Cumhur İttifakı ortakları AK Parti ile MHP tarafından, şehit aileleri ve gazilerin özlük hakları ile ilgili düzenlemeler getiren, sosyal ve ekonomik haklar sağlayan, yürürlük dahil toplam 9 maddelik “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” TBMM Başkanlığı’na sunuldu.
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ile MHP Grup Başkanvekilleri Erkan Akçay ve Filiz Kılıç ve her iki partinin milletvekillerinin imzasının yer aldığı teklif, çarşamba günü saat 18.00’de Milli Savunma Komisyonu’nda ele alınacak.
Teklife göre, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 72’nci maddesinde yapılan düzenlemeyle, kapsama ilişkin sınırlamalar kaldırılacak ve kategorik bir ayrıma gitmeksizin tüm vazife malullerinden hayatını kaybedenlerin ana ve babalarına bağlanacak toplam aylık tutarının bir aylık asgari ücretin net tutarından az olmaması yasal güvenceye kavuşturulacak.
Bakıma muhtaç gazi ve malullere ek ödeme artıyor
5434 sayılı Kanun’un ek 77 nci maddesinde yapılan değişiklikle, başkasının yardım ve desteği olmadan yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak derecede bakıma muhtaç olan gazi ve malullere yapılan ek ödemenin miktarı artırılacak. Düzenlemeyle, söz konusu ödemenin net asgari ücretin iki katı olan mevcut tutarı, net asgari ücretin iki buçuk katı tutarına çıkarılacak.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21 inci maddesinde yapılan düzenlemeyle; bu madde kapsamında vazife malulü olan erbaş ve erler ile güvenlik korucuları, askeri öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılacak. Söz konusu maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde yapılan değişiklikle; bu gruptakilerin vazife malullüğü aylıkları, eğitim durumlarına bakılmaksızın en az 10’uncu derecenin birinci kademesi, 4 yıllık yükseköğrenim mezunları için ise 8’inci derecenin birinci kademesi esas alınarak hesaplanacak. Derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunları gibi işlem yapılacak ve dördüncü dereceye yükselenlerden itibaren kademeli olarak 2100 ila 3600 arasında ek gösterge rakamlarından yararlanmaları sağlanacak
Maddeye eklenen yeni fıkra ile ise (h), (i) ve (j) bentleri kapsamındaki erbaş/er, güvenlik korucusu, öğrenci ve sivillere bağlanacak toplam aylık tutarına 35.398 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan az olamayacak şekilde yasal bir alt sınır (taban aylık) getirilecek ve ve fark ödemeleri Hazine tarafından karşılanacak.
3713 sayılı Kanun’un ek 3 üncü maddesinde yapılan değişiklikle, yaralanmış olan ancak ilgili mevzuata göre malul sayılmayan, Nizamname hükümlerine göre ise derece tespiti yapılan kişilerin gösterge tablosu güncellenecek ve bağlanan aylık miktarları artırılacak. Ayrıca, bu madde kapsamında aylık bağlananlar, 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere sağlanan diğer sosyal ve özlük haklarından aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlandırılacak.
Görev sırasında yaralanan ancak malul sayılmayanlar kapsama alındı
3713 sayılı Kanun’a eklenecek geçici maddeyle görevlerinin ifası sırasında yaralanan ancak mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele 17.135 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Bu düzenleme ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın erbaş ve erler dâhil askerî personeli, Millî İstihbarat Teşkilatı mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askeri öğrenciler ve güvenlik korucuları kapsama alınacak.
Ateşli silah mermi çekirdeği, şarapnel veya patlayıcı mühimmatın (EYP, mayın, havan, roket, el bombası vb.) vücutta penetran yaralanmaya neden olması, bunların blast (patlama basıncı) ve termal etkileriyle yaralanılması ya da örgüt mensuplarının kesici, delici, ezici yakın muharebe saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar kapsama dâhil edildi.
Değerlendirmelerde olay tarihindeki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmaması (Adli Tıp Kurumunca kullanılan TCK Yaralama Suçları Değerlendirme Rehberi ölçütlerine göre hafif olmayan yaralanma niteliği taşıması) ve mevcut sağlık durumu ile olay tarihindeki yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun en az bir adli tıp uzmanının yer aldığı sağlık kurulu raporuyla tespiti şartı aranacak. Bu şartları taşıyanlara Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 17.135 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak, yapılan ödemeler faturası karşılığı Hazinece SGK’ya aktarılacak ve bu kişilerin aylık hükümleri hariç 1005 sayılı Kanun kapsamındaki gazilere sağlanan diğer sosyal ve özlük haklarından yararlanmaları sağlanacak. Ayrıca düzenleme, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olaylar bakımından bir defaya mahsus uygulanacak.
