• Ana Sayfa
  • Manşet
  • CHP’li delegelerden kurultay talebi: Toplanan imzalar Kılıçdaroğlu yönetimine teslim edildi

CHP’li delegelerden kurultay talebi: Toplanan imzalar Kılıçdaroğlu yönetimine teslim edildi

Mutlak butlan kararıyla bir önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tekrar partinin başına atanmasının ardından olağanüstü kurultay talep eden CHP’li delegeler, topladıkları imzaları CHP Genel Merkezi’ne teslim etti.

CHP’li delegelerden kurultay talebi: Toplanan imzalar Kılıçdaroğlu yönetimine teslim edildi
CHP’li delegelerden kurultay talebi: Toplanan imzalar Kılıçdaroğlu yönetimine teslim edildi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Haziran 2026 12:31
  • Güncellenme: 17 Haziran 2026 15:32

CHP’de Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için toplanan 900’den fazla delege imzasını, mutlak butlanla Genel Başkanlığa getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’na iletti. Yaklaşık 833 delegenin noter onaylı imzasının yanında, haklarında tedbir kararı olduğu için kurultay taleplerini onay olmadan ayrı ileten 170 istanbul il delegesinin imzası bulunuyor.

CHP’de 38. Olağan Kurultay hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim krizinde yeni bir aşamaya geçildi.

Partinin yeniden olağanüstü kurultaya gitmesini isteyen delegeler tarafından toplanan imzalar, CHP Genel Merkezi’ne sunuldu.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve il başkanları, 1 Haziran’dan itibaren noter aracılığıyla 900’den fazla delegeden toplanan ıslak imzalı olağanüstü kurultay talebini Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP Genel Merkezi’ne teslim etti.

İmzaların teslim edilmesinin ardından CHP İl Başkanları adına Genel Merkez binası önünde basın açıklaması yapan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, şunları söyledi:

“21 Mayıs tarihinde siyasi bir talimat sonucunda verilen ‘mutlak butlan’ kararı, ülkemizin siyasi tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Butlan kararı, partimizin iktidar yürüyüşünü durdurmayı hedefleyen siyasi bir müdahale olduğu gibi aynı zamanda tüm yurttaşların seçme ve seçilme hakkını hedef almış, çok partili demokrasinin ve anayasal düzenin temellerini sarsmıştır. Hedef sandıktır, hedef milli iradedir, hedef demokrasi kazanımlarıdır.

Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü ve üyelerini temsil eden İl Başkanları olarak, bu kara lekeyi ortadan kaldırmak için, sarsılmaz bir bütünlük içerisinde, ülkemize ve milletimize karşı olan sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Bizim hikayemiz, saray odalarında ya da kapalı kapılar ardında ya da mahkeme koridorlarında yazılmamıştır. Bu partinin temelinde, ilk kurultayımız kabul ettiğimiz Sivas Kongresi’nin bağımsızlık ateşi, ulusal onuru ve işgale boyun eğmeyen iradesi vardır. Saray tarafından kurgulanmış bu karanlık oyunu bozmanın yegane yolu, zaman kaybetmeksizin Kurultayımızın bir an önce toplanmasıdır. Bu bağlamda 81 ilden gelen 74 il başkanımız ve diğer illerden gelen temsilcilerimizle birlikte 81 il örgütü iradesiyle topladığımız imzaları muhataplarına teslim etmiş bulunuyoruz.”

‘Kurultay delegemizin imzalarını teslim ettik’ 

Talat Yalaz, toplam 833 kurultay delegesinin ıslak imzalı tutanağının yanı sıra 170 İstanbul kurultay delegesinin, kurultay isteyen imzalı irade beyanlarıyla birlikte toplam binin üzerinde kurultay delegesinin imzasını teslim ettiklerini söyledi.

Yalaz, “2023 Kasım Kurultayı’nın ilk turunda Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’e 682 oy verildiğini özellikle vurgulamak isteriz. Bu imzaları yalnızca Kurultay delegelerimiz, örgütlerimiz ve üyelerimiz adına değil, hangi görüşten olursa olsun partimize yönelik bu siyasi müdahalenin karşısında duran on milyonlarca yurttaşımız adına teslim ediyoruz” diye konuştu.

