• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Cumartesi Anneleri’nden Cemil Kırbayır çağrısı: ‘Zaman aşımı cezasızlığın aracına dönüşmemeli’

Cumartesi Anneleri’nden Cemil Kırbayır çağrısı: ‘Zaman aşımı cezasızlığın aracına dönüşmemeli’

Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybettirilen Cemil Kırbayır’ın akıbetinin ortaya çıkarılması ve sorumluların yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir kez daha bir araya geldi. Eylemin 1121’inci haftasında konuşan kayıp yakını İkbal Eren, Kırbayır dosyasında etkin soruşturma yürütülmediğini belirterek, zaman aşımı kararının soruşturmanın önünü kestiğini söyledi.

Cumartesi Anneleri’nden Cemil Kırbayır çağrısı: ‘Zaman aşımı cezasızlığın aracına dönüşmemeli’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 19 Eylül 2026 14:31

Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybettirilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 1121’incisini her hafta olduğu gibi İstanbul Beyoğlu’ndaki Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi.

Bu haftaki eylemde, 13 Eylül 1980’de Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Okçu köyündeki evinden gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan 26 yaşındaki Kars Eğitim Enstitüsü öğrencisi Cemil Kırbayır’ın akıbeti soruldu.

Eyleme katılanlar, gözaltında kaybettirilen ve yaşamını yitiren kişilerin fotoğrafları ile karanfiller taşıdı.

“Zaman aşımı devletin soruşturma yükümlülüğünü örtemez”

Kayıp yakını İkbal Eren, devletin Cemil Kırbayır dosyasında etkin bir soruşturma yürütmediğini belirtti. Eren, bir kişinin gözaltında kaybedilmesi durumunda devletin görevinin akıbeti ortaya çıkarmak, gerçeği araştırmak, sorumluları belirlemek ve adaletin önünü açmak olduğunu söyledi.

Eren, etkin soruşturmaların yürütülmemesi, tanıkların dinlenmemesi ve delillerin toplanmaması sonrasında dosyaların “zaman aşımı doldu” gerekçesiyle kapatılmasının, zaman aşımının devletin yıllarca yerine getirmediği soruşturma yükümlülüğünü örten bir kalkan haline gelmesine yol açtığını ifade etti.

Cemil Kırbayır’ın 13 Eylül 1980’de güvenlik güçleri tarafından Okçu köyündeki evinden gözaltına alındığını aktaran Eren, Kırbayır’ın önce Göle’deki 247’nci Piyade Alayı’na götürüldüğünü ve burada yaklaşık bir hafta tutulduğunu belirtti.

Kırbayır’ın daha sonra Kars Emniyet Müdürlüğü’ne, ardından gözetim evi olarak kullanılan Kars Eğitim Enstitüsü’ne sevk edildiğini söyleyen Eren, ailesinin bu süreçte onu görebilmek ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek için söz konusu merkezlere gidip geldiğini aktardı.

Eren, ailenin 8 Ekim’den sonra Kırbayır’ın tutulduğu yerlere yaptığı başvurularda “Oğlunuz firar etti, bir daha onu sormaya gelmeyin” yanıtını aldığını ve o tarihten sonra Cemil Kırbayır’dan bir daha haber alınamadığını söyledi.

Baba İsmail Kırbayır ve Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) yaptığı suç duyurularının sonuçsuz bırakıldığını belirten Eren, Kırbayır ailesinin ise Cemil Kırbayır’ı aramaktan vazgeçmediğini ifade etti.

Meclis Komisyonu: Gözaltında işkence sonucu yaşamını yitirdi

İkbal Eren, Cemil Kırbayır’ın annesi Berfo Kırbayır’ın oğlunun akıbetini öğrenmek için yıllarca mücadele ettiğini hatırlattı.

Berfo Kırbayır’ın 5 Şubat 2011’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dolmabahçe Sarayı’nda görüştüğünü aktaran Eren, 103 yaşındaki Berfo Kırbayır’ın bu görüşmede “Ben ölmeden oğlumu bul” talebini dile getirdiğini söyledi.

Görüşmenin ardından Meclis Araştırma Komisyonu kurulduğunu belirten Eren, komisyonun döneme ilişkin belgelere ulaştığını, Cemil Kırbayır’ı sorguda gören tanıklarla ve sorgulamayı gerçekleştiren emniyet ile MİT mensuplarıyla görüştüğünü aktardı.

