal medya hesaplarından paylaştı. Aylin  Nazlıaka, şunları kaydetti:

“Bugün 28 arkadaşımla birlikte PM üyeliğinden istifa ettim. Bu karar benim için bir yönüyle çok zor, diğer yönüyle ise bir zorunluluktu. Zordu çünkü 38’inci Kurultay’da hiçbir listede yer almadan kurultay delegelerimizin özgür iradesi ve serpme oylarıyla PM’ye seçilmiştim. Bu nedenle bu görevi, bana güvenen örgütümüzün emaneti olarak gördüm. Zorunluluktu çünkü parti içi hukuku, örgüt iradesini ve demokrasiyi yok sayan bir anlayışın parçası olmayı kabul etmem mümkün değildi. Yargıyı siyasetin aparatı haline getiren AKP iktidarına bugüne kadar hiç boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz. CHP’nin iradesini örgütün, üyelerin ve halkın vicdanında aramaya devam edeceğiz. Biz makamlara değil demokrasiye, hukuka ve örgüt iradesine sahip çıkanlarız. Meşruiyetini üyelerinden ve halktan alanlarla birlikte tarihin doğru tarafında duranlarız. İktidar yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürecek, CHP’yi yeniden halkın umudu, halkın gücü ve halkın partisi yapacağız. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

Uzun Okakın: Tarihin doğru tarafında duruyorum

Uzun Okakın ise istifasını şu sözlerle paylaştı:

“Tarihin doğru tarafında duruyorum. Dünden bugüne büyük bir onurla yürüttüğüm PM üyeliği görevimden istifa ediyorum. Partimin evladıyım. 15 yaşında kapısından girdim, 20 yıl boyunca tozunu soludum, ruhuyla büyüdüm. Gençlik örgütü başkanlığı da yaptım, seçim sistemini yöneten genel başkan yardımcılığı da. Pankartını yazdım, vincine çıktım, bilişim sistemlerini yönettim, seçim simülasyonlarını kurdum. Bu görevlere yürürken karşıma çıkan engellere direndim, boyun eğmedim. Dik durdum ama insan kırmadım. Kaygım yok, korkum yok. Ben sadece partimin evladıyım. Bu göreve aday olurken örgütün vicdanını, kadınların cesaretini ve gençlerin davasını temsil etme sözümün sonucu budur: Kurultay, kurultay, kurultay. Günlerdir partimizin mücadelesinin, halkın gerçek sorunlarının ve ülkenin geleceğinin önüne geçirilen tek gündem bu. Oysa CHP’nin gücü kişilerden değil, örgütün iradesinden ve halkın umudundan gelir. Bugün bir görevden ayrılıyorum ama inançlarımdan, mücadelemden ve partime olan bağlılığımdan ayrılmıyorum. Dün olduğu gibi yarın da CHP’nin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğim. Makamlar gelip geçer. Aslolan vicdandır, emektir, mücadeledir. Ve ben tarihin doğru tarafında durmaya devam edeceğim.”