Diyarbakır’da 2024-2025 yıllarında iş yerlerine dönük gerçekleşen silahlı saldırılar ile bazı kişilere dönük yağma eylemleri gerekçesiyle haklarında dava açılan 62 kişinin yargılanmasına başlandı. “Durmazlar” ve “Sakallılar” olarak adlandırılan çetenin davası Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.
Yargılanan kişilere “örgüt üyeliği, güvenliğin silahla kasten tehlikeye sokulması, yağma, cebir ve tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, yaralama, mala zarar verme…” gibi suçlamalar yöneltiliyor. Dosyada 10 iş yerine dönük kurşunlanma olayı ile 7 yağma suçlaması bulunuyor.
23 tutuklu
Dosya kapsamında tutuklu yargılananlar şöyle: Cengizhan Bozkaya, Deniz Yıldırım, Hamid Özel, Hamit Aytulun, Hamza Meygil, Hüseyin Elhatısaru, Hüseyin Tokur, İbrahim Durmaz, Mahmut Tulan, Mehmet Siraç Dönen, Muhammed Bilen, Muhammed Durmaz, Muhammed Yusuf Bozkay, Muhammet Vuran, Murat Tokmacı, Mustafa Tulan, Sadık Çelik, Veysi Demirören, Yakup Koşar, Yunus Alınak, Yunus Baran, Yusuf Altan ve Hasan Demir.
Tutuklulardan Hüseyin Elhatısaru, İbrahim Durmaz ve Muhammed Durmaz, çetenin “liderleri” olarak gösteriliyor. Hem çete “liderleri” hem de diğer isimlerin geçmiş yıllarda benzer suçlarla gözaltına alındıkları ya da yargılandıkları bilgisi de dosyada yer alıyor.
Basına kapalı görülen duruşmanın ilki Temmuz ayında görüldü. Günlerce devam eden duruşmanın SEGBİS kaydı çözüm tutanağı dosyaya eklendi.
Suçlamaları reddettiler
Hem tutuklu hem tutuksuz sanıklar, üzerlerine atılı tüm suçlamaları reddediyor. Son duruşmada savunma yapan bazı sanıklar “olmayan örgütün olmayan üyesi olduklarını” belirtirken, bazı sanıklar ise “yanlış zamanda yanlış yerde olmakla” savunması yaptı. Ayrıca iddianamede yer alan “cemaat kurarak haraç almak” suçlamasını reddettiler.
Sanıklar ve avukatlarının savunmalarının temelini, olay yerlerindeki telefon baz kayıtları üzerine oldu. Bazı sanıklar, akrabalarının olduğu evlerde ya da iş yerlerinde olduklarından kaynaklı telefonlarının olay yerinde baz verdiğini söyledi. Bazıları ise arkadaşlarıyla buluştukları yerin olay yerine yakın bir noktada olmasından kaynaklı telefonlarının baz verdiğini savundu.
Savunmalarda öne çıkan bir diğer ortak nokta ise, sanıkların büyük bölümünün birbirlerini tanımamasını söylemesi oldu. 62 sanıktan neredeyse hepsi, dosyada sadece 2 ya da 3 kişiyi tanıdığını ileri sürdü.
Dosyada çete “lideri” olarak gösterilen 3 isim de “husumetliyiz” savunmasında ortaklaştı. Hüseyin Elhatısaru, hem İbrahim Durmaz hem de Muhammed Durmaz’la düşman olduğunu söyledi. Elhatısaru, 50 sanığı hayatı boyunca görmediğini, soruşturma süreci boyunca sanıklardan hiçbiriyle irtibatının olmadığını ve kimseyle bir husumetinin bulunmadığını ileri sürdü.
İbrahim Durmaz, Elhatısaru gibi yaklaşık 50 sanıkla hiç tanışıklığını bulunmadığını savundu.
Muhammed Durmaz’ın savunması da benzer yönde oldu. Durmaz, örgütle hiçbir bağlantısını olmadığını, hiçbir örgüte üye olmadığını, hem İbrahim Durmaz hem de Hüseyin Elhatısaru ile “hasım” olduklarını söyledi.
Cemaat kurarak haraç kesme
Tutuklu Yakup Koşar, bir iş yerinde cemaat kurarak haraç kesmek suçlamasının “iftira” olduğunu iddia etti. Koşar, Diyarbakır’da 3 kişinin yan yana gelerek bir mesele hakkında konuşmasını “cemaat” olarak nitelendirdiğini belirterek, “(…) onun dışında hüküm vermek, ne bileyim Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna karşı bir hüküm vermek, başka illegal bir yasa… bir söylemim falan yok. Sadece 3 kişi yan yana gelir, bir esnaf olur, iki kişi yan yana gelir hani aralarını bulmak için barıştırmak için” savunması yaptı.
Avukatlardan ‘Bir çetede 3 lider olmaz’ savunması
Avukatların ortaklaştığı nokta ise, 3 kişinin liderlik yapacağı bir örgütün olamayacağı yönünde oldu. Bir avukatın “üç başlı bir örgüt liderliği sistemi dünyanın hiçbir yerinde yok” sözleri dikkati çekti.
Çete “liderleri” kişilerin avukatları, dosyaların tefrik edilmesini talep etti. Muhammed Durmaz’ın avukatı, ayrıca dosyanın Durmazlar ya da Daltonlar örgütlerinin eylemleriyle birleştirilemeyeceğini savundu. Ancak iddianamede yer alan ortak saldırıya değinmemesi dikkati çekti.
İddianamede, E.K.’nin sahibi olduğu Koyuncu Grup adlı iş yeri ile E.K.’nin ortağı M.K.’nin İstanbul’daki Days Hotel By Wyndham’ın eş zamanlı saldırıya uğradığı ifade ediliyor. Sakallıların Amed’de, Daltonlar’ın ise İstanbul’da eş zamanlı saldırıda bulunduğu kaydediliyor.
Muhammed Durmaz’ın avukatı, müvekkilinin isminin 25 olaydan sadece 11 tanesinde geçmesinin de “örgüt lideri olmayacağını gösterdiğini” ileri sürdü.
Tutukluluğa devam kararı
Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluğunun devam etmesi yönünde karar verdi. Karara, “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre, müşteki ve tanıkların henüz dinlenmemiş olması, sanıkların müşteki ve tanıklar üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşması, sanıklar hakkında adli kontrol tedbirinin uygulanmasının yetersiz kalacağı” gerekçeleri gösterildi.
Bir sonraki duruşma 18-22 Kasım tarihleri arasında görülecek.
(MA)




