• Ana Sayfa
  • Manşet
  • DEM Parti MYK toplandı: Ayşegül Doğan’dan ‘süreç’ ve ‘kongre’ açıklamaları

DEM Parti MYK toplandı: Ayşegül Doğan’dan ‘süreç’ ve ‘kongre’ açıklamaları

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin istenilen hızda yürümediğini, bu durumun endişe ve kaygı ürettiğini belirten DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Abdullah Öcalan’ın çağrı ve kararlarına dikkat çekerek, oluşabilecek risklere karşı yasal adımların atılması gerektiğini söyledi.

DEM Parti MYK toplandı: Ayşegül Doğan’dan ‘süreç’ ve ‘kongre’ açıklamaları
DEM Parti MYK toplandı: Ayşegül Doğan’dan ‘süreç’ ve ‘kongre’ açıklamaları
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 25 Nisan 2026 16:42

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, iki gündür süren Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı ve güncel gelişmelere dair genel merkezde basın toplantısı düzenledi.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci boyunca sürdürülen halk toplantıları ve buluşmalarını devam ettireceklerini söyleyen Ayşegül Doğan, partinin kongre sürecine girdiğini açıkladı:

“DEM Parti ne zaman kongreye gidiyor? Yeniden yapılanacak mı? İsmi değişecek mi? Programı değişecek mi? Tüzüğü değişecek mi? diye sorular geliyor. Kongre çalışmalarımız başladı. Dün itibarıyla ve bugün de bu başlığı tartışıyoruz. DEM Parti yeni döneme hazırlanmak için olağan kongresini yapmak üzere ve bunun takvimini de belirlemek üzere tartışmaları sürdürüyor. MYK’nin gündeminde olan kongremizin takvimi de var.”

“Kongre süreci başladı”

“DEM Parti ne zaman kongreye gidiyor? Yeniden yapılanacak mı? İsmi değişecek mi? Programı değişecek mi? Tüzüğü değişecek mi? diye sorular geliyor. Kongre çalışmalarımız başladı. Dün itibari ve bugün de bu başlığı tartışıyoruz. DEM Parti yeni döneme hazırlanmak için olağan kongresini yapmak üzere ve bunun takvimini de belirlemek üzere tartışmaları sürdürüyor.” diye konuşan Ayşegül Doğan DEM Parti’nin kongre süreci hakkında da bilgi verdi.

Nasıl bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyduklarını tartıştıklarını belirten Ayşegül Doğan, kongre hazırlıklarının yalnızca merkezde yapılmadığını vurguladı ve şunları belirtti:

“Kongre hazırlıklarını biz yine aynı yöntemle herkese ulaşmaya çalışarak en geniş kesimlerle tartışmaya çalışarak yapıyoruz ve dolayısıyla konferanslar yapıyoruz. Sonra da bir büyük konferans yapıyoruz. Ondan sonra da olağan kongremizi yapıyoruz. Bunun takvimini şu anda hazırlamaya çalışıyoruz. Olağan kongremizi sonbaharda yapacağız. Eylül, Ekim ayı gibi MYK’mızdan şu anda böyle bir tavsiye kararı çıktı. Parti meclisimiz de değerlendirip tam tarih netleştiğinde de kamuoyuyla paylaşacağız. Ancak kongre sürecimizin başladığını ifade edebilirim.”

“Herkes sorumluluk hissetmeli”

Türkiye’nin temel meselesinin Barış ve Demokratik Toplum Süreci olduğunu söyleyen Ayşegül Doğan, sürecin temposuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye’nin temel meselesi Barış ve Demokratik Toplum Süreci. İlerliyor mu, ilerlemiyor mu, tıkandı mı, bir sorun var mı, yok mu? En sık karşılaştığımız sorular bunlar oluyor. Süreç ilerliyor, ilerleyecek. Biz buna inanıyoruz ve bunun için de hem coşkuluyuz, hem heyecanlıyız hem kararlıyız.”

Sürecin ritminde zaman zaman düşüklük görüldüğünü belirten Ayşegül Doğan, “Duraksamalar oluyor. Bazen ritmi istenilen hızda olmuyor ve bu kamuoyuna şöyle yansıyor: Demek ki bir tıkanıklık var. İşte bu yansımalara ilişkin biz başta siyasi partiler olmak üzere Türkiye’de herkes barışı isteyen, yaşam hakkını savunan, demokrasi hakkını savunan, eşitlikten yana olan, özgürlükten yana olan herkes bunu başarabilmemiz için birlikte sorumluluk hissetmeli” dedi.