Birileri tarafından, “mahkeme ve tedbir kararının olağanüstü kurultay yapılmasına engel olduğuna” ilişkin iddiaların hukuken gerçeği yansıtmadığını belirten Yalaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin 32 kamu hukuku hocasının imzası ile bu hocalar, profesörler, doçentler, kanunun yapım aşamasında komisyonda yer alan hukukçu hocalarımız, hukuki mülahazalarda görüş ve bilgisine başvurulan kıymetli akademisyenlerimizin içinde bulunduğu 32 kamu hukuku hocasının yayınladıkları mütaalayı da genel merkezde bulunan muhataplarına teslim ettik. Bu hukuki mütalaada, Türkiye’nin bütün hukukçuları, açıkça tedbir kararının olağanüstü kurultay yapılmasına engel teşkil etmediğini, hatta ve hatta tedbirin kurultay yapılmasını ivedi ve zorunlu kıldığını göstermektedir.

Yaşananlar parti içi bir mesele değildir. Mesele, Erdoğan ve millet arasındadır. Saray iktidarı, siyasi yargı yoluyla partimize hukuk dışı bir müdahalede bulunmuştur. Amaç Cumhuriyet Halk Partisi’nin teslim alınmasıdır. Amaç CHP’yi majestelerin muhalefeti yapmaktır. Partimiz, tarihi boyunca askeri ve siyasi darbelerle hedef alınmış, mal varlıklarına el konulmuş ve hatta kapatılmıştır. Cumhuriyet Halk Partimiz, örgütünden ve milletten aldığı güçle, her türlü anti-demokratik müdahaleyi püskürtmeyi dün başarmıştır, bugün de partimiz ve milletimiz darbeye teslim olmayacaktır.”

‘Türkiye’yi kimin yöneteceğine millet karar verir’ 

Yapılması gerekenin, hızlıca Olağanüstü Kurultay sürecinin başlatılması olduğunu belirten Yalaz, şunları kaydetti:

“Kurultayımızın 25 Temmuz 2026 tarihine kadar toplanmaması durumunda, 103 yaşına yaklaşan partimizin tarihinde ilk kez, seçime girme yeterliliğini kaybetme riski söz konusudur. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten devraldığımız şiar, bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’ Türkiye’yi kimin yöneteceğine millet karar verecektir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, üyeleri ve örgütü karar verir.”

‘Genel Başkanımız Özgür Özel, cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu’dur’

“Bizler 2 milyon Cumhuriyet Halk Partili’yi ve demokrasiden taraf on milyonlarca yurttaşımızı temsilen irademizi burada bir kez daha ilan ediyoruz, Genel Başkanımız, Kurultayımız tarafından 4 kez seçilen Sayın Özgür Özel’dir, Cumhurbaşkanı adayımız, 15,5 milyon yurttaşımızın imzasıyla aday olan Sayın Ekrem İmamoğlu’dur. Partimiz, baba ocağımız, Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Pusulamız millettir, milletin sözü bellidir, önce Kurultay, sonra iktidar.”

Yalaz, açıklamasının ardından bir gazetecinin, “Olağanüstü kurultay toplanmazsa ne yapacaksınız?” sorusuna, “Bu imzalar bizlerin de gözü önünde tek tek incelendi. İlgili noter tutanakları, noter imzaları tek tek kontrol edildi ve teslim edildiğine dair tutanak altına alındı. Makul sürede kurultayın yapılmasını bekliyoruz. Belirlediğimiz makul süre 10 gündür. 10 gün içinde kurultay kararı verilmezse, gereken başvurularda bulunacağız” yanıtını verdi.

Açıklamanın sonunda il başkanları, CHP Genel Merkezi önünde, “Direne direne kazanacağız” ve “Kurultay, kurultay” sloganları attı.

CHP tüzüğüne göre delegelerin salt çoğunluğunun imzalı talebi üzerine genel başkanın 45 gün içinde partiyi olağanüstü kurultaya götürmesi gerekiyor.

Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi, istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı nedeniyle, delegelerin iradesinin sakatlandığını, bu nedenle de olağanüstü kurultayın yapılamayacağını savunuyor.

Süreç nasıl işleyecek?

BBC Türkçe’de yer alan haberde, Özel’in yakın kurmaylarının verdiği bilgiye göre Kılıçdaroğlu, tüzükte öngörülen bir haftalık süre içinde olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermek zorunda.

Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda, Özel yönetimi sulh hukuk mahkemesine başvuracak.

Aynı kaynaklara göre mahkemenin bu başvuruyu 15 gün içinde karara bağlaması gerekiyor.

Mahkemenin bu talebi reddetmesi ihtimali bulunurken başvurunun kabul edilmesi halinde, partiyi olağanüstü kurultaya götürmek üzere bir çağrı heyeti atanması mümkün.