Sosyoloji Dükkanı Derneği, İzmir Barış Forumu ve Gençlik Örgütleri Forumu (GOFOR) ile birlikte 27 çağrıcının düzenlediği “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin ve Toplumun Demokratikleşmesi” başlıklı konferansa ilişkin basın toplantısı gerçekleştirildi.
İzmir Barosu’nda düzenlenen toplantıda konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Başkanı ve konferansın çağrıcılarından Akın Birdal, Türkiye’nin yüzyıl boyunca farklı biçimlerde yeniden üretilen tarihsel ve yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.
Birdal, 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleriyle açık askeri müdahale biçiminde, 28 Şubat ve 27 Nisan süreçleriyle ise farklı vesayet mekanizmaları içinde yeniden üretilen bu siyasal geleneğin, demokratik siyasetin devletin güvenlik anlayışına tabi kılınması yönünde bir süreklilik taşıdığını vurguladı. 12 Eylül döneminin bu sürekliliğin, siyasal alanın yanı sıra hukuk, toplum ve ekonomi üzerinde kapsamlı bir yeniden yapılanmayla birleştiği tarihsel eşiklerden biri olduğunu belirten Birdal şu ifadeleri kullandı:
“Bu dönüşüm Türkiye’nin iç siyasal dinamikleriyle sınırlı değildir. 12 Eylül, soğuk savaşın küresel güç ilişkileri ve kapitalizmin yeniden yapılanma süreciyle birlikte şekillendi.”
Doğal varlıkların metalaştırılması ve sermaye birikiminin nesnesine dönüştürülmesinin Türkiye’nin farklı bölgelerinde geri dönüşü güç ekolojik tahribatlara yol açtığını dile getiren Birdal, bu tahribatın günümüzde iklim krizi ve derinleşen ekolojik yıkımla sürdüğünü aktardı. Birdal, geçmişi ele almanın amacının geçmişte kalmak olmadığını, bu birikimin nasıl aşılacağı ve cumhuriyetin ikinci yüzyılının hangi siyasal ve toplumsal temeller üzerinde kurulacağının tartışılması gerektiğini söyledi. Konuşmasında şu değerlendirmeye yer verdi:
“Cumhuriyetin ve toplumun demokratikleşmesi, bu nedenle yalnızca kurumların veya hukukun reformu değil, devlet ile toplum arasındaki ilişkinin yeniden kurulması meselesidir. Demokratik cumhuriyet ve demokratik toplum, bu dönüşümün birbirini tamamlayan iki boyutudur; eşit yurttaşlık, özgürlük, hukuk ve çoğulculuk temelinde demokratik bir siyasal düzen ile toplumun kendi sözünü, iradesini ve ortak geleceğini kurma kapasitesinin güçlenmesi.”
Türkiye’nin farklı bölgelerindeki toplumsal ve siyasal dinamiklerle buluşmak, çoğalmak ve yeni ortaklıklara dönüşmek amacıyla İzmir’de bir araya geleceklerini belirten Birdal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu buluşmanın amacı geçmiş hakkında ortak bir hükme varmak değil; nasıl bir cumhuriyet ve nasıl bir toplum istediğimizi birlikte düşünmektir. Farklı kuşakları, siyasal ve toplumsal deneyimleri ve kültürel çevreleri bir araya getirerek eşitlik, adalet, özgürlük, barış ve çoğulculuk temelinde ortak bir gelecek perspektifi geliştirmeyi amaçlıyoruz. Cumhuriyetin ikinci yüzyılını demokratikleştirmek, yalnızca devleti dönüştürmek değil, toplumun kendi geleceğini kurma gücünü büyütmektir.”
Birdal, konferansın güçlü ve sonuç alıcı geçmesi için tüm çevrelere katılım çağrısında bulunarak konuşmasını tamamladı.