Ayşegül Doğan, yasal adımların hızla atılması gerektiğini vurguladı ve şunları söyledi:

“Bu fırsata çok hızlı bir biçimde birtakım yasal çerçevelerle, somut adımlarla yanıt vermek gerekiyor ki kaygılar ve endişeler ortadan kalksın. Riskler ortadan kalksın, yeni riskler oluşmasın. Evet ne yazık ki temposu, ritmi, kim nasıl adlandırmak isterse adlandırsın istenilen hızda değil demektir. Biraz hızlandırmalıyız ve bunu birlikte yapmalıyız. Bu Türkiye toplumunun ortak talebidir. Şimdi artık gerçekten onlarca yıldır süren bu halin bir şekilde ortadan kaldırılması, silahların tümden devre dışı kalması için gerekenlerin yapılmasının vakti.”

Maden işçilerine destek

Haklarını alamadıkları için 12 Nisan’da Eskişehir’den Ankara’ya doğru yürüyüş başlatan maden işçilerinin direnişine değinen Ayşegül Doğan, “Oldukça zorlu bir parkurdan bahsediyoruz. Bu parkur neticesinde Ankara’ya ulaştılar ve 9 gün sürdü bu yürüyüş. 20 Nisan’da Ankara’ya ulaştılar. Yıllardır biriken adaletsizlik böylelikle Ankara’da başkentte siyasetin de başkentinin kapısına dayanmış oldu. İşçiler taleplerini duyurmak için Enerji Bakanlığı’nın önünde seslerini yükseltmeye çalıştılar. Burada da aynı şey tekrar etti. Yine bir polis barikatı ile karşılaştılar. Gözaltına alındılar, şiddete maruz kaldılar ama geri adım atmadılar. Çünkü ortada aslında basit bir maaş ücret gecikmesi yok. Hayati bir mesele var. Sistematik bir emek gaspı var. Aralarında 5 aydır maaş alamayan işçiler var. Onurlu bir gelecek için Doruk Maden işçileriyle dayanışmayı sürdüreceğiz” dedi.

“Cezasızlık pratikleri ortadan kaldırılmalı”

Geçmişle yüzleşme ve bugüne kadar sürdürülen cezasızlık pratiklerinin ortadan kaldırılmasının Türkiye için önemli olduğunu söyleyen Ayşegül Doğan, şöyle konuştu:

“ Gecikmiş de olsa bugün hakikatle yüzleşme talebinin kurumsal bir karşılık bulabilme ihtimalinin belirmiş olmasını DEM Parti olarak önemli buluyoruz. Ancak şunları da sormalıyız: Bu birim nasıl çalışacak? Hangi kriterleri esas alacak? Hangi dosyaları neye göre araştıracak. Tüm bu çalışma yöntemine ilişkin belirsizlikler bir yandan da bu soruların sorulmasına neden oluyor. Dolayısıyla söz konusu başkanlık adaleti sağlamak için çalışmalı. Çalışma ilkelerini ve uygulama yöntemlerini de hukuka uygun bir şekilde belirlemeli.”

Okul saldırıları

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına da değinen Ayşegül Doğan, “Bunun da takipçisi olmaya devam edeceğiz ve bu konuyla ilgili de genişçe bir raporu da kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

Gülistan Doku soruşturması

Gülistan Doku soruşturmasına da değinen Ayşegül Doğan, “Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana karanlıkta bırakılan bir kayıp vakası gibi gösterilmeye çalışıldı Gülistan Doku” ifadelerini kullandı.

Ayşegül Doğan, “Bu alelade bir kayıp vakası değil dendiğinde hep neresi adres gösterildi? Munzur’un soğuk suları adres gösterildi. Meğer o suçlular o suların derinliğinde kendi suçlarını saklıyormuş. Dolayısıyla kamu gücü adaleti tesis etmek için değil suçun, suçlunun, suçluların bu organize ağın yaptıklarını ortadan kaldırmak, bu izi süpürmek için kullanılmış” dedi.