Diyarbakır Organize Sanayi Başkanı Mustafa Fidan, Türkiye’de yaklaşık 8 yıldır etkisini sürdüren yüksek enflasyon, yüksek faiz oranları, ekonomik dalgalanma, hayat pahalılığı sanayi dünyasını ciddi anlamda etkilediğini dile getirdi.
Yüksek faiz oranlarına rağmen sanayicilerin krediye ulaşamadığını aktaran Fidan, kredi alanlar ise aldıkları krediyi işçi maaşlarına harcadığını söyledi.
Üretimin artırılması ve enflasyonun düşürülmesi için sanayicilere yönelik özel ekonomi paketinin hazırlanması gerektiğini bildiren Fidan, “Üretim artık durma noktasına geldi, çarkların durma noktasına geldi. Şimdi biz bunu hep diyoruz, söylemeye de devam edeceğiz. Bizim Türkiye’deki enflasyonu düşürebilmemiz için bunu yıllardır söylüyoruz. Üretimi artırmamız lazım. İhracatı artırmamız lazım. İstihdamı artırmamız lazım. Ama maalesef bu yüksek faizlerle, 55-60 bandında olan faizlerle bizim artık yani üretim mekanizmasını büyütme şansımız yok. Çünkü şu an insanlar artık o kullanabilecekleri krediyi ulaşabilirse eğer, onunla kendi ödemelerini, kendi işçi maaşlarını ödemeye çalışıyor” dedi.
‘Sanayiciye kredi paketleri çıkması lazım’
Sanayicilere desteğin sağlanmamasıyla fabrikaların kapanacağını anlatan Fidan, şöyle devam etti:
“Gitgide gün geçtikçe sanayici daha da sıkıntıya giriyor. Tabii bunu hep söylüyoruz. Buradan devlet büyüklerine çağrımız şudur, sanayiciye özel paketler, özel kredi paketleri çıkması lazım. Çünkü bir üretici bir ayda, üç ayda, beş ayda, bir yılda meydana gelmiyor. Bir üretici en az beş yılda, on yılda o markayı yaratıp markayı bir yere getirip ve ihracata, işte üretimin artırılmasına, Türkiye’nin her tarafına dağıtılmasına yaklaşık bu üç beş yıl sürüyor. Bu gidişle birçoğunu kaybedeceğiz. Buna bir çare de devletin üreticiye özel paketler, düşük faizli krediler çıkarması lazım. Faiz şu an yüzde 60’ları konuşuyoruz. Bugün hiçbir sanayici o denli rakamları kazanmıyor.”
OSB Başkanı Fidan, sanayicilerin yararlandıkları kredilerle üretimlerini artıramadıkların bunun yerine itibarlarını korumaya çalıştıklarını sözlerine ekleyerek, “Bakın ben bunu yıllardır söylüyorum. Sanayici bu parayı alıp itibarını kurtarmaya çalışıyor. İtibar kredisi diyorum ben buna. Bunun faizinin bir kısmını hazine ve devletin karşılaması lazım ki üretici ayakta durabilsin. Çünkü bu rakamlar yüksek. Tamam, herkes ihracat yapmıyor. İhracatçıya özel kredileri var. Eximbank kredileri ama bütün üretici ihracat yapmıyor ki. İşte bizim kaçırdığımız nokta orası. Bizim bu konuda devlete çağrımızdır. Özel paketler ve düşük faizli krediler çıkması lazım” ifadelerini kullandı.

‘Yakında üretici diye bir şey kalmaz Türkiye’de’
Ekonomik sorunlar nedeniyle birçok fabrikada vardiya sayısında düşüşün kaydedildiğini söyleyen Fidan, “Yakında üretici diye bir şey kalmaz Türkiye’de. Diyarbakır için demiyorum. Lütfen Türkiye genelinde söylüyorum. Her gün bakıyoruz yazılan çek sayılarına, konkordato olarak, batan firmalara. Artık üretim kapasiteleri şu an düşmüş durumda. Eskiden üç vardiya, iki vardiya çalışanlar, iki vardiya çalışanlar bir vardiya, üç vardiya çalışanlar iki vardiyaya düştü. Artık insanların alım gücü de düştü. O yüzden bir an önce buna bir çare” diye konuştu.
