Muğla’nın Milas ilçesine bağlı 6 köy hakkında alınan “acele kamulaştırma” kararına karşı açılan davada, Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Kararın ardından Akbelen nöbet alanında bir araya gelen köylüler, traktör konvoyu düzenledi. Alanda “Acele kamulaştırma geri çekilsin” ve “Yaşam savunuculuğu yargılanamaz” pankartları taşınırken, “Köylüyüz, güçlüyüz, kazanacağız”, “Limak defol bu topraklar bizim” ve “Biz bitti demeden bu dava bitmez” sloganları atıldı.

Nejla Işık, Danıştay kararının ardından yaptığı açıklamada, aynı kararın Anayasa Mahkemesi tarafından da verilmesini beklediklerini söyledi:
“Kararla yüreğimize su serpildi. Güçlüyüz, birliktelikle bu sonucu elde ettik. Ama mücadelemiz bitmedi, bitmeyecek. Mücadelemizi daha da büyüteceğiz. Aynı kararlılıkla, topraklarımıza, köyümüze, ormanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu karar tamamen iptal edilene, şirketler köyümüzden gidene kadar ‘kazandık’ demeyeceğiz.”
‘Mücadeleden vazgeçmeyin’
Umut etmekten vazgeçmemek gerektiğini ifade eden Nejla Işık, şöyle devam etti:
“Gücümüze, birliğimize inanmaktan vazgeçmemek lazım. O yüzden Türkiye’nin her yerinde havasını, suyunu, toprağını koruyan herkese ‘sakın vazgeçmeyin’ diyoruz. Bu onurlu mücadeleden hiç kimse vazgeçmesin. Ya hepimiz kazanacağız ya da hepimiz kaybedeceğiz. Biz direnenler kazanacak, şirketler kaybedecek. Yüreği burada atan herkese teşekkür ediyoruz.”

‘Acele kamulaştırmanın hukuki dayanağı kalmadı’
İkizköylülerin avukatlarından Arif Ali Cangı ise kararın önemli bir hukuki eşik olduğunu söyledi:
“Acele kamulaştırma kararı durduruldu. Akbelen’de yaşam alanlarına, zeytinliklere karşı verilen acele kamulaştırma kararına karşı yürütülen hukuk mücadelesinde önemli bir eşik aşıldı. Bu karara karşı açılan toplam 93 dosyada Danıştay 6’ncı Dairesi yürütmeyi durdurma kararı verildi. Bu karar uzun süredir fiilen etkisizleştirilen hukuk için güçlü bir yargı müdahalesidir. Bu kararla birlikte acele kamulaştırma işleminin hukuki yanı kalmamıştır. Kararda belirtildiği üzere; bölgede acele kamulaştırma yapılacak acelecilik hali yoktur. Ekonomik gelecekler, üretim hedefleri ya da şirket faaliyetlerinin sürekliliği kanunun öngördüğü istisnai yöntemi meşrulaştıramaz. Bu tespit başından beri dile getirdiğimiz Akbelen’deki doğaya ve yaşam alanlarına yapılan müdahalenin kamu yararına değil, belli bir ekonomik tercihe dayandığını göstermiştir. Bu tarihi kararın en önemli sonucu acele kamulaştırma işlemine dayanarak yürütülen tüm idari ve yargı süreçlerinin hukuki dayanağını yitirmiş olmasıdır. El koyma girişimleri, bedel tespit işlemleri artık hukuken geçersizdir. Aksi yönde her uygulama hukuksuzdur, suçtur. Bu hukuksuz sürece dayanarak yürütülen işlemler yalnızca mülkiyet hakkını değil, kişi özgürlüğünü de doğrudan etkilemiştir.”

‘Esra Işık derhal serbest bırakılmalı’
Kararın ardından yürütülen işlemlerin hukuki dayanağını kaybettiğini savunan Cangı, tutuklu bulunan Esra Işık için de tahliye çağrısı yaptı:
“Esra Işık bakımından hukuki durum tartışmaya yer bırakmayacak kadar açıktır. Tutuklamaya dayanak yapılan süreçlerin hukuki temeli ortadan kalkmıştır. Esra’nın engellediği iddia edilen keşif artık geçersizdir. Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır.” (MA)





