Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1101’inci hafta açıklamasında 32 yıl önce Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitiren Mehmet Şerif Avşar’ın dosyasını gündeme taşıdı. Açıklamada, Türkiye’nin yakın tarihinin ağır insan hakları ihlallerinin cezasız bırakıldığı bir dönemle anıldığı vurgulandı.
Açıklamada, zorla kaybetmeler ve siyasi cinayetlerin arkasındaki yapıların bugüne kadar gerçek anlamda araştırılmadığı belirtilerek, açılan sınırlı sayıdaki davada adaletin sağlanamadığı ifade edildi. Yargılamaların çoğunlukla beraat ya da alt rütbeli görevlilere verilen sınırlı cezalarla sonuçlandığı, bu nedenle hakikatin ortaya çıkarılamadığı kaydedildi.

Mehmet Şerif Avşar’ın da bu cezasızlık zincirinin bir parçası olduğu belirtilen açıklamada, Avşar’ın 1994 yılında Diyarbakır’da, Yenişehir’deki işyerinden sivil giyimli kişiler tarafından “ifadesi var” denilerek götürüldüğü hatırlatıldı.
Ailesinin kimlik sorması üzerine, kendisini JİTEM’de görevli olarak tanıtan bir kişinin askeri kimlik gösterdiği ve “ifadesini alıp bırakacağız” dediği aktarıldı. Ailenin itirazına rağmen silah tehdidiyle Avşar’ın götürüldüğü, tanıkların gözü önünde bir araca bindirildiği ifade edildi.
Kardeşlerinin takip ettiği Avşar’ın Diyarbakır’da JİTEM merkezi olarak bilinen Saraykapı Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğü belirtilen açıklamada, ailenin yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığı kaydedildi.
İki hafta sonra Avşar’ın ağır işkence izleri taşıyan cansız bedeninin Lice yolunda metruk bir binada bulunduğu hatırlatıldı.
Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına göre Avşar’ın jandarmaya ait bir araçla gözaltına alındığı, sorgulandığı ve öldürüldüğü belirtildi. Ancak yargılama sürecinin olayın örgütlü ve sistematik yönünü ortaya çıkarmadığı ifade edildi.
Yargılama sonucunda bazı sanıklara hapis cezaları verildiği, ancak bu cezaların gerçek sorumluluğu ortaya çıkarmaya yetmediği vurgulandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de Türkiye’yi etkili soruşturma yürütmediği ve yaşam hakkını koruyamadığı gerekçesiyle mahkûm ettiği hatırlatıldı.
Açıklamada, aradan geçen 32 yıla rağmen Avşar’ın yaşam hakkının neden korunamadığı, gözaltına alanların kimlerden emir aldığı ve olayın arkasındaki yapıların neden açığa çıkarılmadığı soruları yinelendi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları, Mehmet Şerif Avşar için adalet talebini sürdüreceklerini belirterek, sorumluların yargılanması ve hakikatin ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.