Suriye’ye açılan kapalı bulunan sınır kapılarının açılması için çağrıda bulunan Fidan, şöyle konuştu:
“Evet, yıllardır kapalı kapılarımız var. Artık onların açılması lazım. Savaş da bitti. Çok şükür orada artık daha savaş da yok. Oradaki kapıların artık açılması lazım ki bizim bölgenin ihracatının artması lazım. Geçen senenin ilk altı ayı ile bu senenin ilk altı ayı arasında yüzde 40 kayıp var. Bakın, yüzde 40 büyük bir rakam. Bir kayıp var. Yani biz az önce üretimi konuştuk. Aslında bunların hepsi birbirine eşdeğer ve dengeli gidiyor. Çünkü sanayici üretim yapamadığı zaman da bu sefer dışarıdaki müşterisi bu sefer başka ülkeye kaçıyor. Bir de en büyük sorunlarımızdan biri biliyorsunuz kur. Yıllardır sabit kaldı. Fazla bir ilerleme yok. Biz dışarıdaki kurla, içerdeki maliyetlerle yarışamıyoruz. Biz fiyat tutturamıyoruz birçok ülkeye ürün gönderirken. Birçok fabrikanın ihracat rakamları düştü. Bakın yüzde 40 az bir rakam değil. Biraz daha gitse yüzde 50 olacak. O yüzden bunların hepsi birbirine entegre şekilde çalışıyor. Düşük faiz. Bununla beraber üretim kapasitesinin artırılması ve bununla beraber kurun da biraz yükselmesi ihracat rakamlarımız yine artar. Çünkü bunun hepsi tamamen üretime bağlı.”
Diyarbakır iş dünyası olarak Suriye’de düzenlenen fuarlara katılım sağladıklarını dile getiren Fidan, Suriye’nin yeniden inşasında yer almayı amaçladıklarını belirterek, şunları kaydettii:
“Suriye’ye gelince biliyorsunuz geçen sene başında ve bu sene de Şam’da fuar gerçekleşti ve sanayicilerimizle katıldık. Çok da güzel geçti. Orada biliyorsunuz inşa süreci, yeni bir yapılanma… Savaştan yeni çıktı. Biz herkesin Suriye’ye gitmesini tavsiye ediyoruz. Niye? Orada yapılan fuar bana göre müthiş bir fuardı. İlk gittiğim zaman işte neyle karşılaşacağım, ne göreceğim. Devam eden güzel bir şekilde bir hayat vardı. Ama tabii yavaş yavaş gelişiyor. Ama tabii oradaki gümrük vergileri de yüksek. O gümrük vergilerinin de Türkiye olan kısmının düşmesi lazım. Çoğu ülkeye göre Türkiye’nin gümrük vergisi oranın üstünde kalıyor. Onlara da devletin bir çare bulması lazım ki bizim buradaki ihracat kapasitemizi bari Suriye üzerinden o açığı kapatalım.”
‘Kaybettiğimiz üreticileri bir daha geri getirme şansımız yok’
Enflasyonun bir an önce düşmesi temennisinde bulunan Fidan, “Devlet büyüklerimizle birçok işte görüşüyoruz. Bizim hesaplarımız ve onların hesapları bu enflasyon rakamının düşmesiydi. İşte 2026’nın ilk çeyreği ve ilk 6 ayıydı. Ama gözüken o ki izlenimlerimiz, işte ekonomistleri takip ediyoruz. Görünen o ki herhalde bu faizlerin düşmesi, işte biraz enflasyonun düşmesi yıl sonuna doğru gidecek diye düşünüyorum. Temennimiz bir an önce düşmesi, bir an önce üreticinin refaha kavuşması. Çünkü bizim kaybettiğimiz üreticileri bir daha geri getirme şansımız yok. Bizim bunları yaşatmamız lazım. Yaşatabilmemiz için de bunların nefes alması lazım” diye konuştu. (ANKA)