Başvuruların kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekiyor. İlgililerin sonradan malul olduklarının tespiti halinde ise vazife malullüğü hükümleri uygulanarak bu maddeye göre bağlanan aylıkları kesilecek.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 18’inci maddesinde yapılan değişiklikle, vazife malulü er ve erbaşların durumlarında meydana gelen değişmeler nedeniyle yeniden muayene edilme haklarına ilişkin yaş haddi, 41’den 55’e yükseltiliyor. Bu durumdakilerle ilgili ”55 yaşını doldurdukları” tarih esas alınacak.
15 Temmıuz gazileri
7082 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinde yapılan düzenlemeyle, 15 Temmuz darbe teşebbüsünü bertaraf etmeye çalışırken yaralanan kamu görevlileri ve sivillerden malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan kişilere, 17.135 gösterge rakamı üzerinden aylık bağlanması ve bu aylıklara 5454 sayılı Kanun kapsamında ek ödeme yapılması öngörülüyor.
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği’nden tekife tepki: ‘Alandan ayrılmıyoruz’
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin şehit ve gazi ailelerinin haklarına yönelik dokuz maddelik kanun teklifine tepki gösterdi.
Çerçioğlu, Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu olarak 13 Temmuz’dan beri özlük haklarıyla ilgili bir mücadele yürüttüklerini, bugün de açlık grevine başladıklarını söyledi.
Parayla pulla işlerinin olmadığını, emsal özlük hakları için alanlarda olduğunu hatırlatan Çerçioğlu, verilen kanun teklifine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sanıyorum anlamamışlar. Hala daha bize maaşlarımızı artıracaklar ya da ekstra para vereceklermiş gibi bir konuşma geçti. Bunlar ne getirdi? Bizim hiçbir sorunumuzu çözmez. Hala daha bizi paraya pula tamah ediyormuşuz gibi görüyorlar. Hayır, etmiyoruz. Bizim parayla pulla işimiz yok.
15 Temmuz gazileri ve malul sayılmayan gazileri 1005 sayılı Yasa gereğince gazi olarak sayacağınızı söylediniz. 1005 sayılı Kanun, buna girebilmesi için Kıbrıs gazileri, Kore gazileri bu kapsama girer. 1005 sayılı Kanun, bir başka devletle savaşan, ölen, şehit olan ya da yaralanan gazilere uygulanan bir kanundur. Dolaylı olarak şu mu istenmektedir: Terör örgütü devlet olarak mı kabul edilmek istenmektedir? Bir başka devletle yapılmış bir savaş yoktur. 1005 sayılı Kanun’u siz malul sayılmayan ve 15 Temmuz gazilerine verirseniz, böyle bir algı oluşturacaksınız. Biz bundan tedirginiz. Tabii, bizi ilgilendirmez. Ne veriyorlarsa versinler, o tarafa. Ama bizim tedirgin olduğumuz taraf burası. 15 Temmuz gazilerine önceden de dediğimiz gibi, ister 200-300 bin lira para versinler ya da diğerlerine versinler, bu bizi ilgilendirmez.
Bizi ilgilendiren kısım; kafasından kurşun geçen, sürekli çatışan, çatışmaya giren, günlerce yol yürüyen, dağda gezen, suyu biten, arkadaşına yardım eden, ayağı kayan, düşen, günlerce mayına basan, mayına bastıktan sonra arkadaşları tarafından zorluklarla hastaneye götürülmeye çalışılan terör gazilerine reva görülen 3 kuruş, 5 kuruş para, maaş artışıdır.
Hodri meydan diyorum, bizim bütün haklarımızı elimizden alın. Madalyalarımızı alın, protezlerimizi alın, gaziliğimizi alın. Madem öyle, o terörsüz Türkiye masasını devirin o zaman. Hadi hodri meydan. Biz kimseden para pul, hiçbir şey istemiyoruz. Biz bu alandan ayrılmıyoruz. Ya bizi öldüreceksiniz ya hakkımızı vereceksiniz. Dalga mı geçiyorsunuz siz bizimle? Böyle bir rezillik olamaz. Böyle bir rezilliği asla kabul etmiyoruz. Burada ağır engelli arkadaşlarımla açlık grevine devam ediyoruz. Bu alanı terk etmiyoruz. Hodri meydan. Ya öldüreceksiniz ya da hakkımızı vereceksiniz.”