Komisyonun 350 sayfalık rapor hazırladığını belirten Eren, raporda Cemil Kırbayır’ın gözaltında işkence sonucu yaşamını yitirdiğinin ve bedeninin ölümüne neden olan kamu görevlilerince ortadan kaldırıldığının tespit edildiğini söyledi.

Eren, böylece Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybedildiğinin Meclis Araştırma Komisyonu tarafından ortaya konulduğunu ve komisyonun Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmasının ardından dosyanın yeniden açıldığını aktardı.

Ancak Eren, hakikate ve adalete ulaşma umudunun yeniden doğduğu bu süreçte dosyanın bir kez daha zaman aşımı süreciyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Kırbayır dosyasında zaman aşımı kararı

Eren, Adalet Bakanlığı’nın 25 Şubat 2020’de Yargıtay’a başvurarak dosyada zaman aşımı bakımından “kanun yararına bozma” kararı verilmesini talep ettiğini belirtti.

Yargıtay 8’inci Ceza Dairesi’nin bu talebi kabul ettiğini aktaran Eren, böylece Cemil Kırbayır’ın kaybedilmesine ilişkin ceza soruşturmasının zaman aşımı gerekçesiyle önünün kesildiğini söyledi.

Eren, “Cemil Kırbayır’ın dosyasında yaşananlar bize bir kez daha gösterdi ki etkin soruşturma yapılmadığında, zaman aşımı adaletin önünü keserek cezasızlığın aracına dönüşüyor” dedi.

Gözaltında kaybetme suçunda zamanaşımı işletilemeyeceğini belirten Eren, devletin etkin soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmeden yıllarca dosyaları sürüncemede bırakmasının ve ardından zaman aşımı gerekçesiyle soruşturma ve kovuşturmaları kapatmasının yalnızca usul sorunu olmadığını söyledi.

Eren, Cemil Kırbayır’ın akıbeti açıklanana ve onu gözaltında kaybedenler yargılanana kadar mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.

Eren Keskin: Zaman aşımı örtbas aracı olarak kullanılıyor

Ardından söz alan Kırbayır ailesinin avukatlarından Eren Keskin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Birleşmiş Milletler (BM) Gözaltında Kayıplara Karşı Sözleşmesi’ni imzalamadığını belirtti.

Keskin, sözleşmenin imzalanması halinde zaman aşımı uygulamasının ortadan kalkacağını belirterek, devletin zaman aşımını “örtbas aracı” olarak kullandığını ve bu yolla faili bulunabilecek cinayetlerin üzerinin kapatıldığını söyledi.

Mikail Kırbayır: Annem “Oğlumu istiyorum” dedi

Cemil Kırbayır’ın kardeşi Mikail Kırbayır da eylemde yaptığı konuşmada, gözaltında kaybedilen kişilerin ailelerinin yaşadığı travmalara dikkat çekti.

Kardeşinin gözaltında kaybedildiğini belirten Mikail Kırbayır, o dönemde komutana Cemil Kırbayır’ın 13 Eylül’de gözaltına alındığına ilişkin duyum aldığını söylediğini, komutanın ise kardeşi için “Senin kardeşin anarşisttir” yanıtını verdiğini aktardı.

Mikail Kırbayır, Kars’ta mücadele yürüttüğü dönemde kaymakam tarafından çağrıldığını ve kendisine sürgün edildiğinin, bundan sonraki hayatını Karaman’da sürdüreceğinin söylendiğini belirtti.

Bu süreçte babasını ve bir kardeşini kaybettiğini aktaran Mikail Kırbayır, annesi Berfo Kırbayır’ın ise “Oğlumu istiyorum, bulun” diyerek Cemil Kırbayır’ın akıbetini sormaya devam ettiğini söyledi.

Dönemin başbakanıyla görüşme gerçekleştirildiğini belirten Mikail Kırbayır, bu görüşmeden de sonuç alınmadığını ifade etti.

Cumartesi Anneleri/İnsanları, Cemil Kırbayır’ın akıbetinin ortaya çıkarılması ve sorumluların yargılanması talebiyle eylemlerini sürdürme mesajı verdi.